3,5/5 - 13 Kişi Yorum Yap
19,6 TL
28,0 TL %30
- Teslimat Seçenekleri -
Standart Teslimat : 29 Kasım - 05 Aralık
Standart Teslimat’ta 100 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


"Şato`nun bu çevirisi Cem Yayınevi`nde şimdiye kadar çıkan basımlardan farklı bir özellik taşıyor. Daha önce Max Brod`un baskıya hazırladığı Şato çevirisi, bu kez Malcolm Pasley tarafından baskıya hazırlanan "Edisyon Kritik" dizisinde yayınlanan metin temel alınarak yeniden gözden geçirilmiştir. ...



Sayfa Sayısı: 472


Dili: Türkçe
Yayınevi: Cem Yayınevi

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

1001 Kitap'tan 1'i

Şato’nun tamamlanmamış oluşunun romana etkileyiciliğinden hiçbir şey kaybettirmemesi, Franz Kafka’nın başarısının kanıtıdır. Der Prozeß (Dava) ve Die Verwandlung’dan (Dönüşüm) farklı olarak, bu romanın ilk satırı hikâyenin bütününü kapsamaz; bunun romanın tamamlanmamış olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmek olanaksızdır ama Şato hiç kuşkusuz söz konusu iki romandan bile daha kasvetli, karanlık bir yapıttır. Bu açıdan bir sonunun olmayışı, nakledilen olayların bitimsiz bir olaylar dizisinin yalnızca kendine romanın sayfaları arasında yer bulan küçük bir kısmını oluşturur gibi görünmesi, insana, zaten her hâlükârda öyle olması gerekiyormuş gibi gelir. .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%58,3
%33,3
%0
%0
%8,3
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap

22.03.2019

Franz Kafka - Şato

Konusunu anlasam da tam olarak anlamlandıramadığım bir eser. Ama özetlemek gerekirse, baş kahraman K. nın kadastroculuk görevi için gittiği köyde, yanlış anlaşılma sonucu gittiğini öğrenmesi ve bunu düzeltmek için şatoya ulaşma çabası diyebiliriz. K. gittiği köyde aslında kadastrocuya ihtiyaç olunmadığı öğreniyor ve ne yapacağını bilemez halde tanımadığı bilmediği bir köyde tek başına kalıyor. Eğer şatoya giderse bunu düzeltebileceğini düşünüyor. Ama şatoya ulaşmak o kadar da kolay olmuyor. Her seferinde ya köylüler tarafından ya da bürokratik engeller yüzünden bu çabası boşa gidiyor. Kitabın sonunda ise ne olduğunu anlamıyorsunuz. Çünkü son, yarım kalmış, tam olarak tamamlanmamış gibi. Bazı bölümlerindeki diyaloglar da fazla uzun okuyucuyu biraz sıkabilir. Ama yine de Franz Kafka’nın akıcı ve sade anlatımıyla genel olarak güzel ve okunulası bir kitap.

11.03.2015

Büyük bir meydan okuma

Yazarın diğer eserlerine göre daha sakin akan bir roman. Ne böceğe dönüşen birey ne de mahkeme kapısındaki mübaşirin bitinden medet umacak hale sokulan çaresiz insan var. Ama aslında yazarın belki de en büyük meydan okuması. Dava´ da hukuka meydan okuyan, Değişim´de aile kavramının samimiyesizliğini ortaya döken, Amerika´ da bu tuhaf ülkeyi son derece tuhaf biçimde bir durum hikayesiyle anlatan yazar bu sefer bürokrasiye meydan okuyor. Meslek bu sefer bankacı değil ama kahraman yine K. Kadastrocu K. nın insanı yılgınlığa düşüren hikayesi. Belki de Don Kişot´tan bu yana en cüretkar meydan okuma. Bürokrasi, otorie , siyasal irade....Ne derseniz deyin, romanda ŞATO da ikamet eden otorite karşısında yılgınlığa düşen sonra mecburen kanıksayan, boşveren, kişiliksizleşen insanın hikayesi.  

17.07.2011

ŞATO 3

TOPLUM DEVLET VE BÜROKRASİ
Ernst Fisher ve Kafka'nın en yakın arkadaşı Max Brod şatoya teolojik anlamlar yükleyerek onu Tanrı kavramıyla özdeşleştiriler. Biraz zorlama bir çıkarsama. Aslında romandaki temel unsurlar olduklarından çok farklı değiller. Köy toplum, şato devlet olarak yorumlanabilir. Şatonun varlığından emin olmasına rağmen K. &ÿ#8216ÿ;nın fiziksel  olarak ona   ulaşamaması ve sadece "o da kısmi olarak-sekreterlerle, yazıcılarla" bürokrasinin unsurlarıyla görüşebilmesi bunun kanıtı. Şatonun belli bir sınırı da yoktur ve tüm köy şatonun malıdır. Hatta köy öğretmeni  K.'yla ilk karşılaşmalarında "Köylülerle şato arsında bir fark yok."der. Toplum ve devlet o kadar bütünleşmiştir ki köylüler şatoyu kesinlikle sorgulamazlar ve herhangi bir müdahaleyi kabullenemezler. O kadar ki K. doğrudan şatoya telefon etmeye kalktığında o zamana kadar sakin ve çekingen davranan köylüler hırlamaya benzer sesler çıkarmaya başlarlar. Barnabasların dışlanması olayında da bu böyledir. Ortada resmi bir soruşturma olmamasına rağmen Amalia'nın şatoya hakaret sayılabilecek hareketi tüm köyün onlarla ilişkilerini kesmesi için yeterli olmuştur.    
          Bürokrasi devletin elle tutulur yanıdır romanda ve bu unsur Şato ve Dava romanlarını bir kez daha birbirine bağlar. Çünkü bu karmaşık bürokratik yapı Dava romanında da karşımıza çıkar. Gene her iki romanda da bürokrasi bir düzenden çok kaosu ifade eder. Joseph K.'nın yargılanma süreçleri veya Barnabasın şato bürolarını tarifi hep bir karmaşadır. Bu karmaşa o dereceye varır ki dış görünümlerde bile bir sabitlik yoktur. K.'nın en çok konuşmak için çabaladığı ve şatoya girmek için tek yol gördüğü Klamm (Kafka'nın bir kelime oyunu; Almacada "dar geçit,illüzyon" manasına gelir)  Olga'nın dediğine bakılırsa köye her indiğinde farklı bir surette görünür. Haberci Barnabas neredeyse her gün görmesine rağmen Klamm'ı tarif edemez ve şatoya her gittiğinde farklı farklı Klamm'larla karşılaşır. Kişiler gibi bürolar da o kadar karışıktır ki Barnabasın anlattığına göre her büronun arkasında başka bir büro vardır ve hiç sonu yokmuşçasına devam eder bu.
   Bu sonsuz kaos içinde K. da Joseph K. da milyarlarca Başka K. lardan sadece ikisi ve aynı kişiler aslında.

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.