Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Nil' de Ölüm

Nil' de Ölüm

Nil' de Ölüm

8/10 - 8 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Çevirmen: Gönül Suveren
Yayınevi :

Altın Kitaplar , Yayınevi Genel Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Linnet Ridgeway genç, güzel ve zengin bir kadındır.
Hayatının en büyük hatasını yaparak arkadaşının nişanlısını elinden alır.

Balayları için gittikleri Mısır da, bütün yaşamının değişmesine neden olacak olayların başlangıcıdır.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 191

Baskı Yılı: 2003


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 160

Baskı Yılı: 2003


Dili: Türkçe
Yayınevi: Altın Kitaplar

İlk Baskı Yılı : 2003

Sayfa Sayısı : 191

Dil : Türkçe

ISBN: 9789754059618


Yorumlar (6)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Nil'de Christie Okumanın Zevki

Death on the Nile (Nil’de Ölüm) ilk olarak 1937’de basılmış, oldukça fazla ilgi görmüş, (benim bildiğim kadarıyla) iki kez filmi çekilmiş ve yazarının elinden çıkmış diğer romanlara oranla uzun sayılabilecek (romanın orijinalini Berkley Books baskısıyla okudum ve kitap 420 sayfa) bir Agatha Christie romanı. Romanın baş kişisi olan Linnet, sosyetenin ünlü, çok güzel, çok zengin ve aynı zamanda çok genç (henüz yirmi yaşında) bir üyesi. Yakın arkadaşı Jackie’nin delice aşık olduğu nişanlısı Simon Doyle’u elinden alıyor ve onunla evleniyor. Balayı için Mısır’a giden çifti Jackie, bir gölge gibi takip ediyor. Nil üzerinde çıkılan yolculuk sırasında diğer yolcular da son derece ilginç bir kördüğümün farklı parçalarını oluşturmaya başlıyor. Romanın ilk çeyreğinden sonra Agatha Christie’nin ünlü dedektifi olan Hercule Poirot, genç Linnet’in ölümü, kalabalık bir şüpheli listesi ve iyice giriftleşmiş ilişkilerle karşı karşıya kalıyor. Ve bence ilk çeyrekte okur, acaba Linnet ne zaman ve nasıl ölecek diye beklerken, geriye kalan kısımda da Poirot bu gizemi (veya gizemleri mi demeliyim?) nasıl çözecek diye heyecanla okumaya devam ediyor.

<br><br>

Hikaye oldukça sürükleyici. Sanıyorum en son yaklaşık 15 yıl önce okumuştum Agatha Christie’yi. Aradan geçen bunca zamana ve değişen / gelişen okuma zevklerine rağmen Christie’nin elinden çıkan bir romanın ne kadar sürükleyici, meraklı ve keyifli olabileceğine dair fikirlerim hiç değişmedi diyebilirim. Ayrıca romanı okurken Agatha Christie’nin bir arkeolog olan ikinci eşi ile yaptığı Orta Doğu yolculuklarının bu romana katkısı ne derecede olmuştur diye merak etmeden ve ister istemez Christie’yi zihnimde bu Nil yolculuğuna çıkarmadan yapamadım. Bu da romanı okurken ayrı bir keyif oldu doğrusu.

<br><br>

Kitabın İngilizcesini okumuş olduğum için tercüme konusunda bir fikir veremiyorum, ama Ideefixe’te yazılmış yorumlarda çeviriye dair kötü bir not görmedim. Yalnızca kitabın orijinali ile çevirisi arasındaki sayfa sayısı farkı nedeniyle bir soru işaretim var (acaba kısaltılmış olabilir mi?). Bunun da İngilizce basımın sayfa büyüklüğü ve harf aralığı ile ilgili olduğunu varsayıyorum, yine de her durumda potansiyel okura çevirinin kitabın orijinaline tümüyle sadık olup olmadığını kontrol etmesini tavsiye ederim.

<br><br>

Nil’de Ölüm’ün 1978 tarihli ve Peter Ustinov’un Poirot’yu oynadığı çok ünlü bir filmi varmış; bu filmi de ilgilenenlere haber vermiş olayım

Nil

Linnet güzel ve zengin bir kadın. Yakın arkadaşının nişanlısıyla evleniyor. Balaylarını Mısır´da geçirmeye karar veriyorlar. Linnet´in arkadaşı ve kocasının da eski nişanlısı olan Jacgueline nereye giderlerse gitsinler onların peşinden gidiyor. Mısır´da da onları bırakmıyor. Hercule Poirot da Mısır gezisinde onlarla karşılaşıyor. Güzel bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.

AC'nin tüm kitaplarında olduğu gibi bunda da sonuç: katiller hiç beklemediğimiz kişilerden çıkıyor. Sizlere tavsiyem hemen katili tahmin etmeye çalışmayın çünkü "nasıl olsa buldum katili" düşüncesi kitabı sıkıcı hale getirebilir.