4/5 - 15 Kişi Yorum Yap, Kazan!

Sayfa Sayısı : 232

İlk Baskı Yılı : 2004

Dil : Türkçe

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, ilk romanı olan Kiralık Konak'ta toplumumuzda Batılılaşma ile birlikte kuşaklar arasında meydana gelen düşünce, duygu ve dünya görüşü ayrılıklarını, toplumsal çözül ... Tamamını gör
18,93 TL
25,93 TL %27
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Yazar Hakkında

Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ankara, Yaban, Kiralık Konak ve daha birçok klasik esere imza atmış yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun biyografisi."Sanki benim ağızımla onun kulağı arasındaki mesafe beş on kilometredir."-Yaban, Yakup Kadri KaraosmanoğluYakup Kadri Karaosmanoğlu 1889 yılında Kahire, Mısır’da dünyaya gelmiş yazar, gazeteci ve diplomattır. Karaosmanoğlu; roman, öykü ve şiirleriyle Tanzimat Dö ... Tamamını gör

Yazarın Diğer Eserleri

Kitap Açıklaması


Yakup Kadri Karaosmanoğlu, ilk romanı olan Kiralık Konak'ta toplumumuzda Batılılaşma ile birlikte kuşaklar arasında meydana gelen düşünce, duygu ve dünya görüşü ayrılıklarını, toplumsal çözülüş kavramını temel alarak, bir konağın dağılışı etrafında verir. Satılığa çıkarılan konağın, bu değişimle farklı yerlere savrulmuş bazı kişileri, Tanzimat'tan Meşrutiyet'e uzanan bir kopuş süreci içinde, istanbulin giyen, ölçülü ve namuslu kişiler olmaktan çıkıp, sırtlarına geçirdikleri redingotlarıyla -romancının deyişiyle- "riyakar, yarı uşak ve adi" bir kuşağın temsilcisi haline gelirler.



Sayfa Sayısı: 232

Baskı Yılı: 2004


Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

 

Puanlamalar

%92,9
%7,1
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

23.11.2014

Yüzyıl önce nasıldı insanımız

İnsanımızın yüzyıl önceki halini aydın bir kişinin nasıl gördüğünü merak edenlerin okumasında yarar görmekteyim. Zaman geçtikçe aydınların topluma bakışında önemli değişmeler de meydana geliyor.

12.02.2007

Son Osmanlılar, Kadınlar

Yakup Kadri'nin "Kiralık Konak" adlı romanı Osmanlı'nın son demlerinde geçen ve devrin en önemli konularından birisi olan batılılaşma eğilimi içinde paramparça dağılan bir ailenin hazin öyküsü. Son derece sürükleyici, hafif bir gerilim unsuru taşıyan, okurun kolay kolay elinden bırakamayacağı küçük ve güzel bir roman "Kiralık Konak".<br>
<br>
Yazarın erken dönem eserlerinden birisi olan bu romanda karakterler oldukça katı ve ekstrem. Herkes ya çok kötü ya da çok iyi. Romanın en önemli iki karakteri Naim Efendi ve torunu Seniha. Taban tabana zıt bu karakterlerden her ikisine de sevgiyle bağlı olan ve anlatıcının en fazla empati kurduğu, hatta çoğu zaman anlatıcıyla karışan Hakkı Celis de romanda önemli bir role sahip. Hatta diyebilirim ki Hakkı Celis, yazarın kendinden birşeyler kattığı, bu nedenle de en fazla kendisine yakın bularak hikaye ettiği kahramandır.<br>
<br>
Romanın en çok dikkatimi çeken yönlerinden birisi yazarın "kadın"lara bakışındaki korkuyla ve nefretle karışık uzaklık, mesafe. Hatta bir noktada Faik Bey'in ağzından kadınlar insandan başka bir yaratık, erkeğin baş düşmanı olarak anlatılıyor. Kadın kahramanlardan Belkıs Hanım, sadece tensel zevklere karşı zaptedilemez düşkünlüğü; Nuriye ve Neyyire kardeşler, yüzeysel duygusallıkları; Naim Efendi'nin kızı ve Sehina'nın annesi Sekine Hanım, akılsızlığı ile hikaye ediliyorlar. Bu kahramanların hiçbirinin "iyi" denebilecek bir yönüne rastlamak mümkün değil. Baş kadın kahraman Seniha ise tam bir muamma. Yazarın Seniha'nın yaptıklarını neden yaptığını anlamaya yaklaşmadığı bir anlatım tarzı görüyoruz. Hatta neler yaptığını da çoğu kez başkalarının ağzından "dedikodu" olarak okuyoruz. Sadece bir noktada Seniha'nın konağın bahçesine gelen sonbaharla birlikte bu bahçe gibi kuruyup yokolmak korkusunu anlatıyor yazar. İşte bu bölümde Seniha'nın, devrin kadınlara çizdiği iki ekstrem rolden birisi olan annesine benzemek, doğduğu konak içinde hiçbir şey görmeden yaşlanıp ölmek korkusunu okuyor, bu rolü kendi tutkularına uygun görmediğini anlıyoruz. Ama ne yazık ki devrin bir kadına sunabildiği ikinci rol onu daha da "beter" bir yola sürüklüyor. Belki annesi gibi sıradan ve akılsız bir kadın, dünyayı tanımayan bir insan olarak yaşayıp ölmüyor, ama yaşadıkları onu mutlu etmektense hiç öngöremediği noktalara getiriyor. Kısacası nedense bu romanda bir tane de kendini iyi tanıyan, dürüst, akıllı, derin düşünebilen ve hissedebilen ve çevresine değer katabilen kadın kahramana rastlamak ne yazık ki mümkün olmuyor.<br>
<br>
Gerçi erkek kahramanlar da çok parlak sayılmazlar. Seniha'nın kardeşi Cemil, Faik Bey, Servet Bey dejenere olmuş kişilerin temsilcileri durumunda. Naim Efendi ise türünün son örneği; günü anlamayan ve anlamak da istemeyen, hayata küsmüş, ölümü bekleyen bir adam. Onun güçsüzlüğü ile Seniha'nın iradesi bir araya gelince ailenin felaketi ortaya çıkıyor.<br>
<br>
Yazarın, hislerine en çok tercüman olduğu karakter ise Hakkı Celis. Başlangıçta hiç merkezde olmayan bu kahraman zamanla en önemli karakterlerden birisi haline geliyor. Hatta son sahne de Hakkı Celis ve Seniha'nın temsil ettikleri duygu ve düşüncelerin son çarpışmasıdır diye yorumlamak mümkün.<br>
<br>
Tüm bu yorumlar yanlış anlaşılmasın. Bence roman kesinlikle okunmaya değer. Dil, günümüz Türkçe'sinden oldukça farklı ve biraz ağır, ama yayınevinin zorlanma ihtimalimiz olan kelimelerin günümüz karşılıklarını parantez içinde vermesi çok faydalı olmuş. 1. Dünya Savaşı'nın öncesinde ve ilk yıllarında İstanbul'da geçen bu roman aslında - belki biraz taraflı da olsa - bir devre ve o devrin insanlarına, duygulanımlarına ışık tutuyor. Okumanızı tavsiye ederim.    

16.10.2006

Roman okumayı sevdirmişti

Yirmi sene önce okumuştum Kiralık Konak´ı. Çok beğenmiş, etkilenmiştim. Seniha´yı, Hakkı Celis´i hala unutmadım. Osmanlı´nın son dönemine adeta bir pencere açan bu roman hem tarihi bir vesika niteliği ile bilgilendirici hem de müthiş edebi üslubu ile elinizden bırakamayacağınız bir eser.

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız