4/5 - 472 Kişi Yorum Yap, Kazan!

Sayfa Sayısı : 200

İlk Baskı Yılı : 2006

Dil : Türkçe

Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özleme ... Tamamını gör
10,88 TL
16,0 TL %32
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Yazar Hakkında

Jerome David Salinger

Jerome David Salinger

Jerome David Salinger 1 Ocak 1919'da New York'ta doğdu. 1934-36 arası Valley Forge Askeri Akademisi'ne, 1937-38 arası Ursinus College ve New York Üniversitesi'ne gitti. 1941-48 arasında Colliers, Esquire ve Cosmopolitan gibi dergilerde yirmi öykü yayımladı. Salinger, Zen-Budizm öğretisinden etkilendi ve bunu yazdıklarına da yansıttı. Yeni Dönem öykülerinden oluşan Nine Stories (İngiltere'de For Esme – Wit ... Tamamını gör

Yazarın Diğer Eserleri

Kitap Açıklaması

Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.

Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler... Bu sürecin bir psikiyatri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı. Belki de Salinger'ın.

1993'te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger, 1963'ten bu yana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Kitap... Yasak...
Fikri Sabit

Çok yakın bir arkadaşım dün keyifli bir öğlen kahvesini karşılıklı höpürdettiğimiz sırada Hanefi Avcı’nın “Haliç’te Yaşayan Simonlar”ını aldığını söyleyiverdi aniden. Şaşırmıştım zira bu tür kitaplarla pek arası olmadığını bilirdim. Şaşkınlığımı ona da geçirince, canım ne olur ne olmaz, yasaklanır falan, elimde olsun istedim, diyerek konuyu kapattı. Evet, konu kesinlikle kapanmıştı; yasaklanan, yasaklanma ihtimali olan bir kitabı kim okumak, ona sahip olmak istemezdi ki! Durum ikimiz için de işte böylesine açık ve de berraktı... Oldum olası yasaklanmış kitapları okumak isterim, ilgimi çeksin çekmesin, iyi yazılsın kötü yazılsın fark etmez, bir kitap yasaklandı mı, toplum ahlakına mugayir mi bulundu, işte o noktada benim gözümde okunası olur. Yasakçı zihniyet de okurun bu tür sapkın eğilimlerini bildiğinden olsa gerek, bu işi elinden geldiğince sessiz sedasız yapmaya .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

1001 Kitap'tan 1'i

Çavdar Tarlasında Çocuklar, Amerikalı genç Holden Caulfield’in başdöndürücü sözde-otobiyografik öyküsüdür; onun, etrafındaki “yapmacık” dünya isyanını anlatır. Korkunç olayların endişesiyle (“Atom bombasını icat ettikleri için bir bakıma mutluyum. Bir savaş daha olursa gidip tam üstüne oturacağım.”) gölgelenen kitap, aynı zamanda reddedilen ya da olanaksız kılınan matemin sıra dışı bir incelemesidir; en çok da Holden’in ölen erkek kardeşi Allie için tutamadığı matemin..

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%60,5
%21
%9,9
%3,7
%5
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

24.03.2019

...

Salinger’in 1951 yılında yayımlanan, dilimize sırasıyla, iki farklı isim ile, Gönülçelen ve Çavdar Tarlasında Çocuklar, çevrilen romanı.Yetişkin olmaya, yetişkinliğin getirdiği ikiyüzlülüğe, masumiyetin kayboluşuna, kalıpların içine girmek zorunda oluşa, bunu dayatan sisteme bir karşı koyuş... Salinger, bu kült eserinde, sıradan bir ergenlik problemi yaşıyor gibi görünen başkahraman Holden’i öyle ustaca yaratmış, kurgulamış, öyküye öyle güzel metaforlar koymuş ki karakteri tanımak okuyana büyük bir haz veriyor ve aynı anda içinizde bir burukluk yaratıyor. O ince ruha, bir kartopunu, bırakın insanlara, bembeyaz, güzelim görüntüleri bozulacak diye nesnelere dahi atamayan, içi sevgi ve fazlaca merhamet dolu ama bu duygularını hayatın ve çevrenin beklentilerine kurban vermek zorunda olduğu için isyan eden çocuğa sarılmak, “Şu insanlar keşke senin hayal ettiğin gibi olsalar Holden...” demek istiyorsunuz. Holden bu anlamda bana biraz da Aylak Adam’ın C. karakterinin başka bir diyarda ve zamanda dünyaya gelmiş, genç halini anımsattı. İyi ki okumuşum dediklerimden...

08.02.2019

Sade ama derin

Her şeyin sahteleşmesine, herkesin her şeyi gösteriş için ve bir başkası için yapmasına, güzel olan çoğu şeyin (özellikle sanatın) maddi çıkarlar için kullanılıyor oluşuna; bir çocuğun kapının dışından bakıp görerek isyan etmesidir. Üstelik tam da bu hayatın içinde yaşıyor ve yaş olarak bu özellikleri kendisinin de barındırması gerekirken tiksinti duyması da bir ironidir bence. Bu sistemin hep bu şekilde devam ediyor olmasından dolayı ne kadar önce yazılmış olursa olsun evrensel bir kitap olmuş. Öte yandan; saf sevgiyi, gücü ve huzuru aslında farklı yerlerde ararken aslında yanı başımızda olduğunu hatırlatması da insanda güzel bir burukluk bırakıyor. Sade olay örgüsüne rağmen ince derinlikler barındırıyor. Keyifli bir kitap.

06.02.2019

Holden'la tanışın

Holden Caulfield' in hikayesi "Çavdar Tarlasında Çocuklar"...17 yaşındaki Holden'ın, 16 yaşında, Noel arifesinde yaşadığı bir kaç günlük macerasını anlattığı bir öykü. Çoğu insan onun 13 yaşında gibi davrandığını düşünüyor, kendisi de 12 yaşında gibi davranmaktan hoşlanıyor. 😊Başlarda neden bu kadar dağılmış bu çocuk diye düşünürken, sonradan anlıyorsunuz her şeyin sebebini. Ergenlik zor bir süreç ama atlatılamamış travmalar daha da zorlaştırıyor bu dönemi. J.D. Sallinger'in hayatı boyunca yazdığı tek romanmış bu kitap ve ününü de hak ediyor kuşkusuz. Çünkü dili kusursuz. Hikaye boyunca Holden anlatıyor başından geçenleri ve işte diyorsunuz 17 yaşında, yarasını gizleyen, acısını nasıl taşıyacağını bilemeyen bir çocuk.Ben meraktan okudum bu kitabı. Siz ne için okursunuz bilemiyorum. Belki 17 yaşındasınızdır, belki 17 yaşında bir çocuğunuz vardır belki de saramadığımız bir yaranız. Ama ne için olursa olsun Holden'la tanışın isterim...