24,05 TL
Standart Teslimat : 04 Temmuz - 07 Temmuz
100 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Bilmemek Kitap Açıklaması

 


1968. Prag'da Sovyet tankları. Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir. Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından olduğu kesin. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış. 20'nci yüzyıla damgasını vuran yazarlardan olan Milan Kundera'nın bu son romanı, yaşadığı ve yazdığı ülke olan Fransa'dan önce Türkiye'de ve Türkçe yayınlanıyor.
(Arka Kapak)



Sayfa Sayısı: 133

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Mesele'nin Yorumu

“Hayatın birinci provası hayatın kendisiyse, hayatın değeri nedir?”

“Milan Kundera Çekoslovakya’da doğdu, 1975’te Fransa’ya yerleşti.

Kundera’nın kitaplarında kullanılmasını istediği biyografisi böyle. Kendinden söz etmeyi sevmeyen bu adam, kitaplarında biyografik öğeler olduğu, bazı karakterlerin aslında kendini anlattığı iddialarına içerler. Kundera’ya göre, roman yazarın kişisel itirafı değildir, dünya denen kafesteki insan hayatının keşfidir. Zaten roman realiteyi incelemez, varoluşu inceler ve varoluş, olan-bitenle ilgili değildir. Varoluş insani olasılıkların hepsidir. Bu yüzden, roman sadece bir romanın söyleyebileceklerini söylemelidir (Roman Sanatı [RS], s. 50).1 İnsanlık durumu hakkında hiçbir sosyolojik ya da siyasal tartışmanın söyleyemeyeceklerini söylemelidir.2

.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Virgül Eleştirdi

Özlemek ve bilmemek

PINAR SAVAŞ

Latince ignorare fiilinin İspanyolcada iki türevi vardır: ignorar ve añorar. Añorar köken olarak ignorar’dan türemiştir ve birisini ya da bir yeri özlemek, orası ya da o kişi için nostalji duymak anlamına gelir.

Can Yayınları editörleri Milan Kundera’nın Fransızcadan önce İspanyolca ve Katalanca çıkan son romanı La Ignorancia’yı (Fransızca Ignorance, İngilizce Ignorance) Bilmemek olarak Türkçeleştirene kadar epey ter döktüler, çünkü adına böylesi anlam yüklenen bir romana Türkçe bir isim vermek ciddi bir sorumluluk gerektiriyordu.

.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar

Bu ürüne yorum yapmak için giriş yapmalısınız

25.01.2010

Bilmemek

"Bilmemek" in tuhaf bir çekiciliği var. Öyle ki bir solukta bitirebilecekken, bitmesin diye ağırdan alarak okuma ihtiyacı hissediyor insan. Sovyet devriminde ülkelerinden irtica ederek yeni hayatlar kurmuş ve komünizmin yıkılmasıyla tekrar evlerine dönmüş -kısa süreliğine de olsa- insanların öykülerini anlatıyor.
Kitabın ana kahramanlarından biri uzun yıllar önce terk ettiği ülkesine geliyor. Komünist rejim ülkeden kaçanları vatan haini saydığı için bu süre zarfında ülkesinde bulunan insanlarla doğru düzgün iletişim kuramıyor. Kahramanımız, yeni hayatında, yeni çevresinde, yeni kültüründe bambaşka bir insan olmuş. Geride bıraktığı insanlar da aynı şekilde kendi deneyimleri sonucu bıraktığı insanlar değil artık. Burada ilginç olan nokta insanların ortak paylaşımları ortadan kalkınca birbirine yabancılaşmasından ziyade insanın kendisine yabancılaşması. Kitabın en ilgi çekici noktalarından biri de bu sanırım. İnsanın bıraktığı yere dönüp de bıraktığı hayatına dair izler bulması ve buna yabancılaşması. Sanki iki ayrı hayat, iki ayrı benlik, iki ayrı insan varmış gibi. Ve o iki insan hiçbir zaman “bir” insan, “aynı” insan olmamış/olamayackmış gibi. Kitapta anlatılan tam da bir arada kalmışlık durumu. Ait olunan yer ne doğulan ne de kök salınmaya uğraş verilen yabancı topraklar.
Bu romanda yabancılaşmanın her türlüsünü bulabilirsiniz. İnsanın kendisine, sosyalleştiği çevreye, doğup büyüdüğü topraklara yabancılaşması ve hiçbir yere tam anlamıyla aidiyet hissedememesi.

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.