Yazar Alper DEMİRCAN’IN 2022 yılında hapishanede başlayan bu dönüşüm hikâyesi, tüm dünyayı etkileyecek sürece doğru ilerlerken 2080 yılında Eskişehir’de düzenlenen bombalı suikast sonucu öldürülmesiyle son bulmuştu… Ancak bu son, dijital dünyada yeni ve sonsuz bir başlangıcın doğmasına vesile olmuş
üstelik tüm dünyayı etkisi altına almayı da başarmıştı… Yapay zekâ, hayatımızda yadsınamaz bir gerçeklik halini almış durumda ve şüphesiz hepimiz için önemli bir yere sahip.
Yakında evlerimiz, araçlarımız ve işlerimizin kontrolü yazılımlara
fiziki işler ise robotlara bağlı olacak.
Hepimiz, bu teknolojinin gelişimini heyecanla bekliyoruz.
Bilgiye hızla ulaşmanın ötesinde
iki fikir arasındaki kararı bile veremediğimiz, yakın zamanlı deneyimler yapay zekâdan destek alma eğilimimizi pekiştirdi.
Hiç tereddüt etmeden bu doğrultuda ilerleyen bireyler, geleceğinin kontrolünü rızalarıyla, denetimsiz ve çok tehlikeli bir biçimde teslim ediyor.
İnsanlık tarihi, körelmeyi asla affetmez.
Ama bir gerçek var ki herkes bunu göz ardı etmeyi tercih edecek.
"Bu romanda yaşananlar göz önünde bulundurulduğunda, gelecekte muhtemel bir 'dijital kıyamet' sonrasında bile yapay zekâya bağımlı insanların vereceği karar kritik olacaktır.
Dijital tehlike imha edilmişken, risk alıp kaldığı noktadan devam mı etmeli
yoksa teknolojinin olmadığı bir dünyaya dönüp her şeye yeniden mi başlamalı?" Akıl farklı düşünür, kalp başka duyar.
Gözler her şeyi anlatırken dudaklar inkâr ediverir.
Teknolojinin gönüllü köleleri, meydanı insansı robotlara ve onların yapay zekâsına bırakıverirlerdi, değil mi? Ah şu organikler, asla akıllanmayacaklar.
Bu yüzden gelecekte insan, anlatıldığı gibi ikinci sınıf bir vasfa indirgenebilir.
Tatlı düşlerinden uyanmak isteyen neredeyse hiç kimse olmayacak!
üstelik tüm dünyayı etkisi altına almayı da başarmıştı… Yapay zekâ, hayatımızda yadsınamaz bir gerçeklik halini almış durumda ve şüphesiz hepimiz için önemli bir yere sahip.
Yakında evlerimiz, araçlarımız ve işlerimizin kontrolü yazılımlara
fiziki işler ise robotlara bağlı olacak.
Hepimiz, bu teknolojinin gelişimini heyecanla bekliyoruz.
Bilgiye hızla ulaşmanın ötesinde
iki fikir arasındaki kararı bile veremediğimiz, yakın zamanlı deneyimler yapay zekâdan destek alma eğilimimizi pekiştirdi.
Hiç tereddüt etmeden bu doğrultuda ilerleyen bireyler, geleceğinin kontrolünü rızalarıyla, denetimsiz ve çok tehlikeli bir biçimde teslim ediyor.
İnsanlık tarihi, körelmeyi asla affetmez.
Ama bir gerçek var ki herkes bunu göz ardı etmeyi tercih edecek.
"Bu romanda yaşananlar göz önünde bulundurulduğunda, gelecekte muhtemel bir 'dijital kıyamet' sonrasında bile yapay zekâya bağımlı insanların vereceği karar kritik olacaktır.
Dijital tehlike imha edilmişken, risk alıp kaldığı noktadan devam mı etmeli
yoksa teknolojinin olmadığı bir dünyaya dönüp her şeye yeniden mi başlamalı?" Akıl farklı düşünür, kalp başka duyar.
Gözler her şeyi anlatırken dudaklar inkâr ediverir.
Teknolojinin gönüllü köleleri, meydanı insansı robotlara ve onların yapay zekâsına bırakıverirlerdi, değil mi? Ah şu organikler, asla akıllanmayacaklar.
Bu yüzden gelecekte insan, anlatıldığı gibi ikinci sınıf bir vasfa indirgenebilir.
Tatlı düşlerinden uyanmak isteyen neredeyse hiç kimse olmayacak!
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.
