Bir Sufinin Kaleminden Son Dönem Osmanlının Tasavvufi Sosyal ve Siyasi Hayatı Ceride-i Sufiyye Yaz Mustafa Fevzi Efendi
Kargo Bilgileri
Ürün Özellikleri
İmzalı Kitap
HayırYazar
Mustafa Fevzi EfendiKitap Formatı
CiltsizBasım Dili
TürkçeKitap Seti
HayırSayfa Sayısı
440Benzer Ürünler
19. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı Devleti, giderek hızlanan çöküşe bir çare olarak siyasi, askeri, sosyal ve kültürel alanlarda ıslahat yapma gereği duydu. Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla ilan edilen bu yenileşme hareketleri tabii olarak Osmanlı’nın zihnî ve mânevi dünyasını teşkil eden ilmiyye ve sufiyye arasında da karşılık buldu. Yüzyıllardır kendi geleneği içinde ihyâyı esas alan bu kurumlar batıdan gelen hızlı modernleşme akımlarına karşı önce savunmacı daha sonra hızlı bir şekilde yenilikçi refleksler gösterdiler. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra ilk defa sufiler tarafından tasavvuf içerikli mecmualar yayınlanmaya başlandı. Bu mecmuaların en uzun soluklusu ise 19 Mart 1909'da yayın hayatına başlayarak 161 sayı çıkan Cerîde-i Sûfiyye olmuştur. Derginin başyazarı Mustafa Fevzi b. Numan, dönemin tasavvuf çevrelerince tanınan bir münevver, umumen tasavvuf ve hususen mensubu olduğu Nakşibendîliğin Ziyâiyye kolu hakkında manzum eserler kaleme almış bir müellif ve Cerîde-i Sûfiyye başta olmak üzere dönemin gazetelerinde yazılar kaleme almış bir muharrirdir.
Mustafa Fevzi Efendi, Cerîde-i Sûfiyye’de 1913 yılının Eylül ayından 1919 yılının Ağustos ayına kadar toplam 86 makale yayınlamıştır. Derginin yayın politikasını ve niteliğini her yönüyle iyi bir şekilde temsil ettiği görülen Mustafa Fevzi Efendi'nin yazıları mahiyet olarak Cerîde-i Sûfiyye’ye ayna tutmakta ve nicelik olarak da Cerîde-i Sûfiyye’nin önemli bir kısmını teşkil etmektedir. Yazarımız makalelerinde tasavvufun daha çok nazarî ve kısmen amelî konularını işlediği gibi dönemin sosyal hayatına dair tespit ve gözlemlerine de yer vermiş, müslümanca düşünme ve yaşama hususunda hassasiyet oluşturma gayesi gütmüştür. Cihan Harbi yıllarında kaleme aldığı yazılarda duyarlı bir muharrir olarak daha çok vatan, birlik, cihat gibi konuları ele almış, sosyal ve ekonomik sıkıntılara değinmiştir. Bütün bu mevzularda çözümün İslâm ahlâkına dönüş olduğu çağrısında bulunmuştur. Sûfi, asker, müellif ve muharrir kimliklerini kendinde toplayan müellifimizin yazıları çöküşler, inkırazlar, harpler ve nice sıkıntılarla dolu dar boğazdan geçen bir toplumun hayatına dair bir tanıklık özelliği de göstermektedir.
(Tanıtım Bülteninden)
Neden idefix?
Siparişinizi teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün içinde iade edebilir, iade sürecinin tamamlanmasının ardındansa ödemenizi hızla geri alabilirsiniz.
Kullanıcı dostu ara yüzümüz tüm ihtiyaçlarınıza eksiksiz yanıt verebilmek için tasarlandı. Deneyiminizi uçtan uca kusursuz kılmak adına çağrı merkezimiz ve canlı destek hattımızla ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızdayız!
Siparişlerinizin bir an önce ulaşması için sabırsızlandığınızın farkındayız. Sunduğumuz farklı teslimat seçenekleri arasından size en uygununu belirlemeniz, siparişinizi olabildiğince çabuk veya dilediğiniz zaman aralığında sorunsuz bir biçimde teslim etmemiz için yeterli.