Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Üç İstanbul - Büyük Boy

Üç İstanbul - Büyük Boy

Üç İstanbul - Büyük Boy

9/10 - 27 Kişi FAVORİLERİME EKLE
  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Bugüne kadar yapılmış bütün sıralamalarda daima ilk 10’a girmiş olan efsanevi roman... Seçkin kitapçılarda, internet satış noktalarında ve Zambak sokak, 21 Beyoğlu’nda.

 

Türk romanının kilometre taşlarından biri daha Oğlak Klasikleri arasında... Yirmiyi aşkın, önde gelen roman kahramanı, bir romanı roman yapan bütün ruh çözümlemeleriyle karşınızda. Bir o kadar sayıda gerçek tarihi kişilikler ile başka yardımcı unutulmaz tipler romana ustaca yedirilmiş... Simsiyah ve otuz üç yıl sürmüş Abdülhamit dönemi baskısıyla “İstibdat İstanbul’u”... Ve bütün bu İstanbullar’ı dikey olarak kesen bir yazar hayatı: Muharrir Adnan Bey. Bugüne kadar yapılmış olan bütün sıralamalarda ilk 10’a girmiş olan efsanevi roman Üç İstanbul’u okumuş olanlara katılmak isteyenlere.   

Üç İstanbul, edebiyat severler için özel olarak tasarlanmış yeni görünümüyle raflarda yerini alıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

 

İlk Baskı Yılı : 2008

Baskı Sayısı : 2. Basım

Sayfa Sayısı : 576

Dil : Türkçe

ISBN: 9789753299053


Yorumlar (3)

Önce bil sonra oku romanı.

33 yıllık Abdülhamit saltanatı, yansımaları bugüne vuran dönemlerin başında geldiği için siyasi tarihimize meraklı insanların en çok dikkatini çeken dönemlerdendir. Abdülhamit´ in Ulu mu? Kızıl mı? olduğu sorusunun cevabını verebilmek için Abdülhamit öncesini ve sonrasını iyi analiz etmek gerekir. Bu kitap ne tamamen kurmaca nede salt tarih olduğu için bu analizi yapmak için yardımcı olabilecek bir eser. Almadan önce yazarın ilk ve tek romanı olması, şair kökenli olması, dil hususunda da 76 yıl önce yazılmış olması beni tereddüt ettirmişti. Genelde tuğla tabir edilen kitapları sevsem de bu saydığım etkenlere kitabın 698 sayfalık (evet 698) kalınlığı da bana kitabı yarıda bırakmamak adına ´´acaba´´ dedirtmişti.  Ancak okumaya başladıktan sonra bu tereddütlerimin yersiz olduğunu gördüm ve bu kitabı neden daha önce okumadığıma üzüldüm. Bazı gerçek olan/olabilecek anekdotlar romana çok güzel yerleştirilmiş ve hiç sırıtmıyor. Bence bu kitaba başlamadan önce Abdülhamit döneminin önemli olayları hakkında bir okuma yaparsanız bu kitaptaki bazı olay ve karakterler daha yerli yerinde oturacak ve tarihi bir roman olması nedeni ile size uzak kalmayacaktır ve bağlantıyı daha rahat kurabileceksiniz. Abdülhamit dönemini sadece Yıldız, curnaller, balkanlar, doğu meselesi gibi kalıplar ekseninde işlemeyen, dönemler arası geçişlere paralel olarak sınıfların ve rollerinde nasıl değiştiğini, en önemlisi ´´avamın´´ da yaşayışını es geçmeyen ne tam kurgu ne tam gerçek bir tarihi roman arıyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.

Üç İstanbul

Bu romanda İstanbul´un üç dönemdeki (II.Abdülhamit Dönemi,İttihat-Terakki ve İstanbul´un işgal yılları) geçirdiği değişiklikler, üç farklı konakla sembolize edilmiş ve bu mekânların insan-siyaset ilişkileri üzerindeki değişimleri çarpıcı biçimde ortaya konulmuştur. Her dönemi bir konak temsil etmektedir. II.Abdülhamit´in Dönemini: Hidayet´in Konağı, İttihat-Terakki (II.Meşrutiyet) Dönemini: Adnan´ın Konağı ve İstanbul´un İşgal Dönemini ise Naşit´in Konağı
Roman uzun bir dönemin aynı yüzlerini değişik siyasî çalkantılar içerisinde veriyor. Kirli ilişkiler, güvensizlik, jurnalleme,saray adamlarının becerisizlikleri ve lüks yaşamları geniş ölçüde yer alıyor. Çökmüş kurumlar ve yozlaşmış insanları öyle iyi betimliyor ki,sanki Osmanlı Devleti´nin çöküşünü de anlatıyor.

O zaman da haramilerin elindeymişsin istanbul.

Kitabı herkes bilir aşağı yukarı. Okuması çok akıcı ve düşündürücü. Genelde ana fikir nedir anlamadım. Yazar gerçekten olayları kronolojik olarak akıcı bir tarzda yazmış. Kitabın diyalogları fena halde çarpıcı. Kitap o yıllrda yazılsaydı Abdülhamit Cemal Kuntay'ı asardı. Baş karakter Adnan ve çöken bir imparatorluk. Aslında imparatorluk çökmüyor, toplum  çöküyor. Bu romanda inanılmaz entrikalar ve düzenbaz adamlar var. Bazen gülmekten kendinizi alamıyorsunuz. Romanın son bölümü doğal olarak fazla çarpıcı değil çünkü üç İstanbul'un sonu gelmiş; artık ihanet yok, entrika yok, dalkavukluk yok, ittihat ve terakki yok, padişah yok. Cumhuriyete yavaş yavaş geliyor roman ve bitiyor. Çarpıcı, düşündürücü, enteresan. İnsana Brezilya dizisi gibi de gelebilir. Son derce politik de. Romanın teknik açıklarını kapatan zaten bu politikayı ve sokağı mükemmel harmanalaması. Gerçekten Türkçe romanlar arasında benzersiz bir roman. Türü yok. Okuyun okutun, büyük bir hazine.