50,8 TL
Standart Teslimat : 10 Ağustos - 13 Ağustos
150 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

On İki Dağın Sırrı Kitap Açıklaması

 


"Bir göz ağlarken diğer gözün güldüğü görülmüş müdür?"
Dünya kaç köşeymiş uzun uzun konuşan, konuştuklarını tekrar eden, saplantıyla özlemlerini, evveliyatlarını anlatan Dersimliler. Küçük, sıradan, kayıp giden hatıralar, garezler, kibirlenmeler...
Yanlışın, kahırla ufalan hayatın farkında olan Zazalar, Kürtler, Ermeniler, Kızılbaşlar... Candarmalar, paşalar, hükümetler, aşiretler, metruk evler, boşalmış ovalar, inatla geleneğe sarılan köylüler, atlılar, tüfengler...
Gece Kelebeği yeniden kanat çırpıyor...
İlk kitabın öncesine gidiyor. Eprimiş bir rüyayı pastoral ve masalsı bir üslupla, kederle resmediyor. Zor diyorsun, yazık! Hepsinin bir hikâyesi vardı. Haydar Karataş canavarcasına yazar damarı olan birisi. Hayvani bir yazar, bunu olumlu anlamda söylüyorum.

Yaşar Kemal'de de böyle doğadan kaynaklanan bir güç vardır.
Murathan Mungan

...Haydar Karataş yeni dönem yazarlar arasında kendine has sese sahip ender isimlerden... Onun cümlelerine alışanlar hep aynı tadı arar.
Burhan Sönmez

Bu derece mükemmel bir Türkçe nasıl olabilir?
Kaan Arslanoğlu

Haydar Karataş, Dersim'in acılı müziğini kendine özgü, soluk kesen, masalsı anlatımıyla kulaklarımıza ulaştırıyor yine.
Gün Zileli



Sayfa Sayısı: 296

Baskı Yılı: 2012


Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

Yorumlar

Bu ürüne yorum yapmak için giriş yapmalısınız

13.09.2020

Mutlaka Okuyun

Otuz sekize doğru döşenen taşlar.  O dönem Dersimde yaşayan insanların duyguları,  düşünceleri,  korkuları, bağıra bağıra gelen bela,  macerasına Yaşar Kemal tadında bir üslup ile anlatılmış.  Ben çok sevdim, size de tavsiye ederim.

27.05.2015

mutlaka oku

unutmamak için mutlaka oku...oku ki bilinsin..unutturulmasın..

30.11.2012

Bir göz ağlarken, öbür göz gülmez

Henüz ´38´in dümdüz etmediği Dersim´deyiz. 1915´ten kalan bir avuç Ermeni, canları yanına sığındıklarının insafında saklanmaktalar. Kızılbaşlar, Ermeniler´in yerlerine getirilen muhacirlerden, jurnalcilik yaptıklari icin şikayetçiler. Aşiretler birbirine girmiş, kavga halindeler. Devlet sazı, sözü, ceme durmayı yasaklamış, metruk kiliselerden kalan taşlarla her yere karakol inşa etmekle meşgul. İkrarın bozulduğu bir Dersim burası... Korkunun, ´korkunç şeyler olacak!´ çığlığının dağa taşa, esen yele, uçan kuşa dahi sindiği bir Dersim...  İsyan halinde, öfkeli, ne yapacağını bilemeyen, ikilemler içinde bir Dersim...

İşte böyle bir Dersim´i söze döküyor Haydar Karataş. Sözlü edebiyatın bütün olanaklarını kullanarak, yörenin efsaneleriyle sarıp sarmalayarak, yine masal gibi, bence "Gece Kelebeği"´ni de aşan olağanüstü bir dille yapıyor bunu. ´38´de aslında ne oldu?´ sorusunu sormadan, cevabını aramadan, bunu kendisine mesele dahi etmeden... Sadece Dersim´i, Dersimlinin - Kızılbaş´ı, Ermeni´si ve muhaciriyle - isyanını, öfkesini, çıkmazlarını, yüreğini ve aklını ele geçirmis korkusunu aktarıyor. Sonra olacakları sezdirerek...

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.