4/5 - 36 Kişi Yorum Yap
6,3 TL
9,0 TL %30
- Teslimat Seçenekleri -
Standart Teslimat : 20 - 22 Şubat
Standart Teslimat’ta 100 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması

Peyami Safa'nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk edebiyatında “insan ruhunun derinliklerinde ve labi­rentlerinde dolaşan ilk roman” olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir. Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Tanpınar dediği gibi, “acının ve ıstırabın yegâne kitabı” olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir. Romanın genç kahramanı, ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda, stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir. Ancak, gerek akrabaları olan bir Paşa'nın Erenköyü'ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde, gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur. Peyami Safa'nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman, hem umudu ve umutsuzluğu, hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor.

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Puanlamalar

%72,2
%19,4
%5,6
%0
%2,8
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap

29.12.2019

Ağaçların sıhhatine imrenmek

Ahmet Hamdi Tanpınar bu kitap için: "Bu sayfalarda insan; hakiki acıyı, ıstırabı, bir gölge halinde bile olsa, seferberliğin aç İstanbul'unu buluyoré demiş. Hep bu cümle gelir aklıma kitaba elim gidince.Kitap, İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde annesiyle beraber oturan, on beş yaşındaki yetim bir çocuğun, bacağındaki kemik hastalığını konu ediyor.Betimlemeler ve psikolojik tahliller o dönemin edebiyatının çok üzerinde. Okurken ilginç bir şekilde bacağınızı hissediyorsunuz. Öyle bir betimliyor ki, bacağınız sızlamış gibi geliyor.Hala ne zaman hasta olup bir hastaneye gitsem "ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm" cümlesi gelir aklıma. Bir kloroform kokusunda "beklemesini onlar kadar bilen yoktur" satırları canlanır gözümün önünde. Sendeleyerek yürüyen bir insan görünce aklıma bu çocuk gelir. Hala elim gider, bir satır okur kapatırım bazen.Bir solukta okunacak iz bırakan bir eser.

22.04.2019

Kesinlikle tavsiye ederim.

Bence Türk Edebiyatının en güzide eserlerinden biri.Bir solukta okuyabileceğimiz güzel bir kitap. Özellikle ortaokul çağındaki çocuklarınıza kesinlikle okutmanız gereken bir başyapıt.

07.02.2019

Tavsiye ederim

15 yaşında, adı meçhul, yaşı küçük ama yaşadıkları büyük bir hastanın bir solukta okuyacağınız hikayesi. Küçücük bir kitap ama çok güzel bir anlatım 👏🏻👏🏻👏🏻İçerisinde bir sürü eski Türkçe kelime var. Açıklamaları dipnotlarla verilmiş ve bu noktada hikayeyi yavaşlatmasına rağmen biraz okuyup yatayım diye elime alıp bitirmeden bırakamadım. Okumaya geç kalmışım , Şiddetle tavsiye ederim 👍🏻👏🏻

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız