31,05 TL
Standart Teslimat : 15 Ağustos - 18 Ağustos
150 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Bir de Baktım Yoksun Kitap Açıklaması

 


"Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni."

Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimini elde edebilmek için harcamış bir adamla karşılaşmak... Ölüme çeyrek kala, bir balık lokantasında küçük kızının genç kadın haliyle karşılaşmak... Cinayetle kaza arasındaki bulanıklığa sığınırken, bir evcil hayvan dükkânında vicdan azabıyla karşılaşmak... Kara mizahla yoğunlaştırılmış usta anlatımıyla Yekta Kopan, okurunu, kentler, kitaplar, resimler, şarkılar, fotoğraflar ve insanlar arasında gezdiriyor. Çok iyi bildiğimiz ama unutmaya çalıştıklarımızı hatırlatıyor. Bir de Baktım Yoksun, unutulmaz bir karşılaşmalar kitabı.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 164

Baskı Yılı: 2016


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 118

Baskı Yılı: 2009


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

Yorumlar

Bu ürüne yorum yapmak için giriş yapmalısınız

01.11.2012

baba-oğul ilişkisi ve kayıplar

Sarmaşık, Portobello 22, Kırmızı, Battaniye, Kertenkele ve İyi Uykular Bir de Baktım Yoksun'un altı öyküsünün isimleri. Sarmaşık, Portobello 22, Kırmızı ve İyi Uykular baba oğul ilişkisini irdeliyor. Özellikle Sarmaşık ve İyi Uykular beni epey etkiledi.Kopan'ın bu iki öyküsünde babasıyla pek fazla şey paylaşamamış ve bunun sıkıntısını hayatının geri kalanında hep hissedecek olan oğul yer alıyor. Çünkü baba artık hayatta değil. Portobello 22, babasının ölüm haberini alan oğulu anlatıyor. Üç öykünün birbirine benzer oğlu ve babası olsa bile kahramanların aynı olduğunu söyleyemeyiz. Çok da önemi yok aslında aynı olmalarının. Ortak özellikleri bir kuşağın, babalarıyla pek fazla paylaşımları ol(a)mamış bir kuşağın oğulları olması. Kırmızı'da ön planda anlatılanlar yaşanırken kahramanın düşündüklerinde gizlenmiş baba oğul ilişkisi. Battaniye ise baba kız ilişkisini temel mesele olarak kurgulayan, dolaylı olarak da baba oğul ilişkine değinen bir öykü. Eşinden ayrı, babasını kaybetmiş ve annesiyle yaşayan kahramanın üniversiteye başlayan kızıyla ilişkini bir akşam yemeği süresinde izliyoruz. Kendisinin babasıyla ilişkilerini hatırlayan kahramanın, kızıyla kurduğu ilişkinin çok farklı olmadığını görmek ilginç. Ne görürsek onu uyguluyoruz belki de.
Kertenkele, kitabın en ayrıksı duran öyküsü bence. Bölümlere ayrılmış tek öykü. Bu öykünün kahramanı da diğer öykülerde olduğu gibi bir erkek. Gene bir kayıp var ama bu kez baba oğul ilişkisi yok. Evlilik var. Çarpıcı bir öykü. Kertenkele öyküsünü bitirdiğimde ilk aklıma gelen bu öykünün roman olarak da yazılabileceği oldu. Belki ileride, Yekta Kopan dışında kimbilir?

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.