1,5/5 - 2 Kişi Yorum Yap
40,0 TL
61,5 TL %35
- Teslimat Seçenekleri -
Standart Teslimat : 21 Haziran - 26 Haziran
Standart Teslimat’ta 50 TL üzeri kargo bedava!

Komintern'in Alacakaranlığı 1930-1935 Kitap Açıklaması


Komünist Enternasyonal (Komintern) 1919 ile 1943 arasında faaliyet yürütmüş komünist dayanışma ağının en geniş katılımlı cephesini teşkil eder. Birinci Enternasyonal’in olumlu mirasına sahip çıkarken, Birinci Dünya Savaşı sırasında kendi hükümetlerinin yanında saf tutan sosyal demokrat partilerin İkinci Enternasyonali’nden de kendisini ayırmıştır. Bu nedenle Üçüncü Enternasyonal adıyla da bilinmektedir. E.H. Carr, Komintern’in Alacakaranlığı 1930-1935’te, Sovyetler Birliği’nin kuruluşunu tamamlaması ve Avrupa’da devrim ihtimalinin sönümlenmesinin ardından komünist partilerin Sovyetler Birliği’ne bağımlı hale geldiği bir süreci ele alıyor. Carr, tek ülkede sosyalizmin korunması, diplomatik ilişkilerde komünist ilkelerin değil de Sovyetler’in diplomatik çıkarlarının belirleyici hale gelmesinin, komünist partileri nasıl etkilediğini tartışıyor. Ulaşabildiği Komintern ve komünist parti arşivlerinin, dergilerin, gazetelerin, araştırmaların ve anıların yardımıyla zengin bir anlatı kuruyor Carr. Komintern’in, Avrupa’da devrim ihtimalinin sönümlenmesi üzerine aldığı kararların faşizm karşısında komünist partileri nasıl yalnızlaştırdığını, bu hatalı politikalara karşı çıkanların nasıl “hain” ilan edildiğini, “hainler”in önerileri haklı çıktığında bunun önemsenmeyip soğuk diplomatik bahanelerin nasıl tedavüle sokulduğunu gösteriyor.
Komintern’in Alacakaranlığı, dünyanın dört bir yanında samimiyetle komünist olmuş bir kuşağın, bağnaz bir siyasal/diplomatik çıkar dürtüsüyle nasıl harcandığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.



Sayfa Sayısı: 525

Baskı Yılı: 2010


Dili: Türkçe
Yayınevi: İletişim Yayıncılık

 

Puanlamalar
%0
%0
%0
%50
%50
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap

13.12.2020

İletişim Yayınları okuyucuları yönlendirmeye çalışıyor

Carr , özellikle SSCB ve Sovyet Devrimi konusunda, Marksist olmamasına rağmen gayet dürüst ve objektif bir yazar. Burada sorun İletişim Yayınları'nın ta kapaktan başlayarak kendi "çarpık" liberal, anti-komünist  anlayışıyla yazarın objektifliğini gölgelemeye çalışmasından kaynaklanıyor. Carr, kitabının kapağına okuyucuyu anti-komünist hezeyanlarla yönlendirmeye yönelik bu zırvaları yazdırmazdı. Stalin eleştirisi bir şeydir, Stalin düşmanlığı başka bir şey. İkincisi doğrudan liberal ve anti-komünist hezeyanlarla bağlantılıdır. Carr'ın Stalin konusunda bir çok makalesi, yazısı var. Mesela, Devrim Okumaları adlı kitabında iki yazısı var. O yazılarda onun hakkındaki düşüncelerini gayet açık ve gayet objektif şekilde dile getiriyor. Carr Marksist değildi, ama anti-komünist de değildi. İletişim Yayınları, malum liberal ideolojik saplantılarıyla, okuyucuyu kapak tanıtım yazısıyla yazarının hiç de razı olmayacağı şekilde yönlendirmeye çalışıyor.

14.11.2013

Komintern´in Helvası Yenmeden Önce...

Arka kapak yazısından devam edeyim; evet dünyanın dört bir yanında samimiyetle komünist olmuş bir kuşağın harcanışı, hayal krıklığı, ümitsizlikle sosyalizmi tekrar hayata döndürme çabası çarpıcı bir anlatımla karşımıza çıkıyor.
Stalin Ekim Devrimi´nin kahraman çocuklarını bir bir öldürmekle kalmadı, devrimin dünyaya yayılması için tek umut olan Komintern´i de kendi çarpık sosyalizm anlayışının ÿ"meşruÿ" bir organı gibi kullandı. Carr bu ikili siyaseti (bir yandan dünya devrimi için mücadele ediyormuş gibi görünmek bir yandan Komintern´i Rus dış işlerine bağlayıp emperyalistler arası siyasette kullanmak) gerçekten ince ince analiz etmiş. Görünenle aslolanın farklılığını ortaya koyup Komünist Enternasyonal´in helvasının Stalin tarafından lağvedileceği 1943´ten çok önce pişirilmeye başlandığını çok sarih bir şekilde serimlemiş...

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.