Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Yeryüzü Göçebeleri

Yeryüzü Göçebeleri

Yeryüzü Göçebeleri

0/10 - 0 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:
Yayınevi :

Mona

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

“Hepimiz bir umut ışığının yansımalarında körebe oynar gibiydik. Işığın aslını bulmak için çırpındık durduk…”

Ressam Timuçin Ayaz’ı batıya süren tutkunun adı; ışık, gölge,Velazquez ve Sorolla’ydı. Ancak yeryüzü göçebesi yazardı gümüş künyesinde… Puerta de Hierro’da yaşasa da, yaptığı tablolarda Altay Dağlarının renklerini, ışığını ve esintisini kullanır, Hakasya Gök Direkleri’ni İspanya’nın ortasına kondururdu. Miray Urga ise “çatlamaya hazır bir tohum gibi acılar ve isyanlar içinde çatırdayıp duran” bir ilçe olan Alemdağ’a yeni taşınmış, göçmenleri, zılgıtları, yoksulluğu ile bu yeni dünyaya alışmaya çalışan bir kadın... Timuçin ve Miray’ın bir tablo aracılığı ile kesişen yaşamları çoğu yeryüzü göçebesi gibi zor bir sınavdan geçecek; umudun ışığını birlikte kovalamaya başlayacaklardı!

“Dönüp bakıyorum da, bir yıllık sürece... Hepimiz ya zorunlu göçebelerdik ya da gönüllü göçebeler... Ya siyasi sürgünler ya da yazgı savurdu attı, yollarımız bir yerde kesişiverdi işte. Hepimiz bir umut ışığının yansımalarında körebe oynar gibiydik. Işığın aslını bulmak için çırpındık durduk. Işık dedim de... Hani batmakta olan güneş arkandayken uzun bir yolda araçla gidersin. Aracın gölgesi kendisinden büyük olarak düşer önüne. Sonra sol aynada güçlü bir ışık belirir. Gözlerin kamaşır. Önünü göremez olursun eğer açıyı değiştirmezsen. O yansıma öylesine göz alıcıdır ki, bir kez daha bakamazsın bile. Senin yaşamıma düşen ışığın, yansıman da böyle bir şeydi işte.”

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

Yayın Yönetmeni:Arzu Çağlan

Kapak Tasarım : Emir Tali

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Baskı Sayısı : 1. Basım

İlk Baskı Yılı : 2018

Sayfa Sayısı : 386

Ebat : 13,5 x 21

ISBN: 9786052182147


Yorumlar (1)

Okumalı

Katman katman bir roman...Kahramanlar yeryüzünde göçsün dursun, ruhum o duygudan o duyguya göçtü durdu. Bittiğinde nasıl bir hüzün, nasıl bir burukluk... Ruhum göçlerini tamamedip bedenime teşrif edene kadar ağladım.Sadece ağladım mı?Olaylar gelişirken, meraktan kitabı elimden bırakamadım. Bir yandan da sürekli arama motorundan araştırma yaptım, bir sürü şey öğrendim. Dimağım neşelendi. Kahramanlar dinledikçe ben de dinledim şarkıları... Kulağım şenlendi. Sana da aşkolsun yazar, sana da aşkolsun. Böyle de yazılır mı?Bunca yılın okuruyum. Sonuç hiç de umduğum gibi çıkmadı