4/5 - 83 Kişi Yorum Yap

İlk Baskı Yılı : 2000

Sayfa Sayısı : 277

Dil : Türkçe

Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında "Veba"dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağ ... Tamamını gör
18,85 TL
29,0 TL %35
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Yazar Hakkında

Albert Camus

Albert Camus

Albert Camus [“Alber Kamü” şeklinde okunur] eserleri 20. Yüzyılın felsefi akımını biçimlendirmiştir. Bu eserlerden en ünlüleri olan “Yabancı” ve “Veba” ile tanınan Cezayir doğumlu Fransız varoluşçu yazar Albert Camus, “absürdizm” akımının önde gelen yazarlarından biridir. Albert Camus, 7 Kasım 1913 yılında Cezayir’in Mondavi kentinde dünyaya geldi. Yoksul bir ailede büyüyen yazarın babası 1. Dünya Savaşı ... Tamamını gör



Kitap Açıklaması


Camus adı çoğu okur için Yabancı romanıyla özdeşleşir. Ancak yazarın en önemli yapıtı aslında "Veba"dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus'nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. "Veba", insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand'ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 277

Baskı Yılı: 2016


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 235

Baskı Yılı: 2000


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

1001 Kitap'tan 1'i

Bu kitap “karamsar varoluşçuluğu” nedeniyle sıklıkla eleştirilir ancak böyle bir eleştiri, Camus’nün başyapıtının özünü tümüyle gözden kaçırmak anlamına gelir. Bu kitapta öne çıkan, insanın acı ve umutsuzluğunu çekinmeden sergilemesine rağmen, evrensel bir insancıllık duygusudur. Bununla birlikte, öykü binlerce farenin Cezayir kenti Oran’ın sokaklarında ölmesiyle açılırken, bu duygu aşikâr olmaktan uzaktır. İnsanlar hastalanıp ölmeye başladıklarında, esnaf zihniyetli şehir yetkililerinin başlangıçtaki inkârlarına rağmen, vebanın şehrin başına bela olduğu anlaşılır. .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%67,9
%22,2
%8,6
%1,2
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
çeviri

çeviri  okumayı zorlaştırıyor

Veba

Romanın ilk bölümleri salgının ortaya çıkışıyla sürükleyici bir şekilde başlıyor ve kitabı elinizden bırakamaz hale geliyorsunuz. İleriki satırlarda  Camus´nün sorgulayıcı tespitlerine tanık olmaya başlıyorsunuz. Bir felakat ortaya çıktığı an kimse bu felaketin başına geleceğini aklına getirmez ya da bunu düşünür, kendine bir zarar geleceğine inanmak istemez ve kestirip atar, hayatını yaşamaya devam eder. Salgının ilk zamanlarında artan ölülere rağmen diğerlerinin kafelerde, sinemalarda, barlarda günlük hayatlarına devam ederlerken salgınla hiç mücadele etmediklerini  görüyoruz. Camus yaşamın anlamı nedir sorusunun cevabını size verir: ÿ"Mücadele.ÿ" ve buradan yola çıkarak psikolojik tahlillerin yanı sıra insanın toplum içindeki bencilliğine dikkati çekmeyi başarmıştır. İşte burada felaketlerin yayılmasına bencilliğin nasıl ön ayak olduğunu bize gösteriyor. O bencillik hepimizin içindeydiÿ;  Evet, Veba buydu işte.

Veba

Romanın ilk bölümleri salgının ortaya çıkışıyla sürükleyici bir şekilde başlıyor ve kitabı elinizden bırakamaz hale geliyorsunuz. İleriki satırlarda  Camus´nün sorgulayıcı tespitlerine tanık olmaya başlıyorsunuz. Bir felakat ortaya çıktığı an kimse bu felaketin başına geleceğini aklına getirmez ya da bunu düşünür, kendine bir zarar geleceğine inanmak istemez ve kestirip atar, hayatını yaşamaya devam eder. Salgının ilk zamanlarında artan ölülere rağmen diğerlerinin kafelerde, sinemalarda, barlarda günlük hayatlarına devam ederlerken salgınla hiç mücadele etmediklerini  görüyoruz. Camus yaşamın anlamı nedir sorusunun cevabını size verir: ÿ"Mücadele.ÿ" ve buradan yola çıkarak psikolojik tahlillerin yanı sıra insanın toplum içindeki bencilliğine dikkati çekmeyi başarmıştır. İşte burada felaketlerin yayılmasına bencilliğin nasıl ön ayak olduğunu bize gösteriyor. O bencillik hepimizin içindeydiÿ;  Evet, Veba buydu işte.