5/5 - 1 Kişi Yorum Yap, Kazan!

Sayfa Sayısı : 320

İlk Baskı Yılı : 2014

Dil : Türkçe

"İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim, o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş, gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim. 1969'da boykot ve işgaller biterken, bir yüksek lisans  ... Tamamını gör
17,59 TL
23,15 TL %24
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


"İlkokuldan beri mimar olmak istemiştim, o yüzden merkezi sistemle ilgilenmemiş, gözü kara biçimde yalnızca ODTÜ Mimarlık sınavlarına girmiştim. 1969'da boykot ve işgaller biterken, bir yüksek lisans öğrencisi-asistan arkadaşımız bir tartışmada 'Karar vermemiz lazım' dedi, 'devrimci mi olacaksınız, mimar mı? İkisi birden olunamaz, ben mimar olaca-ğım. Siz devrimci olacaksanız bu böyle süremez, ben mimar olacaksam devrimciymişim gibi yapamam.' Soru hiç bu kadar somut ve yalın olarak karşımıza çıkmamıştı doğrusu. Kendimle çarpıştıktan, enine boyuna düşündük-ten, kendimi nasıl iyi hissedeceğimi anladıktan sonra, mimar değil, devrimci olmam gerektiği, payıma bunun düştüğü, bunu yapmazsam hareketin bir kişi eksik yürüyeceği sonucuna vardım. Böyle yapmam için beni hiç kimse kışkırtmadı, aslında soru da benim verdiğimin tam tersi bir yanıtı ima ediyordu. Bu kararımdan ötürü de daha sonra hiç pişman ol-duğumu söyleyemem. Sonraki hayatımda beni üzen şeyler hep oldu ama bu tercihi yapmış olduğumdan değil, bu tercih-le yürürken her zaman doğruyu yapamamış olduğumdan ötürü..."

"Mart 1986'da 14 yılı arkada bırakarak Gaziantep "L Tipi" Özel Cezaevi'nden çıkarken gazetecilerin anılarımı yazıp yazmayacağıma dair sorularına, "tarih yazımına değil tarihin yapılmasına katkıda bulunmak istiyorum" diye yanıt ver-miş olduğumu hatırlıyorum.

Tarih yapmakla yazmak arasında kategorik bir ayrım yapmanın bu yanıtı verdiğim günkü kadar kolay ve hatta mümkün olmadığının farkına varmam için yalnızca bir yıl yetmişti. Seksenler sonu ve doksanlar başında tarih yapmak devrimci hareketin 12 Eylül rejiminin sert darbeleri altında sarsılan hafızasını onarmasına katkıda bulunmaksızın yapabi-leceğiniz bir şey değildi. İşe buradan başlamadıkça, önceki deneyimin bilgisini yeniden mülk edinmeye, yaptıklarımız kadar yapamadıklarımız üzerine de sistematik bir düşünüşün araçlarını sağlamaya girişmedikçe, tarih yapmanın biricik kolektif imkânı olan devrimci hareketin yeniden kuruluşuna katılmış olmuyordunuz.

? 68'den Dev-Genç'e, THKP-C'yle 12 Mart'a, Mahir Çayan ve arkadaşlarıyla Kızıldere'ye… Ertuğrul Kürkçü'nün gözü ve diliyle, Türkiye devrimci hareketinin 1970'lerde estirdiği fırtına ve sonrasına bakışlar, anımsayışlar..
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 320

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Dipnot

 

Puanlamalar

%100
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

15.10.2014

68´de KIZLDERE´ye

Okuduğum kitaplar içerisinde 68 Gençlik Hareketi´ni en sade, en nesnel en iyi anlatan eser.
Özellikle kendisine devrimciyim diyenlerin ya da devrimci olmak isteyenlerin okuması gerekir. Kitaptan şunu öğreniyoruz, 68 Gençliği bir kaç yılda oluşmamış. İlkokuldan başlayıp üniversiteye kadar giden zamanda edebiyattan müziğe kadar her konuda az çok bilgi sahibi olan bir neslin, devrim şiarıyla yola çıktığını görüyoruz.
günümüzdeki gibi ÿ"Tohumÿ" ya da ÿ"Gülünün Solduğu Akşamÿ" ı okuyup ben devrimci oldum diyen bir kuşak değil, lisede Sartre tartışıp Dosdoyevski okumaları yapan bir yolculuğun hikayesi.
Bir solukta okuyacağınızı umuyorum.

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız