4,5/5 - 11 Kişi Yorum Yap, Kazan!

İlk Baskı Yılı : 2008

Sayfa Sayısı : 194

Dil : Türkçe

Marquis de Sade... Yaşadığı dönemde insanların nefret ettiği, tiksindiği, iğrendiği, akıl hastanelerinde ve cezaevlerinde çürüttüğü büyük bir yazar. Marquis de Sade... İnsanların ruhundaki köt&# ... Tamamını gör
21,11 TL
27,78 TL %24
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


Marquis de Sade... Yaşadığı dönemde insanların nefret ettiği, tiksindiği, iğrendiği, akıl hastanelerinde ve cezaevlerinde çürüttüğü büyük bir yazar. Marquis de Sade... İnsanların ruhundaki kötülüğü, çarpıklığı haykırdıkça toplum dışına itilen, doğa/toplum ilişkisini çağının çok ötesinde değerlendirdiği için sevgisiz bırakılan bir bilinç. Sadizm olarak bilinen bir ayrıksılığa adı verilen büyük bir yazar ve... bir klasik.Erdemle Kırbaçlanan Kadın... Sade'i Sade yapan bütün özellikleri içeren roman. İyilik/kötülük çatışmasının irdelenmesinde alışılagelmiş bütün değer yargılarını zorlamak amacıyla yazılmış bir roman... Dinin arkasına sığınmış Hıristiyan din adamlarının yaptığı kötülüklere rağmen, toplumun bu gibi adamların peşinden gitmesi, zengin/yoksul eşitsizliği insanların genelgeçer kurallara ve duygulara aykırı bütün duygularını saklaması ve bütün kötü insanların -nedense- hep galip gelmesi, hatta iyiliklerin yalnızca kötülüklerle ödüllendirilmesi nedeniyle Sade'ı sonunda yaratıcısından bile kuşkuya düşüren roman. Ne ahlaksız, sapık, iğrenç... ne de ahlaklı ve erdemli olmayan bir yazarın, ikiyüz yılı aşkın bir süredir ikiyüzlülükten kurtulamayan insanları anlatan roman...



Sayfa Sayısı: 194

Baskı Yılı: 1999


Dili: Türkçe
Yayınevi: Oğlak Yayıncılık

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

DOSYA: Yeraltı Edebiyatı
Merve Fergökçe

“Yeraltı” deyince tam olarak gün yüzüne çıkmamış olanı vurgulayan bir tanım pek de yanlış olmaz: konuşmadıklarımızdan, düşünmediklerimizden, aykırı gördüklerimizden, standart akımın dışında kalan bir yerlerde içten içe kaynayan bir anlatım hatta yakarış ve ilgi çekme biçimi.

18. Yüzyıldan günümüze kadar süregelen bu önemli yazı biçimi; öncelikle cinselliğin, şiddetin, insan psikolojisinin dehlizlerinin, inanca ve ahlaka ters düşen her türlü tutumun övüldüğü, yüzlerin etik değerlere ters dönüldüğü bir oluşumdur ve “normal”e olan karşı duruşuyla edebiyatı besleyen en önemli kollardan biri haline gelmiştir.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%63,6
%36,4
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

13.06.2006

Sade ve "Cezalandırılan" Erdemler

Romanın başlangıcında, iflasa sürüklenen bir tüccar babanın ve iflas ertesinde ölen bir annenin iki kızı olan Juliette ve Justine, birbirlerinden çok farklı olan ahlak anlayışları nedeniyle yollarını ayırırlar. Henüz çok küçük yaşta parasız ve ailesiz kalan küçük kız kardeş Justine, Juliette’in tam aksine erdeme tutkuyla bağlı ve son derece iyi yürekli bir kızdır. Marquis de Sade, Justine’in yıllar boyunca bu erdemleri nedeniyle nasıl "cezalandırıldığını" detaylarıyla anlatır romanında. Bunu da iki kız kardeşi yıllar sonra birbirlerini tanımaksızın karşılaştırdığı bir handa, Justine’in kimliğini gizleyerek Sophie adı altında Juliette’e anlattığı anıları sayesinde kurgular. Marquis de Sade sık sık, bu olayların arkasında yatan nedeni anlatır: "İyilikle kötülük arasında yaptığı seçim değildir insana mutluluk kapısını açan, çünkü erdem de kötülük gibi yalnızca bir davranış biçimidir. Söz konusu olan birini ya da ötekini izlemek değil, herkesin gittiği yoldan ilerlemektir. Bu yoldan uzaklaşanlar her zaman haksızdırlar." Aslında Sade "erdem" adı altında güçsüzlüğü, zayıflığı, kişinin kendi ruhi tatmini için başkalarına yardım etmesini, dürüstlük adına yapılan aptallıkları acımasızca eleştirir ve bu davranışların cezalarını en korkunç yöntemlerle verir. Kendi felsefesini mükemmel bir yalınlıkta ve üzerine basa basa okura aktarır romanında.
<br>
Kitap hem kendini elden bıraktırmayacak ve çok kısa zamanda okunacak kadar sürükleyici, hem de sık sık bırakmayı isteyeceğiniz kadar rahatsız edici ve tekdüze. Okurken bu iki duygu arasında gidip geliyor okur. Ben yıllar önce aldığım bu romanı okuyamayıp yarıda bırakmıştım, ama bu kez hızla bitirmeyi başardım. Bu nedenle sanıyorum daha ziyade okuyanın ruh durumuna göre roman ya sıkıcı, ya rahatsız edici, ya sürükleyici ya da tüm bu sıfatların bir kombinasyonu olacaktır.
<br>
Edebi açıdansa oldukça tatmin edici olduğunu düşündüğüm, güçlü anlatıma sahip bir roman. Türkçe çevirisi de gayet iyi. Kitabın baskısı ve boyutları Oğlak Yayıncılık’ın her zamanki özenli dizaynında. (Bilmem herkes bu derece detayla ilgilenir mi ama ben açıkçası bu boyutlarda kitapları insanın elinde okuması ve yanında taşıması için çok mantıklı ve kullanışlı buluyorum.) <br>
Kısacası ısrarla tavsiye etmekten çekindiğim, her okurun üzerinde farklı etki bırakacağına inandığım, ama Marquis de Sade okumak için iyi seçim olduğunu düşündüğüm bir kitap. Ben okumuş olduğum için memnunum ve daha önce okuduğum "Aşkın Suçları" ile birlikte Sade’ın dünya görüşünü anlamamda yardımcı olduğunu düşünüyorum. Sade’ı merak edenlere ve kulaktan dolma bilgiler yerine ilk kaynaktan öğrenmeyi tercih edenlere tavsiye ederim.