5/5 - 1 Kişi Yorum Yap

İlk Baskı Yılı : 2015

Sayfa Sayısı : 464

Dil : Türkçe

Dil, düşüncenin eviyse şayet, deyiş yerindeyse, adlar da tuğlalarıdır. İnsan kendi duvar örme ustalığına o kadar güvenemez aslında; ama derme çatma da olsa tuğlaları dizmekten vazgeçemez. Her seferinde tanımla ... Tamamını gör
33,75 TL
45,0 TL %25
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


Dil, düşüncenin eviyse şayet, deyiş yerindeyse, adlar da tuğlalarıdır. İnsan kendi duvar örme ustalığına o kadar güvenemez aslında; ama derme çatma da olsa tuğlaları dizmekten vazgeçemez. Her seferinde tanımlamak, beklentilerimizi ifade etmek, yüceltmek ya da yermek için adlandırırız, hatta yeniden adlan-dırırız. Yeni doğmuş bir bebeğe adını koyarken, yakın arkadaşımıza lakap takarken, namlı bir sokağın adını değiştirirken, kökensel bir adlandırma itkisinin varisleri olarak davranırız.

Bu kökensel miras, medeniyetler ötesi bir bakış açısıyla Arkaik Yunan'a kadar geri götürülebilir. Yunan şairi, düşünürü, sokaktaki insanı, dönemin meskûn dünyasına yayılan kendi toplumsal yaşamını yansıtan bir evrensel dil oluşturmak adına çocuğunu, sokağını, icat ettiği aleti, yarattığı eseri, kutsal ve dünyevi olanı, kısacası her şeyi adlandırırdı. Öte yandan, Yunan'ın her yerinde iz bırakan "rekabet" (agôn) kültürü bağlamında bu adlandırma yönelimi özel bir tarz kazanmıştır. Yunan şairi galip gelen kişiyi "övmek" için özel bir düzenek olarak adlardan yararlanırdı. Pindaros bu düzeneği şiirsel bir hakikati inşa etmek adına ustalıkla kullanmış; Platon gibi, Pindaros'un dizeleriyle büyüyen çocuklar ise bu hakikatin adlarla bağlan-tısını Kratylos diyaloğunda yeniden masaya yatırmıştır. Bugün hâlâ dizmeye çalıştığımız tuğlaların büyüsüne kapılıyorsak, kulağımızda kalan şairin sesinin etkisi altındayız demektir.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 464

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Dergah Yayınları

 

Puanlamalar

%100
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!