Murat Tuncel'ın idefix dostları için seçtiği kitaplar

1952 yılında Kars-Hanak'ta doğdu. İlk ve orta öğreniminden sonra Artvin Öğretmen Okulu'nu bitirdi. 1979 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi'nin Türkçe Bölümü'nden mezun oldu. Yurdun çeşitli yerlerinde ilk ve ortaokullarda çalıştı. 1984 yılında öğretmenlikten ayrıldı. Günaydın gazetesinde çalıştı. 1989 yılında Hollanda'ya gitti. Yazın yaşamını Hollanda'da sürdüren yazar, Hollanda eğitim bakanlığına bağlı bir temel eğitim okulunda Anadili dersleri ve Rotterdam Konservatuarı'nda Türk dili ve edebiyatı dersleri vermektedir.

Türkiye'de yayınlanan Varlık, Edebiyat Gündemi, Damar, Yaşasın Edebiyat, Kıyı, Karşı Edebiyat, Dönemeç, Türk Dili Dergisi, Güzel Yazılar, Evrensel Kültür gibi edebiyat dergilerinde öyküleri ve yazıları yayınlanan yazarın ilk kitabı 1981 yılında yayınlandı. Hollanda'da yayınlanan birçok antolojide öyküleri yeraldı. Maviydi Adalet Sarayı adlı romanı Valse Hoop olarak Hollandaca yayınlanan yazarın son romanı Üçüncü Ölüm Türkiye'de Mavibeyaz yapım şirketi tarafından senaryolaştırılarak film çekim aşamasına getirilmiştir. Yazar, Türkiye ve Hollanda Yazarlar Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesidir.

Yazarımızın Notu: Her insanın olduğu gibi bir yazarın karakter oluşumu da çeşitli evrelerden geçer. Sağlıklı ve verimli bir karakterin oluşması ise usumuzun en iyi algıladığı zamanlarda gereken gıdayı almasına bağlıdır. Bu da hem yaşadığımız koşullara, hem de sosyal çevremizdekilerin bilinç düzeyiyle doğru orantılıdır. Buradan şu sonuç çıkarılmasın; iyi olanağı olanlar hep en iyiye ulaşırlar. Hayır çoğunlukla bunun tersi doğrudur. Çünkü olanaksızlıklardır insanın itici gücü ve yeni arayışlara yönlendiricisi...

1960'larda henüz on yaşın altında bir çocukken altı ay yaz, altı ay kıştı belleğime kazınan. İlkbahar ve sonbahar da o iki mevsime karışmıştı.Yaz mevsimi çiçeklerle bezeli kırlar, kış ise karların hapsettiği bir dünyaydı benim için. Ama ben o kar duvarların hapisliğinden kurtulmanın yolunu bulmuştum hayallerimle... Tabi hayallerim de yetmezdi bazen ama zorlardım hayallerimi... Şimdi beni etkilemekten çok ben de iz bırakan onlarca kitabın arasında ilk ona girecek kitapları düşündüğümde ilk aklıma gelen hayallerimi zorladığım o uzun kış günleri oluyor. O günlerdi gurbetten gelen babamın eskimiş bavulunun bir köşesine koyup getirdiği cenk kitaplarını gördüğüm günler. Bir ya da birkaç formalı, saman yaprakları siyah çizimlerle süslenmiş o kitaplar. Bir de o küçük kitapların yanında onların anası gibi duran, kapağı açık kahve rengi iki aşık figürü ile süslenmiş Kerem ile Aslı vardı. Bilmem babam kaç kez okumuştu ki, ezbere biliyordu o kalın kitabın içindekileri. Bazen de kendini anlatının heyecanına kaptırır metinler arasındaki şiirleri türkü gibi seslendirirdi. Yıllar ötesine dönüp iz bırakan kitapları düşndüğümde daha sonra kahramanlarını okuduğum çizgi-roman kahramanlarıyla özdeşleştirdiğim o çenk kitapları ve Kerem ile Aslı'nın şiirle süslenmiş kitabının izini görüyorum. Çünkü babamın sesli okumalarıyla algıladığım o kitaplar çocukluğumun hayallerini görebildiğim dağların arkasına taşımıştı. Kimbilir Kerem ile Aslı'nın geniş kadrolu müzikali nasıl olur? Belki E
7 ADET
    x

    İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız