Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


  • ANASAYFA
  • KararsızOkur: Modernizmin Taşıyıcısı ve Sembolü Trenler
KararsızOkur: Modernizmin Taşıyıcısı ve Sembolü Trenler

KararsızOkur: Modernizmin Taşıyıcısı ve Sembolü Trenler



Yazar: Murat Can Aşlak
Çizer: Onur Atay

Modernizm sadece biz doğuluların “başına gelmedi”. İngiltere’de taşra hoyratça sökülüp kirli şehirlere taşındı; Batı’dan (Fransa’dan) gelen Modernizm’in yarattığı doğa özlemi Alman Romantiklerini doğurdu… Batılı toplumlarda mavi yakalı uzmanlaşma, yaptığı işe yabancılaşan ve mekanikleşen yığınlar yarattı. Modernizm, diyalektik olarak, sıkışma ve yabancılaşmanın yanında yeni umutlar da doğurdu: Sürekli artan üretim ve yeni sistemin talep ettiği saygın uzmanlıklar sıradan insana hayaller kurdururken; eskinin kalıplarını kıran ve ezberlerini geri gelmemecesine bozan, aklı merkeze alan Modernizm’in içinden yepyeni, daha adil, daha eşitlikçi fikirler/düzenler seslendiriliyordu.

 

Modernizmin düşürdüğü Anna Karenina’nın sonunda bir trenin altında can vermesi de; Lumiere kardeşlerin tarihteki ilk filmin konusu olarak bir trenin gara girişini seçmesi de; 1900’lerin başında ortaya çıkan bir buhar türbinini Yunan heykellerinden estetik gören İtalyan Fütüristlerinin resimlerinde lokomotifler kullanmaları da; herkesin kendi demir ağlarıyla övünmesi de tesadüf değil. Modernizm ve yavrularından Sanayi Devrimi’nin ilk büyük teknolojik kuantum sıçraması pistonlu buhar makinesi sayesinde trenler Modernizmin kollarını bir şehirden diğerine, oradan kasabalara ve köylere uzatabildiler. Geleneksel insanının Modernizmle ilk tanışması savaşlarla olmadıysa trenlerle oldu. Trenler, kaçınılmaz olarak bir Modernizm sembolüne dönüştüler… Trenler bununla da yetinmeyip zamanla sırtlarındaki yükleri arttırdılar; bağlama göre bazen birlikteliklerdeki ebedi kopuşu sembolize ettiler, bazen rastlantıları ima ettiler; zaman zaman sıkı çalışmayı, zaman zaman da dinlenmeyle ve huzurla ilişkilendirildiler.

 

 

 

Modern İnsanın Laneti: Modernizm, geleneksel dünyanın aşkın bir güce dayanan değişmez kurallarının kurduğu düzeni dümdüz etti, geleneklerin ve alışkanlıkların yarattığı yastığı aradan çekti ve aklı merkeze alan düzenini kurdu. İnsanı özneleştirdi. Bu modern insanın sırtına büyük bir yük koydu; Sartre’ın dediği gibi insan özgürlükle lanetliydi artık, çünkü dünyaya bir kez atıldıktan sonra artık yapacağı her şeyden kendisi mesuldü. Modernizm, iki dünya savaşı ve atom bombasıyla yıkılana kadar dünyayı peşinden sürükledi.



25 ADET

    Tren

    Tren

    Engin Geçtan

    Tren Geçti

    Tren Geçti

    Kolektif

    Murathan Mungan'ın seçtiği tren hikayeleri

    Kitap Detay
    Tren Bir Hayattır

    Tren Bir Hayattır

    Tanıl Bora

    12 Eylül'ün Kars'a trenle taşındığını görebiliyorduk; vagonlardan askerler iniyor, iner inmez içtima ediyorlardı."

    Kitap Detay
    6.27 Treni

    6.27 Treni

    Jean Paul...

    Vicdan azabını batırmak için işe gidip gelirken kullandığı banliyö treninde kurtardığı birbirinden farklı kitaplardan sayfaları okuyarak batırmay açlışan adamın hikayesi.”

    Kitap Detay
    Duisburg Treni

    Duisburg Treni

    Fakir Baykurt

    bürokrasinin çarkları arasında sıkışan ama içinde de bir umudu barındıran "sıradan insan”

    Kitap Detay
    Trenler Kalkar Haydarpaşa'dan

    Trenler Kalkar Haydarpaşa'dan

    Haydar Ergülen

    “Yol verelim tren kitabına, yolculuk başlasın 21 yazarın tren yazılarına ve düşlerimizde vardığımız her gar Haydarpaşa olsun diyelim bu sefer de, her seferde...”

    Kitap Detay
    Trenler Çıldırırsa

    Trenler Çıldırırsa

    Orhan Berent

    “Tren tutkunlarının, meşum kadınların, dolambaçlı işler çeviren erkeklerin paralel ilerleyen yollarına makaslar ekleyerek, hepsini aynı istasyonda buluşturuyor Orhan Berent.”

    Kitap Detay
    Aydınlıktan Karanlığa İktidar

    Aydınlıktan Karanlığa İktidar

    Beril Işık

    Demiryolu/tren imgesini, bir iktidar alanı olarak tarif ediyor ..."

    Kitap Detay
    Kapitalizmin Lokomotifi Demiryolları

    Kapitalizmin Lokomotifi Demiryolları

    Suat Aksoy

    “Geç kapitalist toplumlar kapitalist-sanayileşmeyi yaşamadan, kapitalist-sanayileşmenin tüm özelliklerini bedeninde taşıyan lokomotifle karşılaşmışlar..."

    Kitap Detay
    Sıkı Kontrol Edilen Trenler

    Sıkı Kontrol Edilen Trenler

    Bohumil Hrabal

    Hayatın ağır aktığı bir kasabanın tren istasyonu... En büyük hareket, istasyon şefinin telgrafçı kızla çapkınlığı.. Ve bu ağır hayatın ötesinde, İkinci Dünya Savaşı’nın pençesinde bir dünya...

    Kitap Detay
    Sahipler

    Sahipler

    A. S. Byatt

    Victoria Çağı'ndaki iki şairin yaşamlarını araştıran iki genç akademisyen, ele geçirdikleri mektupların, günlüklerin, şiirlerin izini sürerek bir tutku, aldatma ve trajedi ağını ortaya çıkarıyorlar.

    Kitap Detay
    Sanayi ve İmparatorluk

    Sanayi ve İmparatorluk

    E. J. Hobsbawn

    Treni hem doğuran hem yaygınlaştıracak ekonomik zemini, üretim zincirlerini oluşturan Sanayi Devrimi’nin doğduğu İngiliz İmparatorluğu’ndaki hikayesi…

    Kitap Detay