Kararsız Okur: Polisiye Romanlar

Kararsız Okur: Polisiye Romanlar


Görselin yüksek çözünürlüklü hali için tıklayın


Hazırlayan:
 Murat Can Aşlak 
Çizen: Onur Atay

Polisiye Romanlar

 

Dünyada, suç-polisiye roman satışlarının, toplam roman satışları içinde payı oldukça yüksek: Ülkeden ülkeye %25 ila %40 arasında değişiyor. Belirsizlikler ve şüphelerle dolu günümüz dünyasında polisiyeler, sebep-sonuç ilişkilerinin en dolaysız, nedensellik zincirlerinin en sıkı olduğu tikellikten ve dolayısıyla belirsizlikten uzak yapılar kuruyor; okuruna her şeyin sorumluluğunu yükleyebileceği failler ve olan bitenin nedenlerini adım adım geçmişe doğru sürebileceği bağlantılar veriyorlar. Okura, başka yol tutturmanın sonuçlarını asla bilemediği, ucu hep açık kendi hayatının uzağında dinlenebileceği, varsayımlarla uğraşmayacağı temiz, tozsuz bir net alan açıyorlar.

 

Genel kanının aksine polisiye romanın okura enerji sağlayan yakıt deposu, suçu kimin işlediğinden ziyade niye işlediği sorusu ve bu niye geçmişe doğru izi sürülebilir bir ilişkiler ağını (insanlar arası, insanlar ve motivasyonları arası, insanlar ve ihtiyaçları arası) ortaya koyuyor. Polisiye romanlarda anlatı kendini tekrar edebilen kalıpların sıklıkla kullanıldığı ve türün uylaşımları üzerinden yüzeyde kurulurken; türe ait romanlar doğaları gereği iç çatışmalar, karakter dönüşümü, duygusal ihtiyaçlar gibi derin bir yapı gerektiren ögelerden uzak durabiliyorlar. Böylelikle enerjilerini ve zamanlarını içsel evrimlere harcamak yerine; işleyen düzeni vuran dışsal şoklara (misal bir cinayet), ortaya çıkan düğümlere ve çözümlerine harcıyorlar. Öznellikten uzaklar; iyi tanımlanmış ve açık bir soru (suç) ve net bir başarı kriterleri (olayın çözülmesi/katilin bulunması/kaçırılanların kurtarılması vs.) ortaya koyuyorlar.

 

Türün tanımı gereği her polisiyenin yöneldiği, okura “Hah!” dedirttiği, gizemin iplerinin çözüldüğü, merakın yerini doyuma bıraktığı bir aydınlanma anı var. İçinde bulunduğumuz dönemde bilgi miktarının eksponansiyel artması ile birey, kendi karar süreçlerinde artık mevcut verinin tamamına ulaşamıyor. Uzlaşmanın etkisiyle, her sorun karşısında akıl yürütmenin imkansızlığı ile karşı karşıya ve kanılarımız ve inançlarımız üzerinden kendi uzmanımızı seçip uzman görüşlerini karar süreçlerimize sokmaya başladık, aydınlanma anlarımız yok; her şeyde karar içsel bir belirsizlik üretiyor. Rasyonalizmi duvara bu içsel belirsizlik çarptırdı. Ulaşılmaz – ancak baskı ile kabul ettirilebilen – “gerçeklik” yerine, gerçekliğin zihnimize düşen gölgesinden ürettiğimiz kendimize has “hakikatlerimizle” yaşadığımız bir çağdayız. Polisiyeler, kurdukları evreni nedensellikle örüp evrenin tamamını köşe bucak okurlarına açıyorlar. Okur bu küçük edebi evren içinde duruma vakıf olma düzeyine erişip nesnel ile öznelin arasının açılmasından doğan gerilimden sıyrılabiliyor.

 

Felsefi ya da edebi kasların gelişmesine imkan veren diğer türlerin yanında suç-polisiye türüne biraz tepeden bakılsa da polisiyelerin kimileri için çağımıza dair bazı rahatsızlıklara derman olarak kullanabileceklerinden rahatlıkla söz edilebilir.

 

21 ADET
    x

    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.