Fırat Yücel'ın idefix dostları için seçtiği kitaplar

Fırat Yücel, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde eğitimini sürdürürken, üniversitede 2000 yılında açılan Mithat Alam Film Merkezi'nin program kitapçığının editörlüğünü üstlendi. 2001 yılında üniversiteden arkadaşlarıyla birlikte Altyazı Aylık Sinema Dergisi'nin kurucu ekibinde yer aldı ve derginin genel yayın yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Altyazı'nın yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelerde film eleştirileri ve söyleşileri yayımlandı. 2006'da İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Kültürel İncelemeler Yüksek Lisans Programı'nı tamamlayan Yücel, İstanbul Film Festivali, Rotterdam Film Festivali ve Bratislava Film Festivali gibi uluslarararası festivallerde FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği) jüri üyeliği yaptı. 2009 yılında Gezici Festival'in Çitlembik Yayınları işbirliğiyle yayımladığı Reha Erdem: Aşk ve İsyan isimli kitabın editörlüğünü üstlendi. SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) üyesi olan Fırat Yücel, halen İstanbul Üniversitesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü Doktora Programı'na devam etmekte ve Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi bünyesinde yayımlanan Altyazı'nın genel yayın yönetmenliğini sürdürmektedir.

Yazarımızın Notu: Listem daha çok beni ben yapan, hayatımın faklı dönemlerinde düşüncemin hudutlarını genişletmiş kitaplardan oluşuyor; çoğu kişinin zaten bildiği, okuduğu ya da okuma listesinde bulunan kitaplar bunlar. Edebiyatla ilişkimin, lisede Yeraltından Notlar ile başladığını, Camus, Sartre, Hesse ve Vian gibi yazarlarla devam ettiğini iyi hatırlıyorum. Liste çok kalabalıklaştığı için, sadece burada değinmeyi tercih ettiğim üç kitabın, yine bu dönemde hayatı düşleme şeklim üzerinde etkili olduğunu söyleyebilirim: Gündüz Vassaf'ın Cehenneme Övgü'sü, Alain de Botton'un -bugün okusam çok sever miyim kestiremediğim- Aşk Üzerine'si ve Zygmunt Bauman'ın Ölümlülük, Ölümsüzlük ve Diğer Hayat Stratejileri... Yaptığım işin önemli bir parçası olan 'eleştirel düşünce' konusunda bana en fazla ilham veren yazarların ise Nurdan Gürbilek, Walter Benjamin ve Stefan Zweig olduklarını söyleyebilirim. Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sı, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur'u ve Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ı gibi şaheserlere yer vermedim; çünkü bugünün okurunun bu yazarlara hak ettikleri ilgiyi gösterdiklerini düşünüyorum. Ancak, isterse, tüm dünya tarafından okunacak kadar yaygınlaşsınlar ya da isterse, haklarında yapılan tartışmalar kendilerinin önüne geçip "değerlerini azaltsın" (!) Tutunamayanlar, Anayurt Oteli ve Yanık Saraylar'ın olmadığı bir liste hayal etmem olanaksız.
10 ADET
    x

    İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız