Bu Kitabı Okumalısın - Bin Yıllık Hemşehri



Bir gelincik kaç yıl yaşar dersiniz? En fazla beş ya da altı sene. Fakat bu ortalama görüp görebileceğiniz en ilginç gelincik olan Theo’yu kapsamıyor elbette!

 

Halil Babilli’nin ilk romanı olan Bin Yıllık Hemşehri Osmanlı ordularının Bizans’ın son kalesi Konstantinapolis’in kapılarına dayanmasıyla açılıyor. Şehrin sakinlerinden, okumaya ve yazmaya hayli meraklı bir genç olan Theo da pek çokları gibi canını kurtarmak umuduysa o sıralar bir kilise olan Ayasofya’ya sığınıyor. Tek bir dileği var, o da hayatta kalmak. Macera bu ya, dileği kabul oluyor fakat biraz farklı bir şekilde. Bizim genç delikanlı Theo kendini bir gelinciğin bedeninde buluyor, üstelik artık ölümsüz!

 

Ölümsüzlük bir lütuf mudur, yoksa bir lanet mi? Bizler ölümsüz olmadığımızdan bunu asla bilemeyeceğiz ama Theo’nun ölümsüzlüğü ona çağlar atlayan maceraların kapısını açıyor ve bizim de bu kapıdan geçmemiz için Bin Yıllık Hemşehri’nin sayfalarını çevirmemiz yeterli! Kimi zaman yaşlı bir dula musallat olan kötü ruhları defeden, kimi zaman kitap dolu bir sandığın içinde Yeni Dünya’ya dek uzanan Theo’nun maceraları bir solukta okunacak cinsten. Yazar Halil Babilli’nin Türk, Rum, Ermeni söylencelerine ve yetmişiki milletten canavarlara dair derin birikimine de vurgu yapmadan geçmeyelim.

 

Özellikle İhsan Oktay Anar hayranlarının çok beğeneceği Bin Yıllık Hemşehri ölümsüz gelincik Theo’nun maceralarındaki lezzeti damakta bırakıyor. Ne diyelim, Theo’nun yeni maceralarını da merakla bekliyoruz!


1 ADET
    x

    İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız