idefix yorum yarışması

idefix En Güzel Yorum Yarışması'nı Kazanan Yorumlar

4 Şubat'ta başladığımız ve her hafta özgün bir kullanıcı yorumunu seçtiğimiz yarışmamızı kazanan yorumların tümüne bu sayfadan ulaşabilirsiniz.


» 8-14 Temmuz haftasının kazananı, Jack London'un Martin Eden adlı kitabına yaptığı yorumla Firdevs Dönmez adlı kullanıcımız oldu. Kendisini tebrik ediyor, 50 liralık hediye çekiyle arzu ettiği kitapları gönlünce almasını diliyoruz. 


» 
"Jack London'la bu kitap sayesinde tanıştım ve tek kelimeyle büyülendim! Okuduğum bazı yazılarda London'un yarattığı Martin karakteri kendinden oldukça benzer özellikler taşıyormuş. Bir bakıma bu kitabı London'un kurgusal otobiyografisi olarak okuduğum için daha merakla ve keyifle okudum. İki farklı hayat arasındaki uçurumun azim ve kararlılıkla tuz buz olmasına bizzat şahit olunca hayatta hiçbir şey imkansız görünmüyor. Ruth'a olan aşkının zamanla kendini okuma ve öğrenme aşkına bırakması... İçinde aşk, başarı öyküsü, macera ve daha bir sürü şey barındıran şahane eser onlarca belki de yüzlerce yeni yazar, şair kazandırdı bana. Keyif keyif bir çırpıda okuyacağınız ve üzerine aldığınız notlara kitabı bitirdikten sonra ders çalışır gibi çalışacağınız eğitici bir kitap. Gözyaşları ve tebessümlerle herkese şimdiden iyi okumalar."


» 1-7 Temmuz haftasının kazananı, Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı kitabına yaptığı yorumla Emine Kinem Ercan adlı kullanıcımız oldu. Kendisini tebrik ediyor, 50 liralık hediye çekiyle arzu ettiği kitapları gönlünce almasını diliyoruz. 


» "2017 Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Kazuo Ishiguro’yu Beni Asla Bırakma ile tanıdım. Bu kitabı öyle bir his bıraktı ki sanki derin ve duygu yüklü dünyasına girilen kapısını size açmıyor sadece biraz aralıyor. Acelesi yok, tek bir kitapta tüm hünerlerini sergileme telaşı yok. Kendinden, hislerinden, aktarmak istediklerinden emin... Kesinlikle yalın bir dil... Yazarın karakteri bir yapboz ise, parçaları ancak diğer kitaplarını da okuyunca yerine oturacak gibi... Her kitabı ile ödüller alan Ishiguro’yu daha yakından tanıma vakti..."


» 24-30 Haziran haftasının kazananı, Rosalinde Bonnet'in'in İlk Kelimeler Kitabım - Evdeyiz adlı kitabına yaptığı yorumla Merve Çerkeşli adlı kullanıcımız oldu. 

» Her sayfada bebeğinize göstererek anlatabileceğiniz rutinler var, ister hikaye gibi anlatarak ister bulmaca gibi soru cevap yaparak çok şey öğrenilebilecek bir kitap. Nesne yoğunluğu o kadar çok ve karışık olmasına rağmen hiç sıkıcı değil. Renkleri şekilleri o kadar net ve güzel ki kızım zaten kitabını çok seviyor ama benim bile açıp bakasım geliyor. Bu gibi kitapların devamının gelmesini temenni ediyorum."


» 17-23 Haziran haftasının kazananı, Vüsat O. Bener'in Dost Yaşamasız adlı kitabına yaptığı yorumla Hasan Hüseyin Akkaş adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Tek sozcükten oluşan tümceler, devrim tümceler ve okurken öykünün içine dahil olmayı engelleyen kapalı anlatımlar. Cebelleşe cebelleşe okuduğum, bitirdikten sonra derin bir oh çektiğim ve buna rağmen iyi ki almış ve okumuşum dediğim, Türk öyküsünde sıradışı bir yapıt. Öykü yazmayı da denediğim için bu kitabın bakış açısı genişlettiğini ifade edebilirim. Vüs'at Bener öykücülüğümüzde zirvelerden biridir. En kısa zamanda Kapan isimli öyküsünü okuyacağım..."


» 10-16 Haziran haftasının kazananı, Gönül Çatalcalının İsimsiz adlı kitabına yaptığı yorumla Anjelika Diçko Bozoğlan adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Arka kapak yazısı ile dikkatinizi çekiyor kitap... Aslında baştan beri roman gizem unsurları ile sizi hemen içine çekiyor... Kitap akıcı ama giriş ve gelişme bölümleri sanki olması gerekenden biraz daha yavaş aktarılmışken; romanın sonu bir o kadar aceleye getirilmiş gibi... Benim için havada kalan konular oldu. Yine de sürükleyici bir roman ama biraz da kasvetli... ya da ben romanın son 100 sayfasını okuduğum gün (dün) önce Black Mirror'un Bandersnatch bölümünü izlemiş olduğum için o kadar kasvetli geldi, ikisi üst üste fazla... bilemiyorum. Sonuç olarak güzel bir olay örgüsüne sahip aslında, üzerine düşünülmüş bir roman. Belli bir yaştan sonra okunabilir.. Ben elimden çıkartacağım ama; kitaplığımda kasvetli kitaplar bulunsun istemiyorum :) Dediğim gibi olay örgüsü güzel, sürükleyici... İnsan en yakındakini aslında ne kadar az tanıyormuş, onun ispatı kitap..."Yaşamak direnmektir! Ölmektir hem yaşamak. Yaşamak zindanlarda, İnadına yaşamak."Bir de bendeki kapağı eski basım sanırım, geriyor insanı.. Şu an satıştaki kapak daha güzel :)"


» 3-9 Haziran haftasının kazananı, Jules Payot'un İrade Terbiyesi adlı kitabına yaptığı yorumla Gülizar Şahin adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "İradeye dair iç mekanizmalarınızı nasıl harekete geçirebileceğinize dair iyi bir kitap. Genç yaşta okunması gerekir ki 'keşke' lerimiz hiç olmasın...Okumak ve uygulamak bir arada olmalı elbette..."

» 20-26 Mayıs haftasının kazananı, Anna Kavan'ın Kartal Yuvası adlı kitabına yaptığı yorumla Oytun Oral adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Açıkçası Kafka benzetmelerine kitabı okuduktan sonra anlam veremedim. Zaten oldum olası benzetmeleri ve sınıflandırmaları sevmemişimdir. Anna Kavan dışa vurumcu bir yazar. Mükemmel kurgular yaratıp, şaşırtmayı biliyor insanı. Bunu yaparken de oldukça naif, hatta o kadar doğal ki, karakterin sanki kendisi olduğuna ikna ediyor sizi. Bu bağlamda illa birine benzetilecekse Zweig'a daha çok benziyor. Tabi gerçeküstücülüğü ve bilinç akışını da eklememiz gerekiyor. Buralardan yola çıkarak Virginia Volf'a kadar gidersiniz. Gördüğünüz gibi benzetme doğru değil. Her yazar kendine hastır. Uyuşturucu ile yakın arkadaşlığına girmeyeceğim. Zira yazılarında bu kadar iyi rüya tasfirleri yapmasını buna belki bağlarız. Ancak bu da umurumda değil. Netice itibariyle Anna Kavan müthiş bir yazar. Kültür dünyamıza katkıları yadsınamaz. Kartal Yuvasını da oldukça beğendim. Maalesef çok az eseri Türkçeye kazandırılmış. Umarım devamı gelir."

» 13-19 Mayıs haftasının kazananı, Herman Melville'in Katip Bartleby adlı kitabına yaptığı yorumla Ayşe Yayla adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Geçen sene Gogol'un Palto'sunu okuduktan sonra bir daha asla böyle bir tat bulamayacağımı düşünüyordum. Bu kitapta aylar sonra yeniden o tadı aldım: gözü yaşlı bir merhamet tadı. Katip Bartleby karakterini hep özdeyişi ile hatırlıyorum: 'Yapmamayı tercih ederim.' Kitabı okumaya ilk başladığımda Bartleby'nin bu özdeyişi sarf ettikten sonra makul istekleri yerine getirmeyi reddetmesi öyle ilginç geliyordu ki. Hikaye ilerledikçe şunu fark ettim, bizler ne kadar da çok tercih etmediğimiz şeyleri yapıyormuşuz. Bu noktada Bartleby karakteri müthiş bir farkındalık yarattı. İlkeli durmanın, tutarlı olmanın anlamını öğrendiğim karakterlerden biri oldu Bartleby. Bize yaptırıla yaptırıla artık çok normalmiş gibi görünen şeylerin akıl dışı olabileceğini hatırlattı. İrademizi kullanmayı, tercih etmeyi ve bunu baskı altında kalmadan yapmayı anımsattı. Velhasıl Katip Bartleby de kalbimde hatırası her zaman saklanacak olan güzel karakterlerin Akakiy Akakiyeviç'in, Meursault'nun, Turgut Özben'in, Bay C'nin yanına sırlandı."

» 6-12 Mayıs haftasının kazananı, Saniye Bencik Kangal'ın Korkma! İyi Bir Annesin adlı kitabına yaptığı yorumla Elif Erdoğdu adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Anne olduktan sonra kendi doğrularınızı ararsınız. Zaman gelir çıkmazda hissedersiniz kendinizi. Nasıl yapacağım, nasıl baş edeceğim, ne zaman konuşacak, ne zaman büyüyecek sorularının içinde döner durursunuz. Anneliğin kılavuzu olamaz ancak öyle zamanlar olur ki kendinizi sorgulamaya başlarsınız" acaba doğru mu yaptım" diye. İşte bu kitap tam da bu soruların cevabını size veriyor. Kesinlikle tekrar tekrar okuyacağınız, kafanızdaki her soruya çocuğunuzun doğduğu andan itibaren olan uzun süreçte cevap bulacağınız, sizi rahatlatabilecek, yol gösterebilecek nadir kitaplardan biri."

» 29 Nisan-5 Mayıs haftasının kazananı, Stephen King'in Yabancı adlı kitabına yaptığı yorumla Mustafa Arıkoğlu adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Bazı yazarlar vardır ki, kitaplarının yolunu gözlersiniz. King öyle koca bir dünya yaratmış ki, kendi türü içinde tür oluşturmuş. Genelde yazarların belli bir çizgisi vardır, beğenirsin ya da beğenmezsin. King'de ise bir duygu mozaiği var. Duygusaldan polisiyeye, fantastikten gerilime, korkudan psikolojiye... Tek vücutta 10 yazarın ruhunu taşıyor. Yabancı da bahsettiğim yolu gözlenen kitaplardan biriydi. Keşke ustanın kitaplarını okumak için bu kadar beklemek zorunda kalmasak. Yoksa 37 yaşımdan sonra İngilizce öğrenmeye kalkacağım. Kitaba kavuşmanın sevincine, Esat Ören gibi harika bir çevirmenin gözünden okuyacak olmak da ekleniyor. Kötü çevirmenler bizi çok üzdü çünkü. Biz palyaçolardan senin yüzünden korktuk ama palyaçolardan korkmayı seninle sevdik usta..."

» 22-28 Nisan haftasının kazananı, Hakan Günday'ın Kinyas ve Kayra adlı kitabına yaptığı yorumla Deniz Karakulak adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Okudukça kendinden bir şeyler buluyor insan. Yeniden hayata tutunmak istiyorsa insan bir iyileşme sürecinden çok bir yeniden doğuşa ihtiyaç olduğunu bağırıyor kitabın ikinci ve üçüncü kısımları. Kinyas ve Kayra'nın seçimleri her ne kadar farklı olsa da bir ortak noktaları var. Unutmak! Belki çekilen acılar unutulur ama, acı çekmiş olmak unutulmaz şeklinde bir aforizma okumuştum bir yerlerde. Doğruydu aslında, belki bir hastalığın çektirdikleri unutulur ama hastalığın kendisi akılda kalır. Bu yüzden unutma yolu seçilebilecek tek yol belki de.İyileşmek değil unutmak. Ölmüş birini iyileştiremezsin onu geçmişe gömmen gerekir. Okuduğum en sarsıcı aynı zamanda da fazlasıyla kendine bağlayan bir kitap. İlk birkaç gün midemin bulanmasını engelleyemedim ama zamanla alıştırıyor kendisine. Sevdiğim bir yazar, kitabı eline yeni alacaklara tavsiyem hazırlıklı olmaları sadece; kitapta kendilerini ve geçmişlerini yeniden keşfedecekler."

» 15-21 Nisan haftasının kazananı, Robert A. Johnson'ın Gölgene Sahip Çık adlı kitabına yaptığı yorumla Elif Nur Çelik adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Bir psikoloji öğrencisi olarak tamamen merakımın cezbetmesi üzerine aldığım bu kitabın tadı damağımda kaldı... Hayatın gündelik telâşı içerisindeyken toplumun normları yüzünden örtbas etmek için adeta bir sandığa koyup bunu evin en görünmez yerine sakladığım beni oluşturan tüm diger özelliklerimin, gölgemin farkına vardım bu kitapla. Aslında beni ben yapan şeyleri görmezden gelerek fark etmeden beni yok etme çabamı gördüm. Hayatımdaki denge için tüm sandığa kaldırdığım özelliklerin ne kadar gerekli olduğunu fark ettim. Hepimizin bazen "gölgeye kaçmayı" hakkettigimizi gördüm. Gölgenizi keşfetmeden geçirdiğiniz günleri telafi etmek adına bu kitabı muhakkak okumalısınız."


» 8-14 Nisan haftasının kazananı, Bonnie Thomas'ın Çocuklar için Yaratıcı Baş Etme Becerileri-3-12 Yaş Arası adlı kitabına yaptığı yorumla Burcu Çalışkan adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu: "Çocukların duygularını kontrol edebilmeleri için onlara yardımcı olmaya çalışan ebeveynler ve okul öncesi öğretmenleri için inanılmaz güzel bir kaynak. Yetişkinler için en zor şey çocuk gibi bakabilmek ve onları anlayabilmek. Bu kitap onların bakış açılarını daha kolay anlamamızı ve onlara yol göstermemiz kolaylaştırıyor içindeki uygulamalar ve görseller mükemmel. Kesinlikle tüm ebeveynler ve okul öncesi öğretmenlerinin elinin altında bulunması gereken bir kitap."


» 1-7 Nisan haftasının kazananı, Ayfer Tunç'un Aziz Bey Hadisesi adlı kitabına yaptığı yorumla Mine Aslan adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu:
"Bir anlık öfkeler, ömürlük umutlar, gururdan ödün vermeyen bir yürek, eğilmeyen inatçı bir baş, bir yaşama yayılan yanılgılar... Ayfer Tunç, zaaflarıyla, iyi yanlarıyla, acınacak halleriyle, acımasızlığıyla kanlı canlı, müthiş bir karakter yaratmış: Aziz Bey... Okurken ve sonrasında zihnimi kurcalayan en büyük soru, 'Şu, bir anlık öfke dediğimiz şey aslında bir anlık mı?' idi.Oysa pek bir anlık olmuyor öfkelerArkasında kapı gibi birikmişler birikmişler... Bu fırtınaya kapılmamak için ise yol haritası basit de uygulaması pek basit değil her zaman için.Velhasılıkelam, Ayfer Tunç’tan taş gibi sağlam, hem hayran bırakan hem düşündüren bir eser... Ama bilmiyordu ki vücudun ruha ihanet etmediği anlar pek azdır. Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır yer, içer, yaşar."

» 25-31 Mart haftasının kazananı, Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam adlı kitabına yaptığı yorumla Süeda Güzelordu adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu:
"Yıllar önce bir dersim için okumuştum ilk kez Aylak Adam romanını. Çok sevmiş idim. Çok sonra tek başıma Avrupada beş parasız gezerken bu kitap aklıma geldi. Bay C. gibi değildim bir evim yoktu hatta çoğu zaman sokaklarda yatıyor bir şehirden bir şehire gidiyor bazen parklarda aç karnına uyuyordum. Ama tam bir aylaktım sabahtan akşama kadar yürüyor, yürüyor, yürüyor ve yanımda sadece düşüncelerimi taşıyordum. Bazen yolda tanıştıklarıma bu kitabı anlatıyor ve kendimi aylak olarak nitelendiriyordum. Sonra aylaklıktan sıkılıp ülkeme döndüğümde ilk işim bu kitabı yeniden satın almak oldu. İnce ince okuyup aylaklığımı hatırladım. Aylaklığıma güldüm tıpkı C.'ye güldüğüm gibi. Bazen kendi duygularımızı bile fark etmeden insanları eleştirişimize güldüm. Sonra son sayfaya bir kaç şey karaladım. O kadarcık hakkı buldum kendimde. İşte o denli özel ve güzel kitap bence Aylak adam. Defalarca okunası hatta felsefesine özenilesi satır aralarına gülünesi."

» 18-24 Mart haftasının kazananı, William Golding'in Sineklerin Tanrısı adlı kitabına yaptığı yorumla Volkan Kalkan adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu:
"İngilizlerin Beelzebub dedikleri şeytanın Kutsal Kitap'taki İbranice adı 'Sineklerin Tanrısı' anlamına geliyor. Kitap da adını buradan alıyor. Kitabın bence 3 önemli karakteri; Ralph, Jack ve Simon. Ralph ile Jack, Freud'a göre zihni oluşturan temel kavramlardan ikisini, 'Ego' ile 'İd'i temsil ediyor. İd, zevk temelli hayvani duyguları; Ego ise kişiliğin dengeli, uyumlu ve düzenleyici tarafını temsil ediyor. İki karakterin kitap boyunca süren çatışmalarını, gerçek hayatımızdaki bazı durumlarda yaşadığımız iç çatışmalarımızla özdeşleştirebiliriz. Sanırım ünlü psikiyatr Jung, Jack karakterini değerlendirseydi; gölge arketipinin ego üzerindeki egemenlik kurma sürecini anlattığını söylerdi(Bir nevi Hitler'e dönüşmek diyebiliriz). Simon ise 'İsa arketipi'nin vücut bulmuş hali. Hz. İsa gibi yardımsever, özel, diğer karakterlerden üstün özellikleri olan bir karakter. Nitekim Simon da Hz. İsa gibi sembolik olarak çarmıha geriliyor. Golding bu eserinde insanın içindeki kötülüğü ve asıl canavarların içimizde olduğunu başarıyla anlatmış. Yani bu kitap ıssız bir adaya düşen bir grup çocuğun maceraları değil. Kesinlikle okunması gereken eserlerden."

» 11-17 Mart haftasının kazananı, Mihayl Bulgakov'un Köpek Kalbi adlı kitabına yaptığı yorumla Fatih Ercan adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu:
"En yalın halinde köpek-insan birleşimi, bir nevi Frankenstein türevi, biraz bilim kurgu esintili distopik bir okuma izlenimi verse de daha ilk satırlarda "kahramanımız" Şarik'in gözünden baktığımız hikayenin esasen çok farklı bir kurgu olduğunu görüyoruz. Çarlık dönemlerinden silkelenen SSCB'nin yeni yönetim tarzına, politik ve ekonomik değişimine, uyum sürecindeki halkın yaşamına dair bir bakış Köpek Kalbi. Hem de ince ince değil çok sert ve keskin bir üslupla bakış.. Bu eleştirel özelliği ile Bulgakov çok uzun yıllar yasaklı bir yazar olmuş ülkesinde. Ölümünden yıllar sonra eserlerinin özgürce yayınlanması ile 'Aslolan fikirler ve eserlerdir.' dedirtiyor adeta. Yazarı ölse de bir eser yıllar boyu varolmaya devam eder."


» 4-10 Mart haftasının kazananı, Albert Camus'nün Yabancı adlı kitabına yaptığı yorumla Emine Kinem Aslanca adlı kullanıcımız oldu. Kendisini tebrik ediyor, 50 liralık hediye çekiyle arzu ettiği kitapları gönlünce almasını diliyoruz. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu:
"Toplumun dayattığı birtakım kurallarda anlam arayan, sorgulamadan kabullenen o koca sürüye uymayıp, gereksiz nezaketi ve samimiyeti reddeden, kelimeleri har vurup harman savurmayıp, laf olsun diye konuşmadığı için garipsenen, kendini bir ayrıkotu gibi hisseden ama bir o kadar net, bir o kadar düz ve açıksözlü bir adamın hikayesi Yabancı. Anlatılanlardan çok anlatılmayan ama hissettirilenlerdi beni etkileyen. Fonda hep asılı duran o anlaşılamama hali... Kafasını bir an bile çalıştırmayı düşünmemiş, önüne konanı olduğu gibi kabullenenlerin, sorgulamayanların, görünenin arkasındakini merak dahi etmeyenlerin çoğunluk olup da, nadir olanı kıymetsizleştirip, yerden yere vurma gücünü kendilerinde bulabildikleri sisteme bir eleştiri niteliğinde bu eser... En çok zevk aldığım kitaplar, benimle uzun süre yaşayanlar.Günlerce hatta bazen çok daha uzun bir süre, satırlarını aklımdan geçirdiğim, üzerinde düşündüğüm kitaplar... Camus’nun Yabancı’sı da onlardan biri olarak kitaplığım ve zihnimdeki yerini aldı."

» 25 Şubat-3 Mart haftasının kazananı, Erlend Loe'nin Naif. Süper adlı kitabına yaptığı yorumla Volkan Deli adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu:
"The Times'ın kitap hakkında yaptığı yorumu sonuna kadar haklı bulabiliriz. Bu kitap tam olarak Çavdar Tarlasındaki Çocuklar kitabındaki Holden Caulfield gibi kendi halinde itirazları olan bir çocuğun, 25 yaşına geldiğinde hala naif kalması ve hala zamanın hızına ve gereklerine kendi halince itiraz etmesinin kitabıdır. Öyle ki, bu çocuk Homo Faber kitabının ana karakteri Walter Faber gibi olmak istemiyor diyebiliriz. Rasyonel ve ölçülebilir dünyanın, hızın ve hızda kaybolan her şeyin karşısında naif kalmakta diretiyor. Ne yapacağını bilmeyen ama soru sormaktan vazgeçmeyen ve hayatı küçümsemeyen bir karakterin kitabı. Erlend Loe bu kitapta bizi zamanın hızından ve bulanıklığından koparıp, 'büyümekte' ısrarcı olmayan bir gencin berrak dünyasına götürüyor."

» 18-24 Şubat haftasının kazananı, Stefan Zweig'ın Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat adlı kitabına yaptığı yorumla İsa Darakçı adlı kullanıcımız oldu. 

» Kullanıcımızın yarışmamızı kazanan yorumu:
"Zweig'ı enfes biyografilerinden tanıyanların birçoğu gibi ben de romanları ve uzun öykülerine nedense uzak durdum yıllarca. Son yıllarda Zweig'a olan teveccüh gerçekten sevindirici. Satranç'ı o kitapta anlatılanlara yakın bir haletiruhiye içinde okumuş biri olarak çok sevmiş hatta bizim yazarlarımızdan Reşat Nuri'ye, incelikli diliyle insanı anlamaya öncelikli iş edinmiş romancımıza, benzetmiştim. Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat'i okuyunca bu düşüncem biraz daha pekişmiş oldu. Zweig ile ilgili iki hususa değinmeden geçmek olmaz. İlki gerçekten iyi bir anlatıcı, merak duygusunu öldürmeden okuru anlattıklarının içine çekmesini başarıyor. İkincisi ise hikayelerinde derin bir yaşanmışlığın izleri mevcut, satıraralarına sinmiş aforizmalara bu gözle bakmakta yarar var. İnsan davranışlarının gerçek nedenlerine nüfuz etmek, yargılamadan önce anlamayı öğrenebilmek ancak bu türden kitaplarla öğrenebilir."

» 11-17 Şubat haftasınınkazananı Boris Pasternak'ın Doktor Jivago adlı kitabına yaptığı yorumla Gülnur Gürsoy Safi adlı kullanıcımız oldu. 

» Gülnur Gürsoy Safi'nin yarışmamızı kazanan yorumu:
"Tarih kitaplarında okuruz; Dünya Savaşı hangi yıllar arasında olmuş, Rusya'da devrim olmuş rejim değişmiş, ķaç kişi ölmüş... Bunlar sadece sayıdan ibaret istatiksel, siyasi, ekonomik sonuçları gösteren veriler. Savaşın insan hayatını ne kadar derinden etkilediğinin kitabı okuduktan sonra daha iyi anlaşılabileceğini düşünüyorum. Yazar yaşayabilmenin ölmekten zor olduğu bir dönemde çok büyük bir  coğrafyaya yaymış hikayesini. Gerçekten etkileyici... İnsanoğlunun nelere katlanabileceğini tasavvur etmek çok zor. Aynı zamanda çok güzel bir aşk hikayesi... Aslinda basit bir aşk değil, tutku da değil, daha çok bir bağımlılık, hasret ve sorumluluk, ihtiras, ihanet ve suçluluk... Bütün bu duyguları aynı anda hissedebiliyorsunuz. Yaptığım çıkarımsa doğrudan etkimiz olamayacak olayların (belki kaderimiz) değişmesini beklemek yerine zamana gereken değeri vermek, geçmişi değiştiremeyeceğimiz gibi geleceğe etkimizin beklenenden az olabileceğini de bilmek."

» 4-10 Şubat arasında düzenlenen yorum yarışmamızın kazananı, Jose Saramago'nun Bilinmeyen Adanın Öyküsü kitabına yaptığı yorumla Umut Durmaz adlı kullanıcımız olmuştu. 

» Umut Durmaz'ın yarışmamızı kazanan yorumu:
"Öyle görünüyor ki "Bilinmeyen Adanın Öyküsü"nde Saramago, doğu felsefesinin yegane kendini bilme-tanıma yöntemine edebi bir atıfta bulunarak okuyucuyu "kendinden dışarı çıkıp kendini bulmaya" çağırıyor! Bu vesileyle bir yandan edebiyatın felsefeyle işbirliğine tanık olurken diğer yandan, "Hu" çeken dervişlerin, düşüncelerini kıpırtısız izleyen budistlerin tüm bu gizemci çabalarının da nihai ereğini anlamış oluyoruz. "Bilinmeyen Ada", birçok insanın yaşamı boyunca varlığından dahi haberdar olmadığı, keşfedilmeyi bekleyen "bilinmeyen ben-gerçek ben"den başka bir şey değil. Bu ("gerçek benliğin keşfi"), aynı zamanda, dünyayı değiştirme-dönüştürme potansiyeline sahip tek ve biricik keşif!"




» Kampanya süresi boyunca https://www.idefix.com sitesinde üye girişi yapıp değerlendirme bölümüne herhangi bir kitap ile ilgili yorum yazan kullanıcılar arasından, en özgün yorumu yazan 1 kişi idefix.com'da kullanmak üzere 50 TL’lik hediye çeki kazanacaktır.

» Yarışmanın ayrıntıları için tıklayın.



x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız