12,55 TL
Standart Teslimat : 01 Temmuz - 04 Temmuz
100 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Yanık Saraylar Kitap Açıklaması

 


Sevim Burak'ın ilk kitabı Yanık Saraylar, 1965'te yayımlandığında yarattığı tartışmalar ve çektiği ilgiyle yılın edebiyat olayı sayıldı; Türk öykücülüğündeki modern yönelişler içinde ayrı bir yeri olduğu kabul edildi.

Azınlıkların, müzmin yalnızların, umutsuzların, bir köşede ölmeye çekilenlerin dünyalarını anlattığı bu kitabında da "Düşüne düşüne hayatının en hurda ayrımlarına kadar indi."

Sevim Burak, edebiyatında her zaman hayat üstüne derinlemesine düşündü, tek tek bireylerin dertlerini içeren ortak çerçeveler çizdi ve yaşamanın dehşeti üstüne odaklandı.



Sayfa Sayısı: 92

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Yorumlar

Bu ürüne yorum yapmak için giriş yapmalısınız

28.11.2006

"Ah Ya Rab Yehova"

Sevim Burak´la tanışmam, Selim İleri´nin "Kar Yağıyor Hayatıma" adlı anı kitabında, onunla ilgili yazdığı değerlendirmeler ve kişisel özelliklerine ilişkin anekdotlardı. Özellikle Selim İleri´nin "edebiyatımızın primadonnası", dediği yazarın bir kitabını okumak benim için farz olmuştu. O yüzden, Türk Edebiyatı'nda görülmemiş özgünlükteki bir üslupla yazılan bu öykü kitabını alıp okudum. Kitabın daha ilk sayfasını açar açmaz farklı bir yazım tekniğiyle karşılaştığımı anladım. Tek sözcükten oluşan cümleler, kısacık tasvirler, parça parça anlatımlar ve büyük harfle yazılmış alt alta sıralanan ifadeler. Anlatımın keskinliği ve bir çırpıda anlam kazanan betimlemeler. Hiç bu kadar etkilenmemiştim. Bir oturuşta kitabı bitirmiştim. Yanık Saraylar´ı kitaplığımdaki yerine koyarken hissettiklerim gerçekten çok karmaşıktı. Aktarılan öykülerdeki karakterlerin çoğu, Rum ya da Yahudi kökenli genellikle de Kuzguncuk´ta yaşayan insanlardı. Zaten yazar da Kuzguncuk´ta doğmuş ve yaşamış biriydi ve kitabın ileriki sayfalarında, yaşadığı mahalleyi ve insanlarını nasıl da derinden kavrayıp anlattığını görmüş oluyorsunuz. Öyle ki anlatılan kişiler, en uç yalnızlıklarda savrulup giden ve içinde bulunduğu durumu dolambaçsız ama sert bir şekilde ifade eden kişiler olmaktaydı. Çekilen bir acı var; bu acı anlatıcının kesik kesik bilincini ve hayatı sorgulayış tarzını açığa çıkarıyor. Her şeye rağmen bir direnç de gösteriliyor, yaşanılan onca acının karşısında. Fakat bu direnç ne kadar kuvvetli olsa da insan acının katlanılmaz boyunduruğu altına giriyor en sonunda. Yanık Saraylar´ı önemli kılan bir başka ayrıntı da; İstanbul´da yaşayan azınlıkların içsel durumlarını, psikolojik gerilimlerini ve günlük koşuşturmacalarını yalın ama vurucu bir dille anlatması. Bu kitapta en çok etkilendiğim ve sevdiğim öykü, "Ah Ya Rab Yehova" dır. Yazarın annesine ithaf ettiği bu öykü, ilk cümlesinden itibaren sizi etkisi altına alıyor ve Bayan Zembul Allahanati´nin ne tür sanrılarla ve acılarla hayatını kaybettiğini adım adım ilerleyerek anlamaya ve hissetmeye çalışıyorsunuz. Ardından Zembul Allahanati´nin kocası Bilal Bey´in not defteri çıkıyor karşımıza. Günü gününe yazılan bu notlar, Bilal Bey´in genellikle günlük işlerini içeriyor. İşin ilginç yanı hem öykünün başında Bayan Zembul´un hem de Bilal Bey´in notlarının başladığı yerde doğum ve ölüm tarihleri belirtilmiştir. İlkin pek dikkat edilmez buna. Ama öykünün sonlarına doğru can yakıcı bir olayla bağlantılı olduğu anlaşılıyor. Öykünün anlatım tekniği, birinden ötekine sıçrayışlarla oluşmuş, bir yerinde oldukça karmaşık betimlemeler varken diğerinde gayet sade bir anlatım tercih edilmiş. Tam bir kaosu andıran bu anlatış, öykünün sonunda şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı bir şekilde birbirlerine bağlanıyor. Geriye, zihnin gelgitlerle allak bullak olduğu ama bu keşmekeşin içindeki saklı kalmış benlik acılarını gözünüzün önüne getirebildiğiniz bir harikulade öykü lezzeti kalıyor. Gerçekten de Sevim Burak, öyle bir öykü atmosferi yaratmış ki sayfaların içine mıhlanıp kalıyorsunuz. Kitabı kapatmaya yanaşmıyorsunuz bile. Hala öykülerden parça parça ifadeler herhangi bir zamanda aklınıza gelebiliyor. Belki de çok geç keşfettim "Yanık Saraylar" yazarını. Belki de öncelikle Selim İleri´ye teşekkür etmeliyim Sevim Burak´la tanışmamı sağladığı için. Herkesin, tüm edebiyatseverlerin Sevim Burak´ı ve onun müthiş eseri Yanık Saraylar´ı okumasını tavsiye ederim.  

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.