4/5 - 25 Kişi Yorum Yap, Kazan!
25,84 TL
34,0 TL %24
- Teslimat Seçenekleri -
Hızlı Teslimat : 18 Ekim
Standart Teslimat : 19 - 21 Ekim
Standart Teslimat’ta 60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


Peyami Safa'nın son romanı Yalnızız, engin ruh tahlilleri ve kendi türünde açtığı çığırla onu yalnızca Türk edebiyatının değil, Dünya edebiyatının zirvelerine taşımış şaheseridir. Peyami Safa'nın diğer bütün romanlarında olduğu gibi Yalnızız romanında da doğu-batı, madde-mânâ, ruh-beden, idealizm-materyalizm gibi ikilemler üzerinde durularak, aynı evde yaşadıkları hâlde birbirlerinden oldukça farklı mizaç, düşünce ve insan ilişkilerine sahip aile fertleri üzerinden ruhunu arayan bir toplum resmedilir. Bireysel ve toplumsal kimliklerimiz arasında, bilhassa Batılılaşma hareketlerinden sonra ortaya çıkan uyumsuzluğun yarattığı sıkıntılar, kalabalıklar içinde milyonlarca "yalnız"ın peyda olmasına sebep olmuştur. Yalnızız; sıra dışı kurgusu ve bir üst kurmaca metin olarak romanda kendine yer bulan ütopya ülkesi Simeranya ile yarım asırdır Türk edebiyatının en çok okunan ve sevilen romanlarının başında geliyor.
(Tanıtım Bülteninden)


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 416

Baskı Yılı: 2016


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 307

Baskı Yılı: 1996


Dili: Türkçe
Yayınevi: Ötüken Neşriyat

 

Puanlamalar

%87,5
%8,3
%0
%0
%4,2
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

25.04.2019

Freudyen Türk kalem

  Peyami Safa'dan üstat diye bahsetmişlerdi. Merak edip "Bu bir abartı mı yoksa denildiği kadar var mı?" diye okumaya başladım. Kitabı bitirdiğim de ise 'üstat' sıfatının az bile kaldığını fark ettim.  Kişi tahlilleri, olay gözlemleri, çıkarımlar... En az Dostoyevski, Zweig, Victor Hugo gibi isimler kadar başarılıydı. Hayır abartmıyorum. Rüzgarın dalları uçuşturduğu gibi, olayların akışı ve karakterleri yansıtışı sizi oradan oraya savuruyor. Tahlillerin ağırlığından kendinizi alamıyorsunuz. Romandaki kişilerde mutlaka çevrenizden birilerini görüyor hatta onları siz de değerlendiriyorsunuz.  "İnsanın ölçüsü arzularıdır." diyor romanda. Tabii ki buna benzer ifadeleri felsefe tarihinde görebilirsiniz fakat romanın yapısıyla birleştiğinde bu sözün adeta 'kanıtlanmış' olduğunu duyumsayabilirsiniz.   Kitabın sonunda ise sizi buhrana sokuyor. Etkisinden tam 1 hafta çıkamamıştım. Hem çevreniz hakkında farkındalık yaratması adına hem de yaşınız kaç olursa olsun 'olgunlaşmak' adına okunmalı. Şiddetle tavsiye ediyorum bu Türk üstadı.

03.03.2010

.

Dili biraz ağır olan bir kitap.
Fakat zevkli.

14.03.2007

Arşı geç, ferşi atla, sidreyi aş

Biraz şüphe, biraz tereddüt, ruhu kökünden yakalayan kurtulmaya çalıştıkça elini kolunu bağlayan bir melankoli. Karakter tahlillerinin başarısı sayesinde ete kemiğe bürünen yitik, eğilmiş, ya da emekleyen kimlikler.<br>
İnsan ruhunu anlamadan atomu izah etmek mümkün değildir anlayışında atomu dahi parçalara ayırmaya yetecek nitelikte iç geçirmeler, arzular, isyanlar, karşılıksız, katışıksız  bir o kadar da hayvani duygular.<br>
Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Peyami Safa'nın insan psikolojisi ve ruh çözümlemelerindeki gösterdiği eşsiz başarı neticesinde ortaya çıkardığı bu yapıtında kalabalıklar içerisinde hissedilen o müphem duyguyu anlamaya yönelik bir uğraş bizimkisi. Ustaca işlenmiş Samim karakterinin dile getirdiği soruların yansıması içimizdeki saçma sapan cevaplar. Ne itiraf edebiliyoruz kusmuğumuzu ne de içimizden atabiliyoruz. Bir hayvan fikrinde akla gelenler bir bebek algılayışında önemsiz ve geçici. Yalnızlıktan korkuyoruz.<br>
Dokuzuncu Hariciye koğuşunda işlenen bedeni ve ruhi hastalıkların o dayanılmaz buhranından Fatih-Harbiye de ele alınan ve insanı çılgına çeviren tercih yapma ikirciği, Bir Tereddüdün Romanında apaçık ortaya çıkan ruhu atalete sevk eden tereddüt illeti, Matmazel Noraliya'nın koltuğunda kıskıvrak bükülen pişmanlık duygusu bir araya geliyor ve bu muhteşem eseri meydana getiriyor.<br>
Peyami Safa'nın romanda kendini bağdaştırdığı Samim karakterinin ortaya attığı Thomas Moore'un ütopyasına model olabilecek olgudaki simeranyayı işlerken ortaya çıkan sosyal gerçeklik anlayışıdır bir anlamda bu muhteşemlik. Sami'in cevabını veremediği bir aşkla bağlandığı Meral karakterinin nefes alırken hissettiği yaşam duygusundan utanırken bir anda yaktığı bir sigarayla bu utancından çarçabuk vazgeçmesinde gösterdiği dirayettir belki de. Ya da dünyaya zevk penceresinden bakan çatısız Besim karakterinin acizliğinde gösterdiği iradedir gözümüzde büyüyen. Ama yine de insanı olması gereken mertebeye yönlendirecek düşünceler bütünüdür hepsi. İster olumlu ister olumsuz. Bir uyarı aklı selime seslenen. Ey insan tarihin hiçbir devrinde kendine bu kadar yabancı bu kadar hayran ve bu kadar düşman olmadın diye haykıran. Mercek altında incelenen hiçbir şeyin senin ruhundan daha fazla önemi yok diye sızlayan. İhtiyaçlar hiyerarşisine konulan benliğin piramidin tepesinde ise temelinde yatan acaba ne denli sağlam diye soran. Asıl amacın cevabı bulmak olmadığı bir kavram kargaşasında öne serilen lime lime edilmiş parçalarından sonuca gidilen ve başlangıca yılan zehri zerk eden tahliller. Kendinden nefret eden insanın sıkıntısı içerisinde uyguladığı mantıksız davranışlar sonucunda ortaya çıkan evrensel yalnızlık. Bulaşıcı hastalık mahiyetinde ele alınan her yüzde her cümlede her eylemde kendine yer edinen yalnızlık. Dost sohbetlerinde panayır şenliklerinde huzur saatlerinde için için beslenen yan odadan gelen seslere bakmaya cesaret edemeyen korkaklıktan yüz bulan yalnızlık. Yalnızım dedirtmeyen halinden memnun hormonunu alabildiğine salgılatan kontrolü imkansız kolektif şuursuzluğa büründüren yalnızlık. Üstün insana ket vuran hatta onu alnının ortasından vurup Nietzche'yi ağlatan yalnızlık. Benliği itirafsız bir yaşam döngüsünün irin akan kollarına yatıran uykudan uyanmasın diye ninniler okuyup kan emziren yalnızlık.<br>
Bir silkiniş gerek bize. Tolstoy'un beşere avazının çıktığı kadar bağırmaktan bir an olsun erinmeyip satır satır tümce tümce ruhundan kattığı bir diriliş felsefesi gerek bize. Ayan beyan ortada öylece duran derinlik bize ne ifşa ediyorsa göstermemek için kılı kırk yaran bütün engelleri, kafadan çekip alınan bitler gibi, yanan elbiselerden bir çırpıda kurtulur gibi ortadan kaldırmakla başlanacak bu süreç ne şekva dinleyecektir ne de debdebe.
Arşı geç, ferşi atla,sidreyi aş<br>
Gör ne var maverada ibrethiz.<br>

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız