İlk Baskı Yılı : 2004

Sayfa Sayısı : 312

Dil : Türkçe

Karısını Şapka Sanan Adam, Renkkörleri Adası, Sesleri Görmek ve Uyanışlar gibi kitaplarında insanların, hastalıkların ve fizyolojik durumların hikâyelerini anlatan Oliver Sacks bu sefer okuru bambaşka bir yolculuğa çıka ... Tamamını gör

Tükendi

Ürün geçici olarak temin edilememektedir

Kitap Açıklaması


Karısını Şapka Sanan Adam, Renkkörleri Adası, Sesleri Görmek ve Uyanışlar gibi kitaplarında insanların, hastalıkların ve fizyolojik durumların hikâyelerini anlatan Oliver Sacks bu sefer okuru bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor ve sayıların, renklerin, elementlerin, metallerin, ışığın, Mendeleyev'in bahçesinden geçirerek kimyanın sihirli dünyasına götürüyor.

Bilime adanmış hayatların -Sacks'in kendi ailesinin, Curie'lerin, Scheele'nin, Davy'nin, Dalton'ın ve daha pek çoğunun- yanında, bir çocuğun gözünden İkinci Dünya Savaşı'nı okumak isteyenler için...



Sayfa Sayısı: 312

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

 

Puanlamalar

%66,7
%33,3
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
Kimyasal Bir Çocukluğun Tanıklığı

Oliver Sacks, yıllar önce bir kitapçıda "Karısını Şapka Sanan Adam" adlı kitabıyla karşılaştığımda, mesleki açıdan dikkatimi çeken, sıradışı vakaların öykülerini yazan bir nörologtu. Giderek yalnız vakaların sıradışılığı değil, Sacks´ın yazarlığı da dikkatimi çekmeye başladı. Bu kitaptan sonra ise, ne yazarsa yazsın okuyabileceğim iyi bir yazar aynı zamanda.<br>
Sacks yalın ve içten anlatımıyla bize hiç de sıradan olmayan bir çocukluğun anılarını sunarken tarihin ve bilimin de kapılarını aralıyor. Bizi kendi geçmişinin üzerinden yepyeni bir dünyaya götürüyor. Yaşadığımız dünyayı oluşturan elementlerin hikayelerini, bunları öğrenirken yaşadığı coşkuyla birleştiriyor. Öyle dopdolu, öyle meraklı bir çocukluk geçirmiş ki; insanda çocukluğa özlemle birlikte, doğrusu biraz da kıskançlık duygusu yaratıyor.<br>
Kitabın ismiyle ilgili biraz bilgi vermenin yararlı olacağını düşünüyorum. Tungsten, yazarın çocukluk yıllarında, özellikle aydınlatmada kullanılmaya başlanan ve birçoğumuzun ´wolfram´ olarak bildiği oldukça sert ve ağır bir metal. Küçük Oliver´ın en sevdiği dayısı da tungstenle çalışan ampuller üretiyor ve bu elemente neredeyse aşık. Bu nedenle dayısına bu ismi takıyor. Oliver, dayısının da yardımıyla kimyayla daha çok ilgilenmeye başlıyor. Hatta evde küçük bir laboratuar kurup deneyler yapıyor. Dünyayı oluşturan maddelerin özellikleri, bu özelliklerin şaşmazlığı ve elementler arasındaki düzen onu büyülüyor.<br>
Kitabı ilk okuduğumda, ben de, artık temel kimyada o günkü kadar ilgi çekecek hikayeleri olan keşifler olmasa da, kendime bütün bu karmaşık hayatın içinde, hatta belki en temelinde, yeni ve yalın bir dünya bulduğumu düşündüm. O günden sonra da kimyayla ilgili birçok başka kitap okumamı sağladı bu kitap. Şimdi, işte tekrar elimde ve Sacks´ın o zekice, çocuksu anlatımını okumak yine çok büyük bir keyif veriyor.<br>
Yalnız bilimle ilgileneler ya da anı meraklıları için değil, herkes için ilgi çekici birçok yanı var bu kitabın.