Stokta Yok

Ürün geçici olarak temin edilememektedir

Kitap Açıklaması


Hipnotize edici bir roman, bizi bir kez daha Çavuşesku'nun Romanyasına götürüyor. Klostrofobik bir fabrika, bir çiftçi kasabası, açlık, intihar ve duman çevresinde örgüsünü oluşturuyor. Çingeneler ve gizli polis dışında hiç kimsenin çok fazla bir umuda sahip olmadığı bir "totaliter" kasabada çiftçiler çok yer, çok içerler, çünkü her şeye sahiptiler; az konuşurlar, çünkü çok şey bilmektedirler.Herta Müller "bir" ülkenin maddi ve varoluşsal güçlüklerini şimdiye kadar hiçbir yazarda görülmeyen benzersiz bir şiirsel gerçeklikle yazıya geçirirken çağdaş bir Rabelais'ye dönüşüyor. Herta Müller için "güneş kızgın bir kabak"tır; ele batan "iğnenin anası dünyadaki bütün iğneleri doğurmuş olan en eski iğnedir", kavaklar yeşil bıçaklara benzer, ölüm ise "birkaç günlük"tür. Bürlesk olarak da tanımlayabileceğimiz bir ortamda, dikkatler yavaş yavaş biri öğretmen, öteki mühendis olan iki arkadaş üzerinde yoğunlaşır. Kahramanlardan biri bir polis şefine aşıkken öteki bir çingene müzisyenle olan ilişkisi nedeniyle soruşturmaya uğramaktadır.Eleştirmenlerin de belirttiği gibi "Almanca edebiyatta benzeri bulunmayan" bir yazarın ürünü olan Tilki Daha O Zaman Avcıydı'yı herhangi bir roman türüne sokmak kolay olmasa da onu bir "dedektif romanı" olarak tanımlarsak yanlış yapmış olmayız. Romanın bir başka çarpıcı yanı da yüreğin vuruş temposuna benzeyen yazılış ritmi.Yürekteki Hayvan'dan (Telos Yayıncılık, 1997) sonra Tilki Daha O Zaman Avcıydı ile çağdaş romanın keşfine çıkan okurun önünde roman sanatının yepyeni bir ufku açılıyor...



Sayfa Sayısı: 228

Baskı Yılı: 1998


Dili: Türkçe
Yayınevi: Telos Yayıncılık

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Edebiyat bağını cinler basmış, gördün mü?
Adnan Özer

Herta Müller’in bu yılkı Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldüğü açıklandıktan sonra gırgır işler olmuş. Onlardan birini aktarayım: Bir gazeteci eleştirmenin birine telefonda soruyor, ‘ödülün böyle takdir edilmesini nasıl karşıladınız’ gibisinden.  Eleştirmen, sağır duymaz uydurur misali, ya da fırlamalığından, Herta Berlin mi..? O mu kazanmış Nobel’i?!” diyor.

Şükür ki bu matrak olay Almanya’da vuku bulmuş. Benzeri bir şekilde bizde yaşansaydı seyreyleyin gümbürtüyü. Hoş yazarlarımız arasında ismi bizim  futbol takımlarımızdan birini çağrıştıranı yok. Rahmetli Can Babamız (Can Yücel) Erol Toy için, “Bu bizim Erol Toy da kendini Erol Tolstoy zannediyor,” derdi. O ayrı bir tuluat. Benzer bir hınzırlığı Borges yapmıştı, Cervantes Ödülü’nü paylaştıkları Gerardo Diego için. Hazret ‘ortak kurbana girmiş’ olmaktan bozulmuş olmalı -bi.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%100
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

04.01.2016

hayret doğrusu

kitap bugün elime geçti ve dış görünüşüyle keyfimi kaçırmaya yetti.

burada gösterilen kitap kapak sayfasına ilaveten kapak sayfasının ortasında çirkince ve kocaman 2009 Nobel Edebiyat Ödülü yazıyor.

ilk olarakÿ; idefix bu sitede gösterdiği kapak sayfası ile gelen kitabın kapak sayfası farklı. böyle olduğunu bilsem almazdım kitabı. aldığım kitabın üzerinde böyle bir yazı olmasını istemiyorum çünkü.

son olarak, telos yayıncılıktan ilk defa kitap alıyorum ve kapak sayfasını berbat edecek şekilde 2009 nobel edebiyat ödülü yazmaları gerçekten içler acısı. Bu yazıyı illa yazmak istiyorlarsa kitabın daha uygun bir kısmına ve daha mantıklı ölçülerde yazabilirlerdi.

;
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız