Stokta Yok

Ürün geçici olarak temin edilememektedir

Kitap Açıklaması


Günümüzde bütün dünya 1960'larda ortaya çıkan yeni arayışların ve uygulamaların ters yüz edildiği ve inkara uğratıldığı muhafazakar, sığ, yeni bir dönemin içinden geçiyor. II. Dünya Savaşının yıkım ve karamsarlığından çıkışı temsil eden umut dolu 1960'lar, dünyanın birliği açısından çeşitli eğilimlerin bir arada yer aldığı, kesiştiği bir buluşma noktasıydı. Bu dönemde tartışmalarda öne çıkan aydınlar, öncü örgütlenmeler ve yayınlar konu ve içerik itibariyle toplumun geniş kesimlerince sahip çıkılan genel bir dünya görüşünü oluşturuyordu. Ancak 1960'ların umutlu, kimi zaman şövalyece ve romantik, sosyalizm, modernleşme, İslamiyet, sol-ulusçuluk, ATÜT açıklamaları ve arayışları sonuçsuz kalarak söndü. Sosyalist devrim, milli demokratik devrim, azgelişmişlik, emperyalizm, bağımsızlık, eşitlik, özgürlük tartışmaları sosyalist ve kapitalist bloklar arası cepheleşme içinde yer almaya dönüşerek gerçek arayışlar olmaktan çıktı. Siyaset, Batı içi bloklar arası çekişmeye dayalı bir çerçeve içine sıkıştı. Arayışların sonuçsuz kalması, tükenmesi sadece tartışma konularını değil, geçmiş-bugün-gelecek arasındaki bütünlük ve süreklilik algısını da parçaladı. Bunun sonucunda reel belirsizlik ve darlaşma genel geçer hale geldi. Batı içi ikiliğin getirdiği sınırlılıkların eleştirisi daha geniş birlikteliklerin önünü açan genel bir tarih anlayışına dönüşme seçeneği olmaktan çıktı; verili gerçekliğin, gündelik yaşamın ve bugünün yüceltilmesine ve darlığına dönüştü. Yeni dönemde, 1960'lı yıllar boyunca öne çıkan arayışların ve tartışmaların yanılgılarına, açıklamaların geçersizliğine kanıtlar bulmak hiç de zor değildi. II. Dünya Savaşının getirdiği karamsar yenilgi psikolojisine geri dönüş artık sadece Batı için değil Doğu'yu da kapsayacak biçimde genişledi. Sovyetler Birliği'nin tasfiyesi ve ABD'nin dünya egemenliğinin pekişmesi liberalizmin zaferi olarak tanıtılarak bir "özgürleşme" imkanı olarak yüceltildi. XIX ve XX. yüzyılın toplumsal mücadelelerinin ve teorik birikiminin kesiştiği otorite-iktidar karşıtı 1960'lar yıkıcılığın ilk dalgasını oluşturmakla birlikte, geriye çekiliş safhasında yeni dünya düzeninin de önünü açtı. Küre-muhafazakarlaşmanın beraberinde getirdiği darlık ve taşralaşma ABD'nin kendi dünya egemenliğini küreselleştirdiği, Doğu ile ilişkilerindeki denetiminden şüphe duymadığı bir dönemde ortaya çıktı ve bütünsel dünya görüşlerini önemsiz kıldığı gibi bugünü, verili gerçekliği mutlaklaştıran teslimiyetçi kendiliğindenliği ve belirsizliği de yaygınlaştırıp küresel çapta, yaygın bir temsil krizine yol açtı..
-Ertan Eğribel - Ufuk Özcan-
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 264

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğu Kitabevi

 

Puanlamalar

%0
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.