3,5/5 - 1 Kişi Yorum Yap, Kazan!
15,05 TL
21,5 TL %30
- Teslimat Seçenekleri -
Standart Teslimat : 18 - 20 Kasım
Standart Teslimat’ta 60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


“Artık hiçbir ıstıraptan ve azaptan korkmuyorum. ‘Nöbet saatin geçti, artık dinlen,’ diyecek ölüm borusu çalıncaya kadar insanlık vazifemi yapacağıma sana söz veriyorum Kâmuran. Ve bunu söylerken aşkımızın şimdi muhafızı olmaya lâyık olduğumu hissediyorum. Allaha ısmarladık, Kâmuran! Sana ithaf ettiğim ömrüm, bu Son Eserim['in] herhangi şaheserden fazla sana lâyık olduğuna eminim.”
Halide Edib Adıvar'ın 1913 yılında Tanin gazetesinde tefrika edilen romanı Son Eseri, yazarın erken dönem yapıtları arasında yer alıyor. Roman, 'Bence yazmak, yaşamakla bir. Tıpkı baharda yapraklanan ağaçlar, tomurcuklanan çiçekler gibi,' diyen ünlü romancı Feridun Hikmet'le genç kadın ressam Kâmuran'ın ümitsiz aşkını anlatıyor. Feridun Hikmet, karısını elinden aldığı Asım Bey'in, Kâmuran'ın ağabeyi olduğunu öğrenince önce içine kapanıyor, ama sonra aşkın coşkusu galip geliyor. Son Eseri, sağlam psikolojik çözümlemelerle dolu, önemli bir roman.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 207

Baskı Yılı: 2016


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 160

Baskı Yılı: 2008


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

“Kadının ebedi zavallılığına” karşı, bir zarif Kalp Ağrısı
Oylum Yılmaz

Ne “Handan” ne “Ateşten Gömlek”, ne “Vurun Kahpeye” ne de Sinekli Bakkal... Televizyon yapımcıları Halide Edip Adıvar’ın dizi film yapmak için en uygun romanını seçmişler, yani Kalp Ağrısı’nı. Zira literatürde yazarın son tutkulu aşk romanı olarak geçer Kalp Ağrısı. Ve dizinin tanıtımları yavaş yavaş dönerken ekranlarda, romanın kendisi de yeniden basılarak okuruyla buluşur...

.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Sabit Fikir

Özyaşamöyküsünün özünde bin hüzünlü kurgu: Türk kadınının moderniteyle imtihanı
Oylum Yılmaz

Türkçesi özyaşamöyküsü ancak yabancı kökenlisini kullanmak genel tercihimiz: Otobiyografi... İnsanlığın bireyleşme sürecinin önemli bir parçası otobiyografiler. Benlik bilincimiz geliştikçe otobiyografiler kaleme almaya başlamışız, yaşamöykülerimizi yazdıkça bireyselleşme sürecini tamamlamışız. 19.yüzyıldan itibaren romanla atbaşı gitmiş kişisel yaşamöyküleri. Ancak bugün dönüp geriye baktığımızda romandan farklı olarak otobiyografilerin işlevsel bir yönü de ortaya çıkmış: Tarihe ışık tutmak. Ancak hangi tarih, kimin ışığı, diye sorduğumuz noktada, bir yığın çelişik, çapraşık saptamalarla karşılaşmışız. Yaşamöyküsünü yazmak kolay değil, kişinin kendisiyle gerçek anlamda yüzleşmesinden daha zoru mu var...

.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%0
%100
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız