3,5/5 - 12 Kişi Yorum Yap
36,18 TL
54,0 TL %33
- Teslimat Seçenekleri -
Hızlı Teslimat : 03 Haziran
Standart Teslimat : 05 - 08 Haziran
Standart Teslimat’ta 100 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


2020'li yıllar... Postnişinde Yüce Pir'in oturduğu Yeni Dünya Düzeni tarikatı iktidarını hızla güçlendirmektedir. Tarikatı oluşturan vasıl, salik, mürid ve talipler, "Son Hakikat" dedikleri dünya görüşlerini gezegenin bütününe tebliğ etmekle yükümlüdürler. Dünya halkları ya "Tekleşmiş Varoluş"ta eriyecekler ya da genleri yok edilmek suretiyle mutlak bir biyolojik ölümle karşı karşıya bırakılan Sömürülmezler'in ve Lanetliler'in kaderini paylaşacaklardır. Postmodern Faşizm. "Tek bir dünya, tek bir devlet, tek bir bayrak!" sloganıyla özetlenen çağdaş değerlerini, evrensel medyanın tüm olanaklarını kullanarak dayatır. Yüce Pir'in Kutsal Koalisyonu ile baş edebilecek tek bir güç vardır: Schrödinger'in Kedisi. Erwin Schrödinger'in kedisi, yeni fiziğin maskotudur. Aynı anda ölü ve diri olabilmek gibi akıl almaz bir bilimsel gerçekliği temsil eden Schrödinger'in Kedisi. Yüce Pir'in ve onun Kutsal Koalisyon'unun önündeki tek engeldir. Bu karşın, Schrödinger'in Kedisi bir bilim-kurgu romanı değildir. Tersine, 1950-2035 yılları arasında yaşayan Çankırı doğumlu psikoterapist İmre Kadızade'nin yıldızların İblis'i recmetmekte kullanılan taşlar olarak göründükleri bir ortamdan, 21. Yüzyıla, yeni fiziğe, kaos teorisine, saçaklı mantığa uzanan zihinsel cenklerinin hikayesidir.

"Alev Alatlı'nın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı dev romanı, ülkemiz edebiyatındaki ilk çaplı 'Anti-Ütopya' özelliğini altını çizdirecek bir tonlamayla okurun ve düşünebilen Türk insanının ilgisine sunuluyor. Bir gerilim romanının tempo ve heyecanını bir an bile elden kaçırmadan, ülke olarak neden ön-insanlar aşamasında kaldığımızın çözümlemelerini yapıyor, acımasız gerçekleri birer tokat gibi yüzümüze çarpıyor... Schrödinger'in Kedisi'ni tokat yemekten bitap düşmüş, yenik fakat dersler almış bir insanın bilgeleşmiş, külçelişmiş, felsefeyle kutsanmış ağırbaşlılığıyla bir kenara bırakırken, kendi yaşamınız ve ülkenin acınacak hali üzerine bin bir ant içerek yeni günlerinize başlıyorsunuz. 20. yüzyılın acılarla dolu yaşamında yer almış her Türk aydının muhakkak okuması gereken görkemli bir yapıt.
Schrödinger'in Kedisi"
(Arka Kapak)



Sayfa Sayısı: 708

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları

 

Puanlamalar

%66,7
%8,3
%0
%0
%25
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap

13.09.2006

Yeni Düzende Bir Kayıp Talip

Eski terapist İmre Kadızade artık bir "Talip" olarak Yeni Dünya Düzeni’nin Adrianople Islahhanesi’ndedir. Onu bu noktaya getiren gelişmeler aslında, Türkiye’nin (kitabın deyişiyle "Eski Türkiye"nin) 80’ler ve 90’larda yaşadıklarına bir ayna tutmaktadır. Apolitize olmuş bir neslin nasıl oluştuğunu anlamak, 80’ler ve 90’lar Türkiye’sine her perspektiften eleştirel bir bakış açısıyla bakabilmek, geleceğe dair karamsar ama bir o kadar da gerçekçi bir öngörüyü paylaşmak, bilimle dini - olumlusuyla ve olumsuzuyla - aynı potada eritmeye çalışan güçlü ve korkusuz bir aklın yazdıklarını okumak isteyenler için bulunmaz bir derya Schrödinger’in Kedisi Kabus. Bir yandan da "ya-ya da", "siyah-beyaz" ayrımlarına sonuna kadar inanmış ve gri alanların varlığından bihaber yetiştirilen bir neslin önüne alternatif olarak sunduğu kuantum fiziği ile Alatlı, sanki romanın her noktasında "Yeni Dünya Düzeni"ne bir alternatif oluşturabilecek yegane çözümün "hem-hem de" kavramından güç alan yeni bir bakış açısında olduğunu hissettiriyor okuruna.
<br>
Bu kitabı okuyup da Alatlı’nın her sözü, her iddiasıyla aynı fikirde olmak zorunda değilsiniz. Çünkü kitap zaten o kadar çok fikirle dolu ki, her biriyle hemfikir olmak, şahsi bir dünya görüşüne sahip olmamakla eşdeğerdir diye düşünüyorum. Ancak yine de bence Türkiye’nin genç entellektüellerin mutlaka okuması gereken bir kitap Schrödinger’in Kedisi Kabus. "Farklı düşünebilmek"; felsefe, bilim, din gibi sanki birbirinden katı çizgilerle ayrımlanabilecekmiş gibi konumlandırılan kavramlara birbirleriyle yoğrulmuş, birbirlerinden güç alan kavramlar gibi bakabilmek becerisine sahip bir yazar bence Alatlı. <br>
Birkaç da teknik bilgi veya dikkatinizi çekmek istediğim nokta: <br>
1. Bol miktarda komplo teorisi ile renklenen roman biraz macera, biraz bilim-kurgu romanı sayılabilir. Bu durum okumanızı kolaylaştırıcı bir etken olarak değerlendirilebilir. <br>
2. Kitaptan edebi açıdan özel bir zevk duydum diyemem. Biçimden çok içeriğin ön planda olduğu bir kitap. <br>
3. Bana kalırsa kitabın yaklaşık ilk 200 sayfası ile yine yaklaşık son 200 sayfası son derece sürükleyici. Orta kısımlarda benim biraz akıştan sıkıldığım oldu. Özellikle Devrim’in üzerinde çok fazla durulması, bana göre ekstrem (ama kitaptan anladığım kadarıyla Alatlı’ya göre tam aksine Türkiye’nin gerçeklerini yansıtan) bir örneğin konuda fazlasıyla ön plana çıkması beni yordu ve akıştan neredeyse kopmama neden oldu. Bu nedenle romanın ortalarında biraz zorlanırsanız, sabredip okumaya devam etmenizi tavsiye ederim. Hatta kitap bittiğinde hemen ikincisini okumak için bir istek duyacağınızı tahmin ediyorum. (Kısacası benim yaptığım gibi bu kitabın temposunu ve sürükleyiciliğini yitirdiği orta kısmına aldanarak ikinciyi okumayacağınızı düşünmemenizi, bu nedenle de bir sürü başka kitap almış olmamanızı tavsiye ederim.) <br>
4. Alatlı’nın özellikle "afazi" konusunu ele alış biçimi beni çok etkiledi. Bu nedenle "afazi"nin ne olduğunu, nasıl oluştuğunu kısaca araştırıp kitaba öyle başlamanızı tavsiye ederim. Günümüzde insanlar arasındaki iletişimin nasıl koptuğunu çok yerinde tesbitlerle ortaya koyuyor roman. Ve bunu yaparken de "afazi"ye bambaşka ama çok kuvvetli bir anlam yüklüyor.<br>
İyi okumalar.

26.06.2005

Saçaklı mantık

Alev Alatlı sadece bir yazar değil bir filozof! Kendi tabiriyle düzenin bir 'öz-aydın'ı değil özgün bir aydın. Kitap her şeyden öte değindiği 'saçaklı devrim' temasıyla öne çıkıyor. Kuvantum başlıbaşına sürükleyici bir konu ancak Alatlı bu kavramı Türk yakın tarihini acı bir şekilde özetleyen hikayeyle büyüleyici kılıyor. Kuvantumun vurguladığı hem o / hem bu mantığını; "dünyaya dair olup da yüzde yüz doğru ya da yüzde yüz yanlış olduğu kanıtlanmış tek bir veri yoktur; felaket dahil" şeklinde özetler. Kuvantum mantığını -Schrödinger ve Einstein ortaya koymadan yüzyıllar önce- Nasrettin Hocalar'da ve tasavvufta arar. Eşsiz bir deneyim için mutlaka okunmalı!

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız