Stokta Yok

Ürün geçici olarak temin edilememektedir

Kitap Açıklaması


Herman Melville (1819-1891), New York’ta yaşayan orta sınıftan varlıklı bir ailenin çocuğuydu. On bir yaşına geldiğinde, ticaretle uğraşan babası iflas etti ve bir iki yıl sonra da öldü. Melville bir süre okulundan ayrı kaldı, para kazanmak için birtakım işlere girdi çıktı; babasının ölümünden sonra ailenin geçimini üstlenen ağabeyinin yanında çalıştı. Bu arada gittiği okulda, ilkokul öğretmeni olma hakkını kazanmıştı. Ağabeyinin de işleri bozulunca, evinden ayrıldı; kent dışında çiftçi çocuklarına öğretmenlik yapmaya ve ders verdiği evlerde yatıp kalkmaya başladı. Bu arada daha iyi bir iş bulabilmek için kendini yetiştirmeye çalıştı. Bu uğurdaki çabalarından bir sonuç alamayınca, yirmi yaşında, İngiltere’ye giden bir ticaret gemisine tayfa olarak yazılmaya karar verdi. Bu karar onun beş yıl sürecek denizcilik serüvenlerinin başlangıcı oldu. Dört ay sonra Amerika’ya döndü. Gene kendine uygun bir iş bulamayınca, bu kez Güney Pasifik Okyanusu’nda balina avlamaya çıkan bir gemiye tayfa yazıldı. Artık ilk çocukluk yıllarının rahat ve güvenli günleri çok gerilerde kalmış, onların yerini, bir yandan kendi toplumunun yoksul tabakalarından insanları, öbür yandan Güney Pasifik Adaları’nın yarı vahşi yerlilerini yakından tanımasına olanak sağlayan, güçlüklerle dolu, son derece değişik bir yaşama biçimi almıştı. Melville’in yazarlık serüveni, işte bu uzak ülkelerde edindiği deneyimlerin ve dünya görüşünün ayrılmaz bir parçasıdır, diyebiliriz.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 486

Baskı Yılı: 2006


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 447

Baskı Yılı: 2006


Dili: Türkçe
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Melville’in kişisel direnişinin öyküsü
Oylum Yılmaz

Kinik... İki tür oluşu içerirmiş bünyesinde bu kelime: Utanmaz, arsız, hayasızken aynı anda sinmiş, pusmuş, yılmış bir kişiyi ya da bir oluşu işaret edermiş. Bir şey ya da bir kişi aynı anda hem utanmaz hem de nasıl sinmiş, yılmış olabilir ki? Şöyle, uzun uzadıya bir düşününce öyle çok kinik unsur bulunduğunu görürsünüz ki hayatlarımızda, şaşar kalırsınız. En başta kendi içimizde barındırdığımız cümle insani zaafların ve pek çok inancımızın bir yanı hep kinik. O pusmuş, sinmiş haliyle inatçı bir arsızlıkla içimizde hüküm süren nice güçler barındırıyoruz ya aslında çok da iyi ediyoruz. İçimizdeki o huysuz, inatçı reddedici güç olmasa varoluş nedenimizdeki en temel hatayı düzeltme şansımız da hiç olmazdı, belki ondan...

.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%100
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız