4/5 - 1 Kişi Yorum Yap
21,54 TL
29,5 TL %27
- Teslimat Seçenekleri -
Aynı Gün Teslimat : 10 Ağustos (18:00 - 23:00)
Hızlı Teslimat : 12 Ağustos
Standart Teslimat : 13 - 17 Ağustos
Standart Teslimat’ta 100 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


Yirminci yüzyılın en varlıklı ve ünlü sanatçısı olarak ölen Picasso, yorulmak bilmeyen yaratıcılığı ve şaşırtıcılığıyla henüz hayattayken bile bir efsane olmuştu. Böylece kitaplar, kartlar, röprodüksiyonlardan oluşan büyük bir endüstri doğdu Picasso adıyla anılan. Günümüzde resim sanatının, ressamın, daha doğrusu ancak yaratarak var kalabilen kişinin içinde bulunduğu çıkmazdır John Berger'ın ilgisini çeken: Bir İspanyol, bir sürgün, yalnız ve yalıtılmış bir insan olarak Picasso. Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı'nda Berger, resimleri üzerinden farklı bir bakış açısıyla okuyor Picasso'yu. Okurun Görme Biçimleri ve O Ana Adanmış adlı kitaplarından da aşina olduğu görme zevkini ve eleştirelliğini bu kitabıyla da sürdürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 240

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Metis Yayıncılık

 

Puanlamalar

%0
%100
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap

02.02.2007

Büyü Bozumu

John Berger, "Picasso´nun Başarısı ve Başarısızlığı" adlı yapıtında, Picasso´nun sanatın yakın tarihindeki tahtını bir yandan yıkmayı, bir yandan da baştan yapmayı istiyor. Onun sanatının kusurlarını göz ardı etmiş insanların nasıl bir "büyü"nün etkisi altında olduğunun sırrını çözmeye çalıştığı yapıtında, Berger; bunun kaynağını babasının, paletini on dört yaşındaki oğluna devretmesi ve oğlunun kendisini aştığı gerekçesiyle resmi bırakması söylentisinde arıyor. Eğer babasının yıllarca çalışarak elde ettiği beceri onda daha çocuk yaşında varsa, büyüden başka ne olabilir bunun kaynağı... İşte Berger´e göre, hayatının büyük bölümünü geçirdiği ve ölene kadar pek nadir terkettiği Paris´i ve dünyanın geri kalanını kendi büyüsüne inandırmasının yegâne nedeni, Picasso´nun kendi dehasına olan sağlam inancı.<br>
Berger, Picasso´nun, sanat yaşamının büyük bölümünde konu sıkıntısı çektiği görüşünde. Bu sıkıntıyı yenmesi için getirdiği önerilerin en çarpıcısı, Picasso´nun dünyayı gezmiş olmasını dilemesi. Berger, Çin´i, Hindistan´ı, Afrika´yı görmüş bir Picasso´nun yapılmamış resimleri karşısında heyecana kapılıyor âdeta satırlarında. Onun bu görüşüne katılmak, Picasso´nun sanatının büyük ölçüde zamandan ve mekândan bağımsız olduğunu göz ardı etmek olur. Hintli bir kadına baktığında Picasso, Parisli bir kadına baktığında gördüğünden bambaşka bir şey görmeyecekti muhtemelen.<br>

1930´lu yıllarda Picasso´nun kullandığı boğa, at, kadın ve Minotaurus imgeleri, Berger´e göre Picasso´nun cinselliğiyle kazandığı zaferi ifade etmektedir. Yapıtın sonunda Picasso´nun 1950´li yıllarda yaptığı bir dizi çizimin değerlendirmesini etkileyici kılan da Berger´in bu yorumudur. Cinselliğin Picasso´nun sanatında daimi fon olması, Berger´in yapıtına özgü bir saptama olmamakla birlikte; gerek resimlerinin özyaşamöyküselliğini anlamada, gerekse Picasso´nun özellikle son on beş yılında, Berger´in deyişiyle "gittikçe artan dehşeti"nin fark edilmesinde çarpıcı bir araç olarak önem taşıyor. Yapıtın son otuz beş sayfasında, Picasso´nun kendi yaşlılığını gözleyişi ve resmedişi, Berger´in güçlü saptamalarıyla bütün hikâyenin en gerçek yanı gibi duruyor. Önerim kitabı okumaya son cümlesinden başlamanız.

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.