4,5/5 - 14 Kişi Yorum Yap

İlk Baskı Yılı : 2005

Sayfa Sayısı : 262

Dil : Türkçe

Plak dükkanı sahibi Rob, otuz beş yaşına geldiğinde hayatta pek de başarılı olmadığının farkına varır: saygın bir işi yoktur, insanları müzik zevklerine göre& ... Tamamını gör
13,14 TL
18,0 TL %27
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


Plak dükkanı sahibi Rob, otuz beş yaşına geldiğinde
hayatta pek de başarılı olmadığının farkına varır:
saygın bir işi yoktur, insanları müzik zevklerine göre
sınıflandırmaktadır ve daha da önemlisi henüz evliliğe
gidebilecek bir ilişki kurmayı başaramamıştır. En son
sevgilisi Laura da onu terk edince eski sevgilileri ile
tekrar görüşüp neden ilişkilerinde başarısız olduğunu
anlamaya karar verir.

Ölümüne Sadakat, artık olgunlaşmak zorunda
olduğunu düşünerek hayatına yön vermek isteyen bir
erkeğin bakışından modern çağda ilişkilerin nasıl
yaşandığını anlatmakla kalmıyor, erkeklerin neden
"böyle.davrandıklarını" da açıklıyor.

Müzik tarihinin en muhteşem parçaları eşliğinde
hayatın ve ilişkilerin en karmaşık noktalarına yapılan
son derece eğlenceli bir yolculuk...



Sayfa Sayısı: 262

Baskı Yılı: 2005


Dili: Türkçe
Yayınevi: Sel Yayıncılık

 

Puanlamalar

%85,7
%7,1
%7,1
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
çok da sevemedim Hornby´yi!

Hornby´yi çok da fazla beğenmememe rağmen ´İyi de Nasıl´, ´Ölümüne Sadakat´, ´Çat´, ´Düşerken´ ve ´Juliet Çıplak´ kitaplarını okudum.

Bu saydıklarım arasında en iyisi Ölümüne Sadakat idi. (Okuduğum ilk kitabıydı.) Okuyan da okumayan bir şey kaybetmez diye düşünüyorum. Okurken sıkmıyor ancak benim gibi edebi pırıltılar bekliyorsanız Nick Hornby´ye hiç bulaşmayın derim. Ben niye bulaştım onu hiç bilmiyorum. :)

İşe gidip gelirken kolay okunuyor. Sanırım o yüzden kısa yol kitabı olarak Hornby´ninkileri okuyorum.

High fidelity..

Çok eğlenceli ve garip bir şekilde öğretici bir kitap bence,"erkek gözüyle" bakıldığı zaman bazı şeylerin ne kadar farklı görülebildiğini anlıyorsunuz.. Türkiye'de yıllar önce yayınlanmalıydı diye düşündürtüyor. Fakat Türkçe'ye "sensiz olmaz" adıyla çevrilen "high fidelity" filmi kitapla alakası olmayacak kadar ağır ve sıkıcı bence dolayısıyla izleyenler ya da izlemeyi düşünenler bir bağlantı kurmamalı...

Ustaca yazılmış, inanılmaz eğlenceli ve inanılmaz akıcı bir kitap. Sizi müziğin büyüleyici dünyasıyla çevreleyip kendi "listelerinizi" yapmaya zorlayacak ve  ona engel olamayacaksınız. İlişkiler ve müzik üzerine yazılmış enfes bir başyapıt bence. Nasıl olup da bugüne kadar Türkiye'de yayınlanmadığını anlamak imkansız. Herkese öneririm...