42,0 TL
Standart Teslimat : 30 Haziran - 04 Temmuz
100 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Ölümsüzlük Kitap Açıklaması

 


Milan Kundera'nın roman anlayışının tam anlamıyla ifadesini bulduğu bir doruk: Ölümsüzlük. Ona göre roman, varlığı araştırmak için bir araçtır; yazar, ortaya birtakım gerçekler koymaktan çok, çözülmek üzere sorular sorar. Ölümsüzlük'ün yazar-anlatıcı-kahramanı olan Kundera, bu yapıtındaki yedi bölümde, ölümsüzlük, yüz, aşk, rastlantı gibi farklı romanesk temalardan oluşan bir yol çiziyor. Roman birbirinden son derece ayrı gözüken, ancak birbirine sıkı sıkıya bağlı olayları ve kahramanları bir araya getiriyor. Kundera, hepsi birer evren demek olan sahneler kuruyor, bu büyük tiyatro oyununda, rastlantılar, kesişmeler, koşutluklar ve karşıtlıklar Hemingway'le Goethe'yi, Goethe'nin aşığı Bettina von Arnim'le varoluşunu yaşnızlıkta arayan Agnes'i, Kundera'yla Profesör Avenarius'ü aynı sahnede, aynı sorunun çevresinde buluşturuyor. Ölümsüzlük'ün kahramanları bir hareketten, bir oluştan, kendilerini aşan bir kavramdan doğuyorlar; yazar, kitabın içindeki varlığıyla bir açıdan kahramanların durumlarının yansıdığı bir ayna görevi görüyor. Romanlarında müzikal tekniklerin büyük etkisinin görüldüğü Kundera, bu romanında da tekanlamlılığı reddedişini ortaya koyan özgün çoksesliliğini koruyor. Böylece bir başyapıt ortaya çıkıyor: Ölümsüzlük, edebiyat hakkında, edebiyatın sahip olduğu malzeme ve olanakları hakkında olağanüstü bir düşünme serüveni.
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)



Sayfa Sayısı: 435

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Virgül Eleştirdi

Romancının ince sanatı
LEYLA İPEKÇİ
Teselli bulmak değil, zehir yutmak istediğim anlarda başvurduğum bir romancıdır Kundera... Zaten, artık bir romanın öteki bütün romanların ötesine geçmesinin teselli edici özelliğiyle mümkün olacağını pek sanmıyorum. Bir romandan beklentim öngörülebilen bir özdeşleşme değil, şaşırtıcı bir çarpışma yaşatmasıdır.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Mesele'nin Yorumu

“Hayatın birinci provası hayatın kendisiyse, hayatın değeri nedir?”
“Milan Kundera Çekoslovakya’da doğdu, 1975’te Fransa’ya yerleşti.
Kundera’nın kitaplarında kullanılmasını istediği biyografisi böyle. Kendinden söz etmeyi sevmeyen bu adam, kitaplarında biyografik öğeler olduğu, bazı karakterlerin aslında kendini anlattığı iddialarına içerler. Kundera’ya göre, roman yazarın kişisel itirafı değildir, dünya denen kafesteki insan hayatının keşfidir. Zaten roman realiteyi incelemez, varoluşu inceler ve varoluş, olan-bitenle ilgili değildir. Varoluş insani olasılıkların hepsidir. Bu yüzden, roman sadece bir romanın söyleyebileceklerini söylemelidir (Roman Sanatı [RS], s. 50).1 İnsanlık durumu hakkında hiçbir sosyolojik ya da siyasal tartışmanın söyleyemeyeceklerini söylemelidir.2 .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar

Bu ürüne yorum yapmak için giriş yapmalısınız

18.07.2020

Yazarın Melodisi

Yazarın Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği ile olgunlaştırmaya başladığı denemevari anlatı, Ölümsüzlük'te olgunluk noktasına erişiyor. Her yazarın ömrü boyunca etrafında dönüp dolaştığı bir-iki tema vardır. Kundera'nın tüm romanlarının başlığı rahatlıkla Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği olabilir. Ölümsüzlük, yazarın ömürlük melodisinin zarafetle detaylandırılmış hali.

16.12.2007

Kahverengi

Tüm Kundera kitapları gibi bu kitap da üzerimde "kahverengi" diyebileceğim bir his yaratıyor. Bu kitap Kundera'nın okuduğum ilk kitabı. Kundera "anlatılamaz" olduğunu düşündüğüm duyguları ve "nedenini daha önce hiç düşünmediğim" gelişigüzel davranışları da apaçık tespitlerle sunuyor bana.<br>
<br>
Karakterlerin bir yüzü hep karanlık. Ama okurken çokça hissettiğim hepimizin bir tarafında karanlık bir şeyler var.<br>
<br>
Özellikle kadın-erkek ilişkilerinde görülen, aşk ve arkadaşlık, içine biraz da akrabalık bağı katılmış durumların hepsi bu kitapta var.<br>
<br>
Bazen hepimiz anlayamadığımız duygular hissederiz. Hatta zaman zaman düşündüğümüz ya da hissettiğimiz şeylerin açıklaması yoktur. O duygu düşünceler karanlık ise vicdani açıdan biraz zorlar bizi, fakat ahlak ya da vicdan kime göre neye göredir? Kundera bu kitapta hiçbir kuralı tanımadan sadece insan davranışlarını anlatarak bize "anlam veremediklerimizin" kelime hallerini sunuyor.<br>
<br>
Eğer anlam veremediğiniz ya da üstüne düşünmekten korktuğunuz düşünceleriniz-hisleriniz varsa bu kitap anahtar gibi.<br>
<br>
Fakat şu noktaya değinmek istiyorum, eğer kitabı okur fazla etkisinde kalır da herşeye birer anlam yüklemeye çalışırsanız, hayatınız biraz rayından çıkabilir. Biraz "sakıncalı" bir kitap. Kitap size "varolmanın dayanılmaz hafifliğini" ve "yaşamanın dayanılmaz ağırlığını" verebilir.<br>
<br>
"sakıncalı" diye nitelendirmemin bazen sadece "düşünmekten korktuğum"dan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu kitapla Kundera'nın kahverengi dünyasına açılırsınız ve tekrar geri dönemezsiniz. Dikkatli olun. Okurken göğsünüzde bir karabasan ağrısı hissedeceksiniz.<br>
<br>
Siyah gibi bilinmez, umutsuz, kötü, kara değil. Ya da beyaz gibi, umut dolu, temiz, ahlaklı değil. Dedim ya bu kitap kahverengi tıpkı diğer kitabı "varolmanın dayanılmaz hafifliği"nin kapağı gibi.

24.11.2007

Tespit insanı Kundera

Bunu okuyunca Kundera'yı merak ediyorsunuz. Anlattığı hikayelerde ve durumlarda "aaa herkese oluyormuş" diyorsunuz. Pek fazla bir olay örgüsü yok. Yani var da olaylara değilde tespitlere dayanan bir kitap. Tavsiye ederim şiddetle. Kundera bağımlısı olabilirsiniz.

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.