Stokta Yok

Ürün geçici olarak temin edilememektedir

Kitap Açıklaması


Walden, Amerikan çevreci-filozofu Henry David Thoreau'nun başyapıtı.
Thoreau, o günden bugüne bir kült kitap olan bu yapıtında, Walden Gölü kıyısında 4 Temmuz 1845'te başlayıp, 2 yıl 2 ay ve 2 gün sürerek 6 Eylül 1847'de sona eren doğal-yaşam deneyimini anlatıyor. On yedi bölümden oluşan Walden'dan dört bölümün yer aldığı Nerede ve Ne İçin Yaşadım'ın doğa tarihi yapıtları arasında kendisine özgü bir yeri vardır.

"Anlamlı ve yürekten yaşamak ve yaşamın tüm özünü içime çekmek, yaşama dair olmayan her şeyi hallaç pamuğu gibi atarak bir Spartalı gibi, azimli ve güçlü yaşamak, bir tırpanla otları biçerek genişçe bir patika açmak, yaşamı bir köşeye sıkıştırarak en küçük terimlerine sadeleştirmekti isteğim."


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 156

Baskı Yılı: 2010


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 82

Baskı Yılı: 2010


Dili: Türkçe
Yayınevi: Notos

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Doğanın Dili
Faruk Duman

Kır havası almak için kentten kaçtığım zaman, adeta başka bir insana dönüşüyorum. Hepimiz için öyle değil midir? Gün bitmek bilmez; günlerin ne kadar uzun olduğuna şaşarak uzayıp giden zamanın tadını çıkarırız. Doğanın dilini keşfetmeye başlarız. Gerçekten, insan ne de olsa doğanın bir ürünüdür ve oraya döndüğü zaman çok sürmez, o eski dilin uğultusunu yeniden duymaya başlar içinde. O uğultu sizi sürekli kendine çağırır; her esinti bir davettir ve insan bu davete uymak için ince bir sızı hisseder göğsünde. Ne yazık ki bir sızıdır bu, evet. Ne de olsa hız kültürüne tutsak edilmiştir insan.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%66,7
%33,3
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

07.02.2011

naturalizm ve sade yaşam

Thoreau, sade yaşamın tadını ve tüketmemenin ayrıcalığını, yine sadeliği motto alarak anlatmış yapıtında. Günlük ihtiyaçlarımız bizi belirlerken ve biz onlara gerçekten ihtiyaç duyduğumuz yanılgısına kapılmışken, insanın yeryüzü üzerinde sürdürdüğü macerasının nihai amacı "anlam" yakalamakken ve biz bu anlamları en olmadık yerde, tüketimde vücuda getirirken; o, 1845-47 arasında sade yaşam´ın asıl anlam olduğunu ispatlarcasına minimal yaşamıştır.
Yaşamın kendisinin son tahlilde basit, gelirgeçer ve kısa olduğu gerçeği üzerine, tüm bu koşturmacanın, meşguliyetin ve kendini önemli zannetmenin anlamdan ne kadar uzak olduğunu, çok ama çok yalınlıkla, içtenlikle, konuşur gibi aktarmış.

Edebi eserlerin genelde üzerine giydikleri biçim kaygısından uzak, teknolojiden ve tüketmekten uzak, üretimi baş tacı eden ve doğaya dönmemizi öğütleyen bu eserin, özellikle 21.yüzyılda yaşayan ve hayatı dakikalarla planlayan biz´lerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum...

x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız