0/5 - 0 Kişi Yorum Yap, Kazan!
Marcel taşrada, bir Flaman köyünde büyükbaba ve büyükannesiyle birlikte yaşayan on yaşlarında bir çocuğun hikayesini anlatır. Sülalenin müsamaha bilmeyen sütannesi büyükanne,  ... Tamamını gör
5,9 TL
18,52 TL %68
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


Marcel taşrada, bir Flaman köyünde büyükbaba ve büyükannesiyle birlikte yaşayan on yaşlarında bir çocuğun hikayesini anlatır. Sülalenin müsamaha bilmeyen sütannesi büyükanne, özel bir vitrinli dolapta muhafaza ettiği ölmüş aile fertlerinin fotoğraflarını kıyıcı bir düşkünlükle havalandırıp yeniden yerlerine dizmek üzere belirli aralıklarla çıkardığında onlarla konuşup dertleşirken, alabildiğine karanlık bir mazinin hesabını da sormaktadır. Kendine has hiyerarşik kaideleri, bir Araf, bir de Cehennem katıyla kanatları Cennet'e açılan bu vitrinli dolabın içinde sepya fotoğraflarıyla arz-ı endam eden ölmüşlerden hiçbirisine gelişigüzel yer verilmemiştir raflarda: Bakire Meryem biblosuna yakın durma gibi bir ayrıcalığı haiz birkaç aziz ruhun dışında. Bakire Meryem'in hemen yanı başında duran fotoğraflardan biri İkinci Dünya Savaşında Doğu Cephesi'nde gepegenç bir yaşta şehit düşmüş, hayırdua okunacak bir mezarı bile olmayan Marcel'e aittir. Marcel'in ölümünün ardında yatan giz nedir? Gülümseyerek poz verdiği fotoğrafında güneşe karşı siper ettiği eliyle gölgelenip, yarı yarıya silikleşivermiş yüzü de ser verip sır vermez Marcel'in. Herkesten gizlenip unutulmaya tutsak edilmiş karanlık bir mazinin pas tutmuş sır kapıları ancak hoyrat senelerin kucağında sararıp silikleşmiş mektupların ağırlığıyla aralanacaktır. Marcel'in Flaman dilinde son yirmi yıldır en bilinen yazarı Erwin Mortier'in kaleminden okuyacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 136

Baskı Yılı: 2014


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 108

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Dedalus

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Savaşın ve tarihin ağırlığı altında
Selçuk Uygur
Marcel daha ilk paragrafından itibaren okuyucuya Flanders’te, gerçekçilikle gizemin iç içe geçtiği bir atmosfer sunuyor: “Sokaktaki diğerlerinden farkı yoktu evin; iki asırdır oturulmuşluğun, şiddetli fırtınaların, savaşın ardından bel vermiş, hafifçe yana yatmıştı. (...) Odaların çoğu yazları serin tutan, kışları üşüten zifiri Araf karanlığını barındırırdı derinlerinde. Tavan kirişlerine varana dek yağ sıçratılmış mutfakta, kuşaklardır pişirilegelmiş yemeklerin kokusu nasılsa kimi odaların duvarlarına da sinmişti. Kiler saklar, tavan arası unuturdu.”
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%0
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız