5/5 - 9 Kişi Yorum Yap
40,95 TL
63,0 TL %35
Standart Teslimat : 29 Ekim - 02 Kasım
50 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Köygöçüren Kitap Açıklaması

Susuzluktan kavrulan bir köydür Kantarma. Toroslar keser yağmuru; ne toprak suya kavuşabilir ne de gariban köylüsü doğru dürüst ekmeğe aşa... Bir gün, köy muhtarı Musa ile durmadan çekiştiği dostu Hıdır’ın cahil cesaretiyle giriştiği bir teşebbüs sonucunda, olacak bu ya, Büyük Başkan Kantarma’yı ziyaret eder. “Dileğiniz nedir?” diye sorar köylüye. Hıdır “su” der, başka bir şey demez. Destekler onu köy ahalisinin bir kısmı. Diğerleri ise Kuran kursu açılsın ister; budur dünyadaki tek önemli (!) dilekleri. Büyük Başkan her iki dileği de geri çevirmez. Tez zamanda köyde Kuran kursu açılır, bir de hoca atanır. Su çalışmaları ise kaplumbağa hızıyla, ite kaka ilerler. Şaşı bir mühendis görevlendirilir sonunda bu iş için. Şaşı, hem de biraz pısırık... Geç de olsa, makineler getirilir, sondaj yapılır ve nihayet su fışkırır topraktan. Ne var ki, su acıdır. Toprağa, Kantarma köylüsüne hayat vereceği yerde, dert olur. Bir anlamda bu acı su, sonun başlangıcıdır...

 

Fakir Baykurt bu romanında, aklın yolunun her zaman bir olmadığını gösteriyor bize. Çıkarlarını her şeyin önüne koyan, arkası sağlam kaymak tabakanın bürokrasiden nasıl yararlandığını; diğer yandan, zaten yoksulluktan belini doğrultamayan cahil köylünün, bir de araya ikilik girdiğinde, onlar karşısında nasıl ezildiğini anlatıyor.

 

 (Tanıtım Bülteninden)

 

Puanlamalar
%100
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap

29.01.2010

Köyden Sürüldüm Şehire

Anadolu köylüsü, "Köylü, milletin efendisidir" vecizesiyle selamlanmasına rağmen Cumhuriyet Türkiye'sinin en çok ezilen kesimlerinin başında yer almıştır. Cumhuriyetle birlikte iktidar sahipleri liberalleşmek, ulusal burjuvaziyi yaratmak için köy sermayesini kullanmak; sanayi sermayesinin dolayımına sokmak istemişlerdi. Bunu yapmak, o günlerde sanayi sermayesi için yeterince birikim olmadığı için bir  zorunluluktu. Köygöçüren romanı mülksüzleştirilip ırgatlaştırılmaya başlayan köylünün süregelen çilesine ışık tutuyor.

Kantarma köylüleri tesadüfen karşılaştıkları Büyük Başkan'dan susuzluktan kırılan köyleri için su talebinde bulunurlar. Başlangıçta bu talep, kuran kursu seçeneğide sunulunca ikinci plana düşer gibi olsa da başkan iki talebi de yerine getirme vaadinde bulunur. Buna rağmen köylünün su ısrarı pek hayırlı olmamıştır. Yapılan sondaj sonucunda su çıkması köylüyü sevindirir ancak suyun acı olması sevinçlerini kursağında bırakır. Acı su toprağa ve bitki örtüsüne zarar vermiştir. Latince adı cirsium arvense olan köygöçüren adlı otun bitmesi de köylüyü yıldırmıştır. Çünkü bu otu biçmek köylünün imkanları dahilinde değildir.

Bundan sonra çaresiz kalan köylü çare olarak kente göçü tercih eder. Kent burjuvazisi, oligarklar bu durumu kullanıp yağmaya başlarlar. Köylülerin topraklarını ucuza kapatırlar.

Burada köylünün cahilliği değil çaresizliği kullanılmıştır. Aslında köylü olan bitenin farkındadır. Romanda bu farkındalık kahramanlardan birinin, "Atatürk savaşı bizimle, Cumhuriyet'i beylerle yapmıştır." diyerek dile getirmiştir. Romanın öğretmen karakteri de köylüyü bu konuda bilgilendirmektedir. Öğretmen, romanın geçtiği 1950'lerdeki Marshall Planı, traktör alımı gibi Amerikancı, emperyalist unsurların köylünün yaşamına olan dolaylı etkisi konusunda köylüyü bilinçlendirir. Köylü, Grachus'tan (kendi deyimleri ile Gıraküs) haberi vardır. Grachus, toprakları eşitçe tekrar paylaşılması gerektiğini savunduğu için varsıllar tarafından kellesi uçurulmuştur. Bütün bunlar köylünün politikleşmesine neden olmuştur. Öğretmenlerin organize ettiği "Köylüye Destek Mitingi" başlamadan komünistlik yapılıyor diye engellenilir. Yeni palazlanan doktorların, avukatların, politikacıların ve tüccarların bahislerinde ise tarımın modernleşmesi ve mekanizasyonu, nüfusun yüzde yetmiş beşinin tarımda istihdam edilmesinin modernleşmeye olumsuz etkisi ve Ziraat Bankası'ndan alacakları yüksek krediler geçmektedir.

Yaşadığımız coğrafyanın en özgün anlatısı sayılabilecek "köy romanı"nın  en önemli örneklerinden biri Köygöçüren romanıdır. Bu tür yapıtlar köyün toplumsal dönüşümlerden, üretim biçimlerinden nasıl etkilendiğini göstermesi açısından çok önemlidir. Bu etki ve dönüşümler ise melez bir kültür doğurmuştur. Bu kültürde kendi edebiyatını yaratmıştır.

x

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.