Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


İlahi Nizam ve Kainat - 1954 Türkçesi

İlahi Nizam ve Kainat - 1954 Türkçesi

İlahi Nizam ve Kainat - 1954 Türkçesi

6/10 - 3 Kişi FAVORİLERİME EKLE
  • 60 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Türkiye'de ruhçu araştırmaların başlangıcı Dr. Bedri Ruhselman tarafından 1950 yılında kurulan Türkiye Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Cemiyetine dayanır. 1959 yılında "Önder" adını verdiğimiz Büyük Vazife Planı'ndan gelen bilgiler, Dr. Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiş, noter ve banka kasalarında uzun yıllar boyunca saklanmıştı. Şimdi zamanı geldiği için açılıyor ve orijinaline sadık kalınarak yayınlanıyor. İlahi Nizam ve Kainat adı altında kitaplaşıyor.

Ruh kavramına, ruhun iradi eylem haline, zaman anlayışına, ruhsal alemin plansal organizasyonuna, maddenin yapısına, fizik ve kuantum bilimine şu ana kadar olan bilgilerden farklı yaklaşımlarda bulunan, ölüm anına ve sonrasına yaklaşımları farklı bir şekilde açıklayan ve önümüzdeki dönemlerde tüm dünya insanlığını bekleyen hem fiziki, hem manevi, hem ruhsal değişimleri ortaya koyan ve öngörülerde bulunan bu kitapta okuyucular, kendi varlıklarına bambaşka bir yaklaşımla ve ruhsal gerçeklerle karşılaşacaklar.


Ciltli:

Sayfa Sayısı: 320

Baskı Yılı: 2013


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 213

Baskı Yılı: 2013


Dili: Türkçe
Yayınevi: Ruh ve Madde Yayıncılık

İlk Baskı Yılı : 2013

Sayfa Sayısı : 320

Dil : Türkçe

ISBN: 9786056384509


Yorumlar (2)

Elli Dört Yılın Ardından Gelen Hüsran isimli eleşt

Eleştirinizi okudum çok ilgimi çekti. Bu konuda tavsiye edeceğiniz başka bir kitap var mı? Tabi İlahi Nizam ve Kainat isimli kitabı da okuyacağım.

Elli Dört Yılın Ardından Gelen Hüsran

      En başta, bu kitap beklenen Bilgi Kitabı değildir. Kitabın ne kapağında, ne içinde, hiçbir yerde, Bilgi Kitabı olduğuna dair en ufak bir ifade geçmemektedir. İlahi Nizam ve Kainat ismi MTİAD tarafından konulmuş bir isim değildir. Basın toplantısında gösterildiği gibi, daktiloyla yazılmış orijinal nüshada dahi kitabın adı aynı şekildedir. Oysa Bilgi Kitabı öncesi hazırlayıcı bilgilerde, beklenen kitabın adının Bilgi Kitabı olacağı özellikle vurgulanmaktadır.
      İkinci olarak kitap, yukarıda bahsettiğim, Bilgi Kitabına hazırlayıcı mahiyette verilen bir takım bilgilerdeki "Bilgi Kitabı tanımlarına" da uymamaktadır. O hazırlayıcı bilgilerde, ki özellikle Bilim Araştırma Merkezi´nin kitaplarında bu konu bolca geçer, Bilgi Kitabı´nın sentezleyici, dinleri birleştirici bir yapısı olacağı, yeni girilen çağda insanlara yol göstereceği yazar. Oysa bu kitapta dinlerin toplumsal tekamüldeki rolleri dışında, ne sentezleyici bilgi vardır, ne dinleri birleştirici bir bilgi, ne de yol gösterici öneriler.
      Türk spiritualizmasındaki bütün sağlam tebligat metinlerini okumuş bir insan olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu kitap olsa olsa Sadıklar Planı´nın bir üst boyutudur. Şuurlu İnanç Tebligatları´nın çok çok altıdır. Hakiki Bilgi Kitabıyla ise yakından uzaktan alakası yoktur.
      Bu şartlar altında en çok merak ettiğim husus ise, bugüne kadar Bülent Çorak Hanımefendi´nin vasıta edildiği Bilgi Kitabı´nın gerçek Bilgi Kitabı olduğuna inanmayıp, hakiki Bilgi Kitabı´nın noterde saklı Bedri Bey´in kitabı olduğuna inanan oldukça kalabalık bir kesimin, bir hayli basit bilgilerle dolu bu kitap karşısında (ki kitapta sağlam bir takım bilgiler de olmakla birlikte, özellikle arkasında yaratılan beklenti rüzgarı dolayısıyla tamamen "fos çıktığını" söyleyebilirim) tutumlarının ne olacağıdır.
      Kitabı okuyan yakın çevremdeki pek çok insanın dediği gibi, "Elli dört yıl bunun için mi bekletmişler?" demekten kendimi alamıyorum. Hiç şüphesiz kitap, eğer yazıldığı dönemde yayımlansaymış, zamanına göre hayli devrimsel bilgiler içerecekmiş (mesela ruhun bedende olmadığı bilgisi gibi). Ama senelerden beri Bilgi Kitabı bilgilerini etüd eden bir insan olarak, şahsım adına kitap, "basiÿ" olmaktan öteye geçemez. Bir bardak suyun içinde fırtına kopartmaktan daha ötesi değil.