4/5 - 29 Kişi Yorum Yap

İlk Baskı Yılı : 2016

Sayfa Sayısı : 308

Dil : Türkçe

Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, ünlü Çek yazarı Milan Kundera'nın Fransa'ya göçtükten sonra orada yazdığı ilk roman. Bir kahvede servis yapan güzel göçmen kızı Tamina, hiçbir şey ... Tamamını gör
17,68 TL
26,0 TL %32
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Yazar Hakkında

Milan Kundera

Milan Kundera

Milan Kundera 1 Nisan 1929'da Çekoslovakya'nın Brünn şehrinde doğdu. 15 kitap yazmış, sayısız ödül almış, yazarlık mesleği yanında uzun yıllar müzik ve sinemayla profesyonel olarak uğraşmıştır. Çek asıllı Fransız yazar yaşamını Paris'te, eşiyle birlikte sürdürmektedir.1929 yılında, orta halli Kundera ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ludvík Kundera (1891-1971), 1948-1961 yılları arasınd ... Tamamını gör



Kitap Açıklaması


Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, ünlü Çek yazarı Milan Kundera'nın Fransa'ya göçtükten sonra orada yazdığı ilk roman. Bir kahvede servis yapan güzel göçmen kızı Tamina, hiçbir şeyin, hiç kimsenin yerini tutamayacağı ölmüş kocasının anısının giderek bulanıklaşmasına karşı umutsuz bir savaş veriyor. Onun öyküsü, bu kitabın iki temel gerçeğini yansıtıyor: Çekoslovakya'da yaşanan trajik deney (yani ünlü Prag Bahari, ardından Sovyet işgali) ve Batı'daki yaşam. Kundera, Kuşkulu bir bakışla dolaşır bu gerçekler üzerinde. Kitabın, birbirinden bağımsız görünen yedi bölümü, bir yolculuğun aşamaları gibi birbirini izliyor. Aynı durumlar, aynı sorular, müzikteki Kreşendo gibi bir tek görüntüde birleşiyorlar. Mizah, yoğun bir hüzünle birlikte gelişiyor. Her an gülünç bir pantomime dönüşebilecek erotizmin incinebilirliği ve bunun getirdiği şaşkınlık. Ve sonuna doğru bir koşuya dönüşen tarih; unutuşun tanrılarına adanmış, yazarın ve ülkesinin kaderi konusunda düşünceler, düşünceler.



Sayfa Sayısı: 308

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

1001 Kitap'tan 1'i

Kundera bu romanın yapısını, bir müzik parçasının çeşitlemelerine benzetir. Bu yerinde bir analoji çünkü roman, biçime dair beklentilerimize fazlasıyla meydan okur. Çizgisel veya bağlayıcı bir anlatım düzenine yedirilemeyecek yedi bölüme ayrılmıştır; bölümler arasına tarihsel bilgiler ve Kundera’nın kendi otobiyografik anıları serpiştirilir. .

27.7.2016

Mesele'nin Yorumu

“Hayatın birinci provası hayatın kendisiyse, hayatın değeri nedir?”
“Milan Kundera Çekoslovakya’da doğdu, 1975’te Fransa’ya yerleşti.
Kundera’nın kitaplarında kullanılmasını istediği biyografisi böyle. Kendinden söz etmeyi sevmeyen bu adam, kitaplarında biyografik öğeler olduğu, bazı karakterlerin aslında kendini anlattığı iddialarına içerler. Kundera’ya göre, roman yazarın kişisel itirafı değildir, dünya denen kafesteki insan hayatının keşfidir. Zaten roman realiteyi incelemez, varoluşu inceler ve varoluş, olan-bitenle ilgili değildir. Varoluş insani olasılıkların hepsidir. Bu yüzden, roman sadece bir romanın söyleyebileceklerini söylemelidir (Roman Sanatı [RS], s. 50).1 İnsanlık durumu hakkında hiçbir sosyolojik ya da siyasal tartışmanın söyleyemeyeceklerini söylemelidir.2 .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%69
%27,6
%0
%0
%3,4
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
Bütünsellik

ÿ"Onun bahtsızlığı çocukların kötü yürekli olması değil, onların dünyasının sınırları dışında bulunmasıdır... Kendi dünyalarının sınırları dışında bulunan birine kötülük yapmak istiyorlarsa, bu yalnızca kendi dünyalarını ve onun yasalarını yüceltmek içindir.ÿ" Çek hükümeti bu kitabın ardından Kundera´yı vatandaşlıktan çıkarmış. Merak edilesi olan, hükümet acaba bu cümleleri gözden kaçırarak mı bu kararı aldı yoksa buradaki insana dair çıplak gerçeğin valığına mı tahammül edemedi... kim bilir? Bir roman bütünselliği taşıyıp taşımadığı bence irdelenebilir, fakat yazar adını roman olarak koymuştur bir kere... üzerine sinen ağır hava bir yana kitapta yer yer yukarıda örneğine değindiğim çok çarpıcı çakım anları var. Zaman kaybı olmayacak bir kitap...

Yarıda Kaldı

Bu kitabı çok methetmişlerdi.Yalnız ben bu kitapta aradığımı bulamadım. Kitap maalesef yarıda kaldı.