4,5/5 - 8 Kişi Yorum Yap, Kazan!
12,17 TL
16,67 TL %27
- Teslimat Seçenekleri -
Hızlı Teslimat : 26 Ağustos
Standart Teslimat : 27 Ağustos - 29 Ağustos
Standart Teslimat’ta 60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması

Mıgırdiç Margosyan'ın Ermenice yazan yazarlara verilen Eliz Kavukçuyan-Ayvazyan Edebiyat Ödülü'nü (Paris-Fransa) 1988 yılında kazanan Mer Ayt Goğmerı (Bizim Oralar) adlı kitabının, yazar tarafından yeniden, Türkçe olarak kaleme alınan karşılığı... Onu bir yazar olarak Türkçede var eden ve zihinlere kazınmasını sağlayan kitap.


Öykülerinde Diyarbakır ve çevresindeki insanların yaşamlarından kesitler sunan Margosyan, yalnızca Ermenileri değil, folklorik değerleri, gelenekleri, kederleri ve sevinçleriyle bütün bir yöreyi tanıtıyor okurlarına. Öykülerin büyüsü yaşanmışlıklarında gizli:


"Yazılarımda, bizim oraları anlattım, gördüğüm ve yaşadığım gibi. Tipleri ve adlarını hemen hemen aynen verdim, değiştirmeden, oldukları gibi. Onlardan, o bacolardan, o dayılardan, o amcalardan çoğu öte tarafa göçmüşlerdir. Adları, hatıraları, biraz da bu satırlarda, bu kitaplarda yaşasın..."


 


(Tanıtım Bülteninden)


 


 

 

Puanlamalar

%75
%12,5
%12,5
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap, Kazan!

21.04.2019

eh işte

ilk anlatılan hikayeler güzel olmakla birlikte ilerleyen kısımlarda  kendini tekrar eder bir duruma dönüşüyor.

30.07.2013

"Gâvuru gitti, mahallesi kaldı..."

Elimden tutup çocukluğunun Diyarbakır´ına, Hançapek´e yani "Gâvur Mahallesi"´ne götürüyor beni Margosyan. Diyarbakır Ermeni cemaatinin son göç dalgasıyla sessiz bıraktığı Surp Grigos Kilisesi´ne, 4 dilin (Ermenice, Kürtçe, Zazaca ve Türkçe) birden konuşulduğu, artık yerinde belki de yeller esen bir eve ve bugün yok olmuş bir kültürel çeşitliliğin nefes alıp verebildiği zamanlara...

Ve başlıyor anlatmaya. Hani toplanır ya tonton bir masalcı dedenin etrafına küçücük çocuklar... Dört açıp kulaklarını, dört gözle dikkat kesilirler ya... Bal damlıyordur ağzından çünkü yaşlı adamın. Margosyan da işte öyle betimliyor "Gâvur Mahallesi"´ni, öyle anlatıyor oradaki yaşamı ve sakinlerini. Masal gibi... Kure Mama´yı, Haço´yu, Dikran´ı, Nazar´ı, Tumas´ı, dişçi Ali´yi... Yediklerini, içtiklerini... Uğraşlarını, birbirleriyle ilişkilerini... Mahallenin sıcaklığını... Ermeni, Kürt, Türk, Süryani, Keldani, Yezidi... Neşeleri ve hüzünleriyle nasıl bir arada yaşadıklarını... Bir dili öbürüne ekleyerek, dilleri birbirlerine karıştırarak...

16.08.2001

Okuduğum kitaplar içinde en güzel kitaplardan biridir Gavur Mahallesi. O mahalleyi de çok iyi bildiğimden kitabı okurken sanki bende o olayı yaşıyor gibi oldum. Herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ederim. Özellikle Diyarbakırlıların.....

;
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız