Stokta Yok

Ürün geçici olarak temin edilememektedir

Kitap Açıklaması


Aydınlanma Boşinancın karşıtıdır, ve anlatımın 'bilgi' için bir eğretileme olarak kullanılması Aydınlanmanın tini açısından ilgisizdir. Salt bilen biri Aydın olmak zorunda değildir. Aydınlanma başlıca Katolik Boşinancı Reformasyon ile yenemeyen ama Karşı-Reformasyonun denetiminden de kaçmayı başarabilen Fransa'ya özgüdür. Kendini henüz Yurttaş Toplumuna eğitememiş halklar için politik olarak yalnızca despotun türü değişebilir ve Aydınlar salt "aydınlar" olmada aydın olmayan bilgisiz halktan üstün oldukları için, politik despotizmi üstlenmek zorunda olduklarını duyumsarlar. Aydın sorumluluğu halkın sorumsuzluğu, ve Aydının istenç halkın istençsizliğidir. Aydınlanmanın belgisi "Herşey halk uğruna, ama halk tarafından değil" biçimindedir. Aydınlanma felsefesi denebilecek olan şey usdışı görgücü temellerde gelişir, ve kuramsal kuşkuculuk kılgısal yararcılık ile bütünlenir. Gerçekte Usa güvenmeyen kuşkucu bir karakteri temsil eden ve sözde felsefesi görgücülükten başka birşey olmayan Aydınlanmanın "ussalcı" karakteri kendini yalnızca boşinanç karşısında ölçen bir usun kibridir.

Aydınlanma ancak yaygın ve boğucu bir Boşinanç yaratabilen, daha doğrusu İnancı Boşinanca döndürebilen bir kültürel iklimde doğabilirdi - inancını dünyasal putlardan gökyüzüne yükselten ve içinde duyuncun ussallığını olgunlaştırmakta olan bir süreçte değil. Bu nedenle Aydınlanma tipik bir Avrupa fenomenidir, çünkü tıpkı karşısavı olduğu Boşinanç gibi henüz yüreğin duyarlığından yoksun olan Aydınlanma da usun eşit ölçüde duyunçsuz belirişidir. Avrupa aralarında din ve felsefe de olmak üzere tüm birincil kültürel bileşenlerini dışarıya borçludur. Ama tarihte kestirmelerin olanaksızlığı ölçüsünde, daha açık olarak, düşünce evrelerinin analitik bir gökten iniyor olmamaları, tersine, ulusların bilincinde kendi eytişimi ile evrimlenen bir süreci anlatıyor olmaları ölçüsünde, Doğunun kültürel bütünü özümsenmekten çok bu yeni kültürün kategorilerine indirgenecek, Orta Çağların karanlık Avrupası ona yabancı bir kültürel töze doğal olarak yalnızca henüz yetenekli olduğu kategorileri yansıtacaktı. Avrupa'da ödünç İnanç boş-inanca, ve eşit ölçüde ödünç Felsefe de boş-felsefeye dönüştü, her iki alanda da duyusal ilke doğal vargısına götürdü. Skolastik Felsefe ve Katolik Kilise.

Boşinanç henüz duyulurun/dünyasalın üstüne, yüreğin arı tinselliğine, tanrısal gerçekliğin sezgisine yükselememiş hilekarlıktır. Bu tuhaf inanç bu nedenle öte dünyanın değil ama tersine duyulur dünyanın, bu dünyanın bir sorunudur, ve tam bu özdekçiliği nedeniyle İnancın en kaba ve en yabanıl tinidir - engisizyon, haçlı seferleri, cennetin satılması vb. -Böyle bir karanlık bilincin aydınlıktan ve aydınlanmaktan başka birşeye gereksinimi olmadığı açıktır. Aydınlanma boşinanca karşıdır. Aydınlanmanın erdem, değer, ve derinliğinin ölçüsünü saptayan budur. Ve Aydınlanma bir yalancı inançtan eşit ölçüde yalancı bir başkasına düşer, düşünsel saflığı onu kaba özdekçilikten başka bir yere götüremez. Onun için artık herşey özdektir. Açıktır ki Aydınlanma da tepkisi olduğu aynı düşünce ikliminin ürünüdür, ve felsefeyi özdekçiliğe ve politikayı teröre indirgemesi salt mantıksal zayıflığına ve duyunç yoksunluğuna bağlıdır. Boş-inanca karşı eşit ölçüde boş-usun belirişi olarak Hıristiyan Avrupa'ya özgü bu geç fenomen Avrupa'nın dinsel bilinçaltını rahatlatır ve bu düzeye dek doğa bilimlerinin gelişmesi ile, modern toplumsal bilincin doğuşu ile, ve modern felsefe ile ilgisi bütünüyle dışsaldır.
-Aziz Yardımlı-
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 216

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: İdea Yayınevi

 

Puanlamalar

%0
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız