1,5/5 - 18 Kişi Yorum Yap

İlk Baskı Yılı : 2009

Sayfa Sayısı : 396

Dil : Türkçe

Sık sık sorardın, ‘Bizi ne zaman yazacaksın sevgilim?’ diye. Ben de, ‘Daha vakit var, birtanem’ derdim. ‘Daha yaşayacak çok şeyimiz var. İleride hepsini yazacağım.’ İleride? Neydi ki beklediğim? Sınırsız zamanda, o bilinemez, kestiril ... Tamamını gör
20,3 TL
29,0 TL %30
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Yazar Hakkında

Nermin Bezmen

Nermin Bezmen

Nermin Bezmen (d. 1954, Antalya), Türkiye popüler romancı. 1954 yılında Antalya'da dünyaya geldi. Maçka İlkokulu'nu bitirdi. Atatürk Kız Lisesi'nde okurken, son sınıfta AFS bursuyla Amerika'ya gitti. Dönüşte Sultanahmet Sevk ve İdarecilik Yüksek Okulu'na devam ederek burayı 1974 yılında bitirdi. 1975 yılının Ocak ayında 21 yaşındayken, yanında çalıştığı 39 yaşındaki iş adamı Pamir Bezmen'le evlendi. İki çocuğu oldu. ... Tamamını gör



Kitap Açıklaması


Sık sık sorardın, ‘Bizi ne zaman yazacaksın sevgilim?’ diye. Ben de, ‘Daha vakit var, birtanem’ derdim. ‘Daha yaşayacak çok şeyimiz var. İleride hepsini yazacağım.’ İleride? Neydi ki beklediğim? Sınırsız zamanda, o bilinemez, kestirilemez ömrün zamanında, neyi beklemiştim ki?

Bak, işte şimdi yazıyorum canım benim. Demek, kendiliğinden gelmiş kapıma zamanı; seni, beni, bizi yazdırmak için.


Bana ait değilmiş belirlemek, ne zaman yazacağımı.

Sen dümeni ele aldın yine, açık denizlerde olduğu gibi…”


Sevilenin ardından yazılmış uzun bir mektup mu bu kitap?

Yoksa bir hatırat mı?

Otuz dört buçuk sene sürmüş bir tutkunun romanı mı?

Yoksa dayanılmaz bir özlemin, İzmir’de günbatımı renkleriyle bezenmiş şiiri mi?

Bazı bazı, tek bir paragrafta koca bir evliliği anlatıyor bu kitap.

Ama daha çok cesur bir aşk hikâyesini; yazar Nermin Bezmen’in yakın zamanda kaybettiği sevgili kocası Pamir Bezmen’le tanışmalarını ve aşklarını anlatıyor… Sevilenin ardından açılan yarayı ustası olduğu kalemiyle sarıyor Nermin Bezmen.

Dünü bugüne taşıyarak…


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 396

Baskı Yılı: 2009


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 296

Baskı Yılı: 2009


Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğan Kitap

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Bizim Gizli Bahçemizden
Metin Celal

İki kişi arasında geçenler ne kadar mahrem kalmalı, ne kadar anlatılmalı? Nermin Bezmen’in Bizim Gizli Bahçemizden’ini (Doğan Kitap) okurken sık sık aklımıza gelen bir soru bu. Nermin Bezmen, geçtiğimiz yıl evliliklerinin 35. yılını kutlamaya hazırlanırken kaybettiği eşi Pamir Bezmen’le aşklarının başlamasını, birlikte olmalarını, evliliklerine kadar geçen zamanda yaşadıklarını anlatmış..

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%14,3
%14,3
%35,7
%0
%35,7
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
berbat....

iyiki satin almamisim,sehir kutuphanesinden okumak icin aldigim kitap oldukca bos.En cok hayret ettigimde gercekden cok cesaret isteyen bir sey böylesine bos bir kitabi piyasaya surmek.acaba kendi yayinevlerimi?neyse kimseye tavsiye etmiyorum gercekden tek kelimeyle berbatti. konusu bana göre yok,yani fasa-fiso.cok sevdigi esini kaybeden bir anadolu kadini bile bundan daha iyi bir eser cikartir...kitabi bir suzgecden gecirseniz 20 sayfa falan deger,cunku  hep ayni sözlerin devami butun kitap...

yarıda bıraktım

okumaya başladığım andan itibaren çok pişman oldum kendimi zorlayarak ancak yarısına kadar geldim. yazık diyorum verdiğim paraya.

Samimi bulmadım....

Nermin Bezmen in okuduğum tek kitabı.. Sanki büyük fedakarlıklar yapılarak kazanılmış, büyük bir aşk hikayesi gibi sunulmaya çalışılmış... Aslında kitap, tipik bir  sekreter ve evli patronun hikayesini konu alıyor... Kitapta dikkatimi çeken ilk şey sürekli olarak eşe yazılan iltifatlar ve aşkının ne kadar büyük olduğunu ispat etmeye  çalışmak için sık sık tekrar edilen methiler oldu... aslında aşk büyükse ve türlü fedakarlıklarla zorla elde edilmişse söze ne gerek var... Bir insanı seni çok seviyorum demekle sevemezsiniz ki? Zaten yaşananlar herşeyi göz önüne serer.. Önemli olan ne söylediğiniz değil ne yaptığınız... Bu kitap Nermin Bezmen in okuduğum ilk ve son kitabı olacaktır.. Yazdıklarının samimiyetine inanacağımı sanmıyorum...