4/5 - 130 Kişi Yorum Yap

İlk Baskı Yılı : 2012

Sayfa Sayısı : 68

Dil : Türkçe

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hay ... Tamamını gör
3,9 TL
6,0 TL %35
ya da
60 TL üzeri kargo bedava!

Yazar Hakkında

Stefan Zweig

Stefan Zweig

Ülkemizde Satranç adlı kısa öyküsüyle ve psikolojik tahlillerle desteklediği muhteşem biyografi eserleriyle tanınan Avusturyalı roman, tiyatro, biyografi yazarı ve gazeteci Stefan Zweig, 28 Kasım 1881 yılında Viyana’da doğdu.Zweig, edebiyatla küçük yaşlarda tanıştı ve bu alanda son derece üst düzey eğitimler aldı. İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca öğrenen yazar aynı zamanda felsefe eğ ... Tamamını gör



Kitap Açıklaması

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!

 

(Tanıtım Bülteninden)

 

 

Puanlamalar

%70
%16,2
%4,6
%5,4
%3,8
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
Yorum Yap
Stefan Zweig;son avrupalı

Psikoloji birikimindeki enginliği ve hümanist yaklaşımını görebileceğimiz bir kitaptır bu, Stefan Zweig'in. Bu kitabın etkilerini en derinden anlamak cinsiyete bağımlı değildir aksine karşı cins olan bir okuyucuda bıraktığı etki belki de çok daha fazladır.Ki belki yazarın esas amacıda budur.Bilemeyiz:2 dize bile 1001 anlam barındırırken tek sonuca varmak nasıl mümkün olabilir ki ? Kısa bir öykü ancak kesinlikle insan isimli varlığın aşka bakış açılarından birisi, basit olarak karşılıksız aşkı ,karmaşık olarak bir ışıltı,umutlanma,sevgi ,hüsran,aşağılanma( ama sonrasında tekrar kapılma),boğulma,yutkunma,sessiz kalma,uzaklaşmaya çabalamak,alevlenme,tutkulanma,yakarış,sessiz bir ses,şehvetsiz ve en arı olan o  tutku, o hissiyat ,o dokunuş ama en çok da vazgeçememe...

bir solukta okunan kitap...

kesinlikle okunması gereken bir kitap.bu kadar duygulu bir anlatım kaçırılmamalı.

...bir uzun öykü

"Satranç" tan sonra (ki; o da kısa bir romandı), bir çırpıda okuduğum (Son sözü saymazsak 55 sayfa) ikinci Stefan Zweig kitabı.. Yine merak dolu gergin bir akış.. çapkın hovardaların kadına bakışını değiştirebilecek bir kitap.