0/5 - 0 Kişi Yorum Yap, Kazan!
31,48 TL
46,3 TL %32
- Teslimat Seçenekleri -
Standart Teslimat : 22 Ağustos - 24 Ağustos
Standart Teslimat’ta 60 TL üzeri kargo bedava!

Kitap Açıklaması


Nobel ödüllü yazar Doris Lessing'in (1919-2013) iki ciltlik otobiyografisinin ilk cildi Tenimin Altında, yazarın İran'daki bir İngiliz ailesinin kızı olarak doğumu, Güney Rodezya'ya gidişi ve oradaki hayatını konu alarak yaşamının 1949'a kadar olan kısmını kapsıyor. Lessing bu kitapta bir birey olarak bilincinin, bir kadın olarak cinselliğinin ve modern insan olarak siyasi kimliğinin gelişimine ağırlık verirken, bir yandan da 20. yüzyıldaki dünya savaşlarının sıradan insanların üzerinde sebep olduğu onulmaz yıkım ve sömürge topraklarındaki ırkçılığa dair kendi hatıralarından kesitler sunuyor. Otobiyografinin ikinci cildi Gölgede Yürümek ise yazarın savaş sonrası İngilteresi'ne kucağında oğlu Peter ve elinde ilk romanı Türkü Söylüyor Otlar'ın taslağıyla gelişiyle başlıyor. Lessing bu kitapta komünizmin 1950'lerin entelektüel yaşantısını hâkimiyeti altına alışını ve sonraları kendi neslinin öteki entelektüellerinin çoğu gibi radikal jargon ve siyasetten hayal kırıklığına uğrayarak bu ideolojiyi nasıl ardında bıraktığını anlatıyor. Bunların yanı sıra Lessing genç, yalnız bir anne ve bohem bir yazar olarak tecrübelerine, arkadaşlarına, sevgililerine, siyasal aktiviteleri ve tiyatrodaki deneyimlerine dair hayatından çarpıcı kesitler sunuyor. Doris Lessing'in bu iki ciltlik otobiyografisi, okuyucuya bir yazara ve onun yazın sürecinin derinliklerine temas etme fırsatı vererek, bunun yanı sıra Soğuk Savaş döneminin siyasal, sanatsal ve toplumsal yaşantısına dair eşsiz bir portre çiziyor.
(Tanıtım Bülteninden)


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 852

Baskı Yılı: 2014


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 801

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Kırmızı Kedi

 

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Aysu Önen 10-12-2014
Doris Lessing, işte o kadar!


Bütün mutlu çocukluklar birbirlerine benzerler, mutsuz çocukluklar içinse çoğu zaman bir anne yeter. Çocuk büyüdükçe, annenin hayatının trajedisi görünür hale gelir. Geçmişe şefkatle bakmak zordur; zamanı aşamayan, anılara çarpıp sevgisizlik olarak geri dönen bir çabadır bu.
 
Anne, nişanlısını savaşta kaybetmiş bir hemşire. Baba, bir bacağı eksikse de, taburundan hayatta kalan tek asker olarak hastanede. Yas tutmak, savaşın açtığı boşluğu doldurmak, birbirlerini iyileştirmek için yapılan bir evlilik. Anne, iyi bir hastanedeki işi geri çevirerek vermiş bu kararı. Belki de annenin aklının bilmediği bir köşesi, evliliğinin ilk gecesi hamile kalmasını sağlamış. Anne ile babayı savaş doğurmuş, çocuk ise kendiliğinden doğmuş, öyle hissediyor. Doğum, forsepsle olmuş. 22 Ekim 1919’da. Dünyada milyonlarca insanın öldüğü yılda doğmak önemli. Bilincinin yeni far.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Puanlamalar

%0
%0
%0
%0
%0
Sen de bu ürün hakkındaki fikirlerini paylaş!
;
x

İnternet sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz ve internet sitemize yapacağınız ziyaretleri kişiselleştirebilmek için çerezlerden faydalanıyoruz. Dilediğiniz halde çerez ayarlarınızı değiştirebilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız