Favorilerinize eklediğiniz bir yazarın yeni kitabı çıktığında e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Favorilerinize eklediğiniz bir yayınevinin yeni kitabı çıktığında e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Favorilerinize eklediğiniz bir kategoriden yeni yayımlanan kitaplardan e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Erken Uyarı Servisine eklediğiniz ürün stoklarımıza girince size bir e-posta ile haber verilecektir
Yaram Yanlış Yerde bir tür yeraltı felsefe kitabı. Altay Öktem'in hayat üzerine, ölüm üzerine, mutluluk, yalnızlık ve insan üzerine düşündüklerinden, yazdıklarından oluşuyor. Bu kitap, günlük yaşamın detaylarında dolaşırken, ruhun en derin yerlerine inen dikenli yazıların derlemesi.
"Haklı bir savaş var mıdır, haklı bir terör eylemi var mıdır, peki savaşla terörün arasındaki sınır nedir? Bu soruların cevapları ve sağ kalanların yorumları değil, ölenlerin, ölüm karşısındaki duruşu ilgilendiriyor beni. Öldükleri anda, o kısacık zaman diliminde neler hissettiler? Ölürken, karşılaştığı ölümün doğru bir ölüm olduğunu düşünen bir tek kişi var mıdır acaba?"
"Öpüşmek, çölde bir bardak soğuk su içmek, yalınayak kızgın kumlara basmak ve kaçarak kendine dönmek gibi gizemli, bir o kadar da ihtişamlı bir şeydir. Özellikle çölden söz ettim; azgın dalgaların savurup durduğu engin denizler, lacivert okyanuslar öpüşmeyi tarif edemez. Çünkü bütün dudaklar, gözle pek görülemeyen incecik çatlaklardan oluşmuştur. Çöl gibidir dudak. Oysa o ince çatlakları bebeklerin dudaklarında göremezsiniz. Çünkü zaman çatlatır dudağı. Her geçen gün çatlaklar artar ve yaşadığının kanıtı olarak, hayat bir çentik daha atar insanın dudağına. O çentik öylesine, sonsuza kadar durur orada. Güzel durur!" (Tanıtım Bülteninden)
Türkçe
158 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 13 x 19 cm
İstanbul, 2010, 1. Basım
ISBN : 9789758723249
Aslına bakarsak, yeryüzünde yaşayan herkes bir şekilde yaralıdır; yaranın yeri ve cinsi farklıdır, o kadar. Aile yarası, aşk yarası, iş yarası, din yarası, dil yarası... uzar gider böyle. Yarayı kapatmanın önkoşulu ise, yaranın farkında olmak ve yarayı kabullenmektir. Yarayla barışık olmak, yarayı sevmek ise; herkese nasip olmayan bir erdemdir aslında. Seversen iyileşir! Bu kesin.
Altay Öktem'in denemelerinden oluşan Yaram Yanlış Yerde; yarasını arayanlara bir kılavuz niteliğinde. Önce yaranın yerini tespit etmek gerekir, diyor Öktem. Sonra tedavi mi edersiniz artık, sever misiniz, size kalmış. Ama şu bir gerçek ki, yarasını fark edemeyen insan, o yarayla birlikte yaşamaya, hatta o yaranın gittikçe büyümesine mahkûmdur.
"Yeraltı" deyince tam olarak gün yüzüne çıkmamış olanı vurgulayan bir tanım pek de yanlış olmaz: konuşmadıklarımızdan, düşünmediklerimizden, aykırı gördüklerimizden, standart akımın dışında kalan bir yerlerde içten içe kaynayan bir anlatım hatta yakarış ve ilgi çekme biçimi.
18. Yüzyıldan günümüze kadar süregelen bu önemli yazı biçimi; öncelikle cinselliğin, şiddetin, insan psikolojisinin dehlizlerinin, inanca ve ahlaka ters düşen her türlü tutumun övüldüğü, yüzlerin etik değerlere ters dönüldüğü bir oluşumdur ve "normal"e olan karşı duruşuyla edebiyatı besleyen en önemli kollardan biri haline gelmiştir.
Bu sayfayla ilgili bize iletmek istediğiniz görüşlerinizi aşağıdaki formdan gönderebilirsiniz.
Aşağıda yapmış olduğunuz işaretlemeler değerlendirilecek ancak yazmış olduğunuz yorumlarınıza cevap verilmeyecektir.
Her türlü sorunuz için lütfen bize yazın.