09 Şubat 2010 Salı

Üye Girişi


Friend Feed Twitter RSS
Online Kitap > Kitap > Plato Film Yayınları > > Atlas Shrugged / Atlas Silkindi

Atlas Shrugged / Atlas Silkindi

atlas-shrugged-atlas-silkindi-ayn-rand
Alışveriş Listeme Ekle




%15
indirim
kitap

Atlas Shrugged / Atlas Silkindi

(Turgay Ciner ve Serdar Erener'in Önsözüyle)

Plato Film Yayınları


 Etiket Fiyatı: 40,00 TL (KDV Dahil)
 idefix Fiyatı : 31,48 TL + KDV
  34,00 TL (KDV Dahil)

En Geç 3 İş Gününde KARGO'ya teslim



2,34 TL'den başlayan taksitler için tıklayın


Favorilerinize eklediğiniz bir yazarın yeni kitabı çıktığında e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Favorilerinize eklediğiniz bir yayınevinin yeni kitabı çıktığında e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Favorilerinize eklediğiniz bir kategoriden yeni yayımlanan kitaplardan e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Erken Uyarı Servisine eklediğiniz ürün stoklarımıza girince size bir e-posta ile haber verilecektir

Karşımda iki arkadaş grubu var. Bir derenin kıyısında oturuyorlar. Şimdi birbirlerine düşmanlar. Ellerindeki taşları öfke ve nefretle sıkarak birbirleriyle konuşuyorlar. Ben iki grubun tam ortasında oturuyorum. Havadaki gerilimin fotoğrafını çekiyorum. Derenin sesine biraz uzakta. Fabrikanın grev davulu karışıyor. İki grup da sendikanın yönetimini ele geçirmek istiyor. Konuşmalardaki sessiz gerilim solcu bir sokak tiyatrosundan gelen tiradla kesiliyor. Tiyatrocun sözlerine iki grup da hak verip, kaldıkları yerden düşmanlığa devam ediyorlar. Bir polis helikopteri fabrikanın üstünden dereye doğru daireler çizerek üzerimizde dolanıyor. Ben sendikanın gazetesini çıkarıyorum, grevin fotoğraflarını çekiyorum.

Eski arkadaşlar şimdi birbirlerine nefretle bakıyor. 5-6 kişilik gruplarıyla ellerinin içine aldıkları taşları birazdan çıkacak kavga için hazırlıyorlar. Ceketlerini açıp silahlarını gösteriyorlar. Konuşma devam ediyor ve birbirlerine aynı şeyi söylüyorlar: "Burdan Gidin, Bu Fabrika Bizim." Bir halk ozanı lafı alıp "bu fabrika bizim" diye kötü bir mikrofona bağırıyor. İşçiler türküye katılıyorlar. Bir jandarma aracı gelip duruyor. Komutan etrafa bakıp, "Bu Fabrika Esas Bizim" diyor. Bir emekçi ressam "Benim İşçilerim" adlı sergisini açıyor. Sokak tiyatrosunun oyuncuları resimleri çok beğeniyor. Havadaki gerilim devam ediyor. Maliye Bakanlığı'ndan grup bu fabrikadan daha fazla vergi almak için minibüsten iniyor. Onlar da bu fabrika kendilerine ait olduğunu düşünüyor. Aynı anda derenin kenarında kavga çıkıyor. Eski arkadaşlar Fabrika Bizim diye kavga ediyor, birbirlerini dövüyor. Kanları derenin suyuna karışıyor...

4 gün sonra fotoğraf makinemin kapağını grev çadırında bulma umuduyla fabrikaya gidiyor Fabrikanın sahibi olduğunu iddia eden grevciler, sendikacılar, maliyeciler, jandarma tiyatrocular, ressamlar, türkücüler, polisler, solcu üniversiteliler, gazeteciler... Hiçbiri ortada yoktu. Derenin sesinden başka hiçbir ses duyulmuyordu. Rüzgarın sesi yerdeki gazete parçalarının üzerinden geçip derenin sesine karışıyordu. Dört gün önceki grevin davul zurnasından, polisin helikopterinden, maliyenin minibüsünden, sokak tiyatrocular haykırışlarından, işçilerin heyecanlı sloganlarından, sendika için kavga eden arkadaşların çığlıklarından geriye kocaman, ağır ve derin bir sessizlik kalmıştı. Kafamı kaldırıp sessiz nedenini anlamaya çalışıyorum. Bana herkesin nereye gittiğini, bütün bu insanların nasıl olduğunu, bu ölüm sessizliğinin nedenini söyleyecek birini arıyorum, kimseyi göremiyorum. Fabrikanın kapısında asılı duran bir küçük levhadan başka. Yorgun, sessiz bir küçük levha küçük yazı, bir küçük kelime. Hayatımın bütün sorularının cevabı. Fabrikanın sahibi esas girişteki büyük kapıya bir tek söz yazıp çekip gitmişti... Kapalı

Atlas Silkindi bütün yaratıcıların Kapalı levhasını asıp gittikleri günü anlatıyor. Bütün yapan edenlerin, kendisi için çalışıp farkında olmadan bizlere hizmet eden bütün benlerin gittikleri gün bizlerin, yani şikayet edenlerin şikayet edecek kimseyi bulamadığı o korkunç günü gösteriyor. Bizlerin beni nasıl sömürdüğünü resmediyor. Kitabı okurken karar vereceksiniz. Yapan edenlerden misiniz, yoksa şikayet edenlerden mi? Eğer şikayet edenlerdenseniz kitabı okumayın, utanırsınız!
Sinan Çetin
(Tanıtım Yazısından)

Türkçe
1190 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 22 cm
2006


BU ÜRÜNLE İLGİLİ ELEŞTİRİLER / ELEŞTİRMEK İSTİYORUM
///idefix/ beğeni endeksi (nedir?)
  • idefix Beğeni Endeksi, yani IBE, sizlerin ürünleri değerlendirmeniz için oluşturulmuş bir oylama sistemidir.
  • Oylarınınızın aktif duruma geçmesi için o ürüne daha önce en az 3 oy verilmiş olması gerekmekte.
  • Her ürüne sadece bir kere oy verebilirsiniz.
Bu ürün için oy verin:   
 9.12   [16 kişi]




Bu sayfayla ilgili bize iletmek istediğiniz görüşlerinizi aşağıdaki formdan gönderebilirsiniz.
Aşağıda yapmış olduğunuz işaretlemeler değerlendirilecek ancak yazmış olduğunuz yorumlarınıza cevap verilmeyecektir.
Her türlü sorunuz için lütfen bize yazın.

Ürün bilgilerinde eksiklik var
Ürün bilgilerinde hata var
Sayfada teknik hata var
Sayfanın yüklenmesi çok uzun sürüyor
Ürünün fiyatı çok yüksek
Sayfada yazım hatası var ("Diğer" kısmındaki alana hatalı kelimeyi yazıp gönderebilirsiniz)
Ürün resmi anlaşılmıyor
Diğer:

Siparişinizle ilgili bir sorudan, idefix ile ilgili ve eleştiri ve önerilerinize kadar bize her konuda yazabilirsiniz.
idefix Satış Ortaklığı

idefix'in içerik ortakları
Son gezdiğim sayfalar
idefix'te     ya da HAVALE ile alışveriş yapabilirsiniz.
kitap | sevgili-arkadaş | evlilik | itiraf | oyun | paylaşım | kitap-eleştiri | müzik | DVD | PC oyun

Lütfen kendinizi tanıtın.
E-Posta
Şifre
 
Şifremi unuttum 

» Üye olmak istiyorum
« Kapat