Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


  • ANASAYFA
  • Yazar Röportajları - İclal Aydın
Yazar Röportajları - İclal Aydın

Yazar Röportajları - İclal Aydın

11 yıllık köşe yazarlığı, dergi yayın yönetmenliği, kitaplar, senaryolar, oyunculuk ve İclal Aydın...
Son Romanı “Unutursun” ile okurlarıyla buluşan İclal Aydın ile hem kitabı hem de edebiyat üzerine sohbet ettik. İclal Aydın idefix okurları içinde kitap tavsiyelerinde bulundu.

 

Yazarlık maceranız nasıl başladı?

Ailede yazmak geleneği eski. Annem, babam, amcalarım hep yazan insanlardı. Belki onlara özenerek yazmaya başladım. Sonra öğrencilik yılları geldi, yarışmalar, denemeler. Tiyatro okurken de eğitimimizin önemli bir parçasıydı. Televizyonda çalışmaya başladığımda metinler yazdım. O metinler ve 99 Marmara depremi sonrası tuttuğum yayın günlüğüm bir kitap oldu. Çok sattı. Bana günlük bir gazetede köşe yazarlığı ve dergi röportajcılığı önerisi geldi. 11 yıl köşe yazarlığı, söyleşileri yorumlar, haftalık bir derginin yayın yönetmenliği, kitaplar, senaryolar derken, yazı çalıştığım diğer alanların önüne geçti. 

 “Unutursun” kitabındaki ilham kaynağınız annenizin hastalığı mı oldu?  Kitaplarınızda yaşadığınız olaylardan mı esinleniyorsunuz?

Evet, kısmen.  Annemin unutmayla sonuçlanan hastalığı hayatımda çok köklü değişimlere neden oldu. Ankara’daki evini kapayıp,  onu İstanbul’a getirdiğimde kitaplığından çıkan günlükleri, şiirleri, yazıp göndermediği mektupları okuma şansım oldu.  Doktorları geçmişte yaşadığımız kimi olayların nedenlerinin de hastalığıyla ilgili olduğunu söyledi. Annemle gerçek anlamda kırk yaşımdan sonra tanıştım diyebilirim. İsmimizi ve kim olduğumuzu bilmezken, ondan geriye evin içindeki her karşılaşmamızda yaşadığı sevinçten başka bir şey kalmadı. Onu yazmak isterken bambaşka bir hikaye çıktı. Ve annem romandaki baş kişilerden Yaşar hanım olarak hayatını okurlara emanet etti...   

Bu kitabınızı yazarken en çok neye dikkat ettiniz?

Tarihsel olayların mümkün olduğunca objektif ve gerçek aktarılması konusunda titizlendim. Bir de şaşırtıcı bir kurgu olsun istedim. Zaman atlamaları, geri dönüşler, bir olayın dört bir yanından farklı karakterlerin duygusu ve algısıyla aktarılması bir çeşit saç örgüsüydü aslında. Ben yazarken heyecanlıydım. Okurken aynı hazzı alanlarla tanışmaktan, yorumlarını, taraftarı oldukları karakterleri duymaktan çok mutlu oluyorum.

Türkiyede artık kitaplar televizyona, tiyatroya ve sinemaya uyarlanıyor.  Siz bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Kitap okumaya yönlendiriyor olması ne güzel değil mi? Ekranda ya da perdede asla o hazzı vermiyorlar o ayrı. Çalıkuşu mesela... Kızımla izlemeye başladık . “Kitabı çok daha güzel” dedim diye gitti aldı okudu. “Haklıymışsın” dedi. Şimdi  televizyona, sinemaya uyarlanmış hemen her eserin mutlaka kitabını da okuyor artık. İzlenme kaygısıyla darma duman edilen hikayelerin ve kahramanların acısını çeken okurlardan oldu ne yazık ki...

Oyunculuk mezunusunuz aslında, mesleğiniz de oyunculuk. Bir oyuncu ve yazar olarak kitaplarınızdan hangisinin uyarlanmasını isterdiniz?

Oyunculuk okudum evet. Diplomamı almadım lakin. Berlin’de  doksanların efsane sanat şehrinde, hangi okulda olsam öğrenemeyeceğim öyle çok şey öğrenip tecrübe ettim ki. Almanca ve Türkçe tiyatro yapabilmek, izleyebilmek, Yücel Erten, Rutkay Aziz gibi çok değerli rejisörlerin asistanı olmak, sadece sahneyle değil, dağılan ve yeniden birleşen dünyanın sanat merkezinde sanatın her dalıyla beslenebilmek unutulmazdı. İlk kalp ağrım ve olmak istediğim her şeydi oyunculuk. Bir roman  yazmaya profesyonel yazı hayatımın 12.yılında cesaret edebildim.  Ama tiyatroda öğrendiğim ne varsa hepsi roman yazarken yolumu açtı, kolaylaştırdı. Unutursun ve Bir Cihan Kafes belki bir gün ekranda hayat bulur?  

Kitaplarınızı en çok kimler okuyor?  Bazı yazarlar içine kapanık oluyor, siz öyle değilsiniz okurlarınızla nasıl bir iletişiminiz var?

Yaş ortalaması geniş. Ama daha çok kadınlar okuyor. İmza günlerinde üç kuşak bir arada oluyorlar. Bayılıyorum. Bir de Diyarbakır, Antep, Maraş gibi şehirlerde bütün aile, anne baba çocuk geliyorlar. İstanbul’dan uzaklaştıkça erkek okur sayısı çoğalıyor gibi. Tek kişilik gösterilerim nedeniyle daha çok okurla buluşabilmek mümkün oluyor.  Her gösterinin sonu mutlaka imzalanan kitaplara gidiyor. Bir de sosyal medyayı daha çok yazılarımla ilişkili kullanıyorum. Bir fotoğraf sitesi olmasına rağmen İnstagram okurlarla en rahat buluştuğum, yazılarımı ulaştırabildiğim bir mecra.

Geçmişten günümüze yaşamış yazarlar arasına kendinizi hangi yazarın yerine koymak isterdiniz? "Bu romanı ben yazmalıydım" dediğiniz roman var mı?

İsabel Allende sanırım... Ruhlar Evi? Yazmalıydım değil de... Yazabilsem ne güzel olurdu...

Sosyal medya fenomenlerinin kitap çıkarması ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce Türk Edebiyatı ne şekilde ilerliyor?

Tabletten başını kaldır, kitaba döndüğünde güneşi daha güzel yansıtır diye düşünüyorum. Asla karşı değilim. Her dönem ve koşul kendi şiirini, edebiyatını yaratıyor. Gençlerin kısa yazabilme pratiği vurucu cümleler bulabilmelerine ve hınzırlıklarına neden oldu. Destekliyorum. Türk Edebiyatı ne şekilde ilerliyor sorusuna yanıt verebilecek yetkinlikte olmadığımı düşünüyorum. 

Kitapların çok satma kaygısı yazarların ve yazdıklarının değerini ne şekilde etkiler?

Çok sattırmanın formülleri her yayıncı için başka. Çok izletme, en çok izlenme kaygısının televizyondaki program içeriklerini ne hale getirdiği ortada. Çok satmaktan ziyade hep satmak için uğraşabilmek daha değerli sanki.

Sizi en son “ O Hayat Benim” dizinde izledik, yakın zamanda televizyonda yeniden projeniz olacak mı? Yoksa kariyerinize edebiyat alanında mı devam etmek istiyorsunuz?

Açıkçası televizyon programları ve oyunculuğu hayatı biraz daha rahatlatan maddi koşulları oluşturuyordu. Kalbim bundan sonra yazıyla daha çok anılmak istiyor. Umarım mümkün olur. 

En son okuduğunuz kitap nedir? idefix okurlarına tavsiye edebileceğiniz bir kitap ya da kitaplar var mı?

En son Barış İnce’nin Çelişki isimli kitabını okudum. Üzerinde çalıştığımız kitaplar haricinde şu anda yeni romanım bitirmeye gayret ediyorum. Bir aksilik olmazsa 2018 Ocak ayında okurla buluşacak.

 

Teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

 


9 ADET
    Aşk ve Acı

    25,00 TL %30 17,50 TL
    Bir Cihan Kafes

    18,00 TL %30 12,60 TL
    Unutursun

    25,00 TL %30 17,50 TL
    Yaz Bitmesin

    14,00 TL %30 9,80 TL
    Kağıt Kesikleri

    18,50 TL %35 12,03 TL
    Üç Kız Kardeş

    25,00 TL %40 15,00 TL