Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
  • ANASAYFA
  • Aslında Henüz Okumadığımız Kitaplar
Aslında Henüz Okumadığımız Kitaplar

Aslında Henüz Okumadığımız Kitaplar


Konu edebiyat olunca bir “okumadan olmazlar” listesi olduğunu yadsıyamayız. Özellikle edebiyata biraz olsun meraklı insanlardan oluşan bir çevrede yaşıyorsanız bazı kitapları henüz okumadığınızı kabul etmek zor olabilir. Hele ki bahsi geçen kitaplar klasikler rafında çoktan yerini almış, yahut bir anda yıldızı parlayıp elden ele gezmeye başlamışsa! Böyle durumlarda o kitabı okumadığınızı itiraf etmektense nazikçe gülümseyerek sessiz kalmak ya da o kitabın film uyarlamasından veya internetteki tanıtım yazısından bildiğimiz kadarını gevelemek zorunda kalabiliriz. Ama elbette en iyisi kütüphanemizin “olmazsa olmazlar rafı”ndaki kitapları bir an evvel okumak. Peki nereden başlamalıyız? İşte birkaç öneri...

1. Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali
Çoksatanlar listesinin tepesinden inmeyen Kürk Mantolu Madonna’yı duymayan yoktur muhtemelen. Fakat kitabı okumadığı halde kitap hakkında konuşmaktan geri durmayanlar da bir hayli fazla. Üstelik romana dair bilginizi yanlış kaynaklardan edindiyseniz epey utanç verici bir duruma düşmek de mümkün. Bu utançtan kaçınmak için bir an evvel okunmalı.

2. Kara Kitap – Orhan Pamuk
Çok sevenleri kadar nefret edenlerin de olduğu, baş kahramanı Galip’in peşinde İstanbul turları dahi düzenlenen Kara Kitap entelektüel ortamlarda tartışmayı en çok ateşleyen kitaplardan biri.

3. 1984 – George Orwell
“Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir,” cümlesi size de bir yerden tanıdık geliyordur muhakkak. Tüm dünyada totaliter rejimlerin yükselişine paralel olarak popülerliği hızla artan, George Orwell’in kültleşmiş romanı 1984 de okumadan olmazlar listesinde.

4. Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın – Jonathan Safran Foer
İlk romanı Her Şey Aydınlandı ile genç yaşta şöhrete kavuşan Jonathan Safran Foer’i okumamış olmak herkesin bildiği ve güldüğü bir şakayı anlamamaya benziyor. Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın da finalinde ortaya çıkan süpriziyle, okumayanın hakkında pek fazla konuşamayacağı bir kitap. Jonathan Safran Foer’in 10 yıllık aranın ardından yeni romanıyla tekrar gündeme geldiğini de düşünürsek, Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın’ı okumanın tam sırasıdır diyebiliriz.

5. Hayvanlardan Tanrılara Sapiens – Yuval Noah Harari
Romanlar bir yana ama kurgu dışı kitaplarda son yılların en büyük çıkışını Hayvanlardan Tanrılara Sapiens’in yaptığını söylemek yalan olmaz. Her ne kadar okumayanın cahil sayılması biraz abartılı bir bakış olsa da, Hayvanlardan Tanrılara Sapiens’in insanlık tarihine ışık tutmakla kalmayıp, onu herkesçe anlaşılabilir bir dille ortaya koyduğu da ortada.

6. Romeo ve Juliet – William Shakespeare
Hemen herkes Romeo ve Juliet’in hikayesini kabaca anlatabilir ama pek az kişi bu ünlü oyunu baştan sona okumuştur. Oysa imkansız aşk hikayelerinin atası konumunda olan bu trajik hikaye bir oturuşta okunabilecek denli kısa ve özdür.

7. Yüzyıllık Yalnızlık
Gabriel Garcia Marquez denince ilk akla gelen Yüzyıllık Yalnızlık’tır çoğu zaman. Yazarın kendi hayatından, çocukluğundan önemli izler de barındıran bu romanı okumamış olmak gerçek bir kayıptır. Bu eksiği ne kadar çabuk giderirsek o kadar iyi!

8. Savaş ve Barış – Leo Tolstoy
Adıyla müsemma, Tolstoy’un iki cilde yayılan bu eseri Woody Allen esprilerine dahi konu olmuştur. Söylediğine göre Woody Allen Savaş ve Barış’ı hızlı okuma kursunda, 20 dakika içinde okumuştur ve olaylar Rusya’da geçmektedir! Eğer siz roman hakkında daha kapsamlı bir bilgiye sahip olmak isterseniz, Woody Allen’ın aksine, daha yavaş okumanızı tavsiye ederiz!

9. Mülksüzler – Ursula K. Le Guin
Nasıl ki Gabriel Garcia Marquez denince akla Yüzyıllık Yalnızlık geliyorsa, Ursula K. Le Guin denince de akla Mülksüzler gelir. Kurgusunun altında derin bir felsefi düşünce yatan bu ütopya olmazsa olmazlar rafının en has üyelerindendir. Mülksüzler’in sayfaları arasında kaybolmamış birinin Anarres ve Urras sözcüklerinden bir şey anlaması da beklenemez.

10. Suç ve Ceza – Dostoyevski
İnternette küçük bir araştırmanın ardından hemen herkes Raskolnikov’u tanır ve işlediği suçu bilir. Ama bu kimselerin pek azı Raskolnikov’un işlediği suçun ağırlığı altında nasıl ezdiğini anlayabilir. Dostoyevski, Suç ve Ceza ile sadece edebiyat konusundaki yeteneğini değil, insan ruhunu çözümlemekteki başarısını da ortaya koymuştur.

10 ADET
      Hazırlayan: Ece Karaağaç
      1989’da Eskişehir’de doğdu. Haydarpaşa Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Haydarpaşa Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Avukatlık, editörlük, eleştirmenlik, çevirmenlik ve içerik yazarlığı yaptı. Yazıları SabitFikir, K24, Radikal Kitap, Cumhuriyet Kitap gibi mecralarda yayımlandı. İlk romanı Yarım Kalan Bazı Aşklar Ocak 2017'de yayımlandı. Halen SabitFikir ve K24 için eleştiri yazıları yazmayı sürdürüyor ve SabitFikir’de editör olarak çalışıyor.