Favorilerinize eklediğiniz bir yazarın yeni kitabı çıktığında e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Favorilerinize eklediğiniz bir yayınevinin yeni kitabı çıktığında e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Favorilerinize eklediğiniz bir kategoriden yeni yayımlanan kitaplardan e-posta ile haberdar edilirsiniz!
Erken Uyarı Servisine eklediğiniz ürün stoklarımıza girince size bir e-posta ile haber verilecektir
Türkiye insanını alıklaştırdığı oranda "tapılası" hale gelen "malum tv dizisinin" en önemli karakterlerinden biri alabildiğine kötü bir orkestranın fon müziği eşliğinde, izbe bir mağara odasında "Tapınak Şövalyeleri" tarafından infaz edildiğinden beri, herkes onları konuşur oldu... Devletin en üst makamında bulunanların politik açıklamalarından, yetişme çağındaki çocukların ağız dalaşındaki yakıcı "hakaret" sözlerinin etkin özneleri noktasına uzanan yaygınlığıyla Tapınakçılar, günlük yaşam retoriğine iyice yerleşti. Yerleşirken, beraberinde direnilmesi imkansız bir korku unsurunu getirdi: "Dünyadaki tüm kötülüklerin" yaratıcısıydı onlar... Anneler çocuklarına artık, uyumamaları halinde öcülerin değil, Tapınakçıların geleceğini anlatır oldu. Tarikata katılma korkusuyla çocuklar, daha önceki hiçbir kuşakta görülmedik derecede hızla uykuya daldı.
Tarikat hakkında sahip olduğumuz tarihsel veri boşluğuna nüfuz eden spekülatif ve kurgusal yaklaşımlar, şaşırtıcı bir biçimde yüzyıllardır sorgubilmez bir gatretle devam edince karşımızda asla "bir bütün olarak anlaşılamaz" bir örgüt beliriverdi. Kimdi Tapınakçılar? Haçlı seferleri sırasında Kudüs'te erdemlik, itaat ve yoksulluk yemini eden, İsa ve Tanrı korkusuyla titreyen yüreklerinde taşıdıkları ahlak duvarıyla savaşan, bu haliyle savaşın her iki tarafından da büyük bir saygı duygusuyla karşılanan korkusuz savaşçılar mı? Yoksa, görünürdeki asil değerlerinin altında, masum Hıristiyanların içten dini duygularını sömüren ve bu yolla eşsiz bir zenginliğe ulaşan, bünyesinde gizlice barındırdığı Kelt ve Mısır değerlerini, büyü, geleceği görme sanatı ve simyayı, işfa ve zehir sanatı gibi bilimleri kullanarak dünyanın hakimiyetini ele geçirmeye çalışan sinsi bir örgütün bireyleri mi?
Bu iki perspektifin yandaşları apayrı kütüphaneler oluşturur. Birisi, en az diğeri kadar geniş ve aynı şekilde güçlü kanıtlar geliştirir. Bugun gelinen nokta itibariyle Tapınak Şövalyelerine yönelmiş her ilgi, kişisel eğilimler doğrultusunda nihai bir yanıt buluyormuş gibi gözükür. Kesin olan tek şey örgütün 14. yüzyılın başında Fransa Kralı Güzel Philippe'nin çağrı aşan yetenekteki operasyonuyla tartışmalı bir yargılama süreci sonrasında resmi olarak ortadan kaldırıldığıdır. Peki sonrasında ne oldu? Tapınakçılar acınası bir sefillik içinde, çelişkilere düşerek, kutsal toprakları titreten iradelerinden heybetli bir biçimde kopup zavallı insanlar olarak ateşe mi gönderildi? Yoksa bir planları mı vardı, böylesine güçlü bir örgütün, borç batağında savaşlarla yıpranmış bir ülkenin kralına hiçbir direniş göstermeden yol olması mümkün müydü?
İnsanlar bugün, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar Tapınak Şövalyeleri'ni tartışıyor. Kimdi onlar, amaçları neydi? Yok oldular mı, gizlice Molay'ın intikamını almak üzere örgütlendiler mi? Yoksa, onların varlığı ideolojik bir oyun mu, kitleleri peşinde sürükleyen, onların ilgisini dünyayı yöneten büyük sermaye şirketlerinden uzağa çekmeye yarayan hayali bir yapı mı?
"Tapınakçılar: Tarih ve Spekülasyon" kitabında tüm bu sorular, tarihsel veriler ışığında yanıtlandı.
(Arka Kapak)
Türkçe
280 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 23 cm
ISBN : 9789756342411
2006