Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Ziyan

Ziyan

Ziyan

7/10 - 57 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yayınevi :

Doğan Kitap

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

'Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var. Adları da var. Ama onlar birer heykel. Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar! Öyle bir cennet ki, paslı demirin bile ak sakalı var. Bizi saran tel örgüler beyaz angoradan örülmüş. Havası havlamayı bırakmış, ısırıyor. Beyaz ağzı etimizle dolu. Bu yüzden sessiz bir ayaz var. Saçaklardan sarkan mızrak dişleri ensemize saplanmış. Gazete kâğıdı gibi buruşmuş derimizde mor diş izleri, bekliyoruz.
Cennetten kovulmayı. Bembeyazız. Soğuk. Donmak. Çözülmek. Tekrar donmak.
Daha fazla hiçbir şeye gerek yok. Fiilleri çekmeye bile. Herkes kalsın yerinde. Bıraksınlar, yaslansın göğsüm sırtlarına, ılıklaşsın enseleri nefesimle. Yavaş yavaş sokayım dilimi derilerine. Aksın içlerine hayatımın zehri. Yirmi adet mermi. Muhteşem! Hepinizi geberteceğim! Ama hepinizi!'


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 352

Baskı Yılı: 2015


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 265

Baskı Yılı: 2009


Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğan Kitap

Sayfa Sayısı : 352

İlk Baskı Yılı : 2009

Dil : Türkçe

ISBN: 9786051113302

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Hakan Günday'la Sözünü Sakınmadan (Video)

İstanbul Modern’in bahçesinde düzenlenen Sözünü Sakınmadan konuşmalarının ikincisinde eleştirmenler Semih Gümüş ve Ömer Türkeş’in konuğu bu sefer Hakan Günday’dı. Usta eleştirmenlerin Hakan Günday’la edebiyat üzerine sohbetleri umuttan şiddete, kötülükten yeraltı edebiyatına pek çok konuya uzandı. Etkinliğe katılan yaklaşık 500 edebiyat sever de soruları ve yorumları ile söyleşiye dahil oldular. Etkinliğin tamamını buradan izleyebilirsiniz...
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Sabit Fikir

ELEŞTİRİ: Zararın neresinden dönsek "Ziyan"dır...
Altay Öktem

Günlerdir, Hakan Günday’ın sıra dışı romanlarının içinde belki de en sıra dışı olan; çünkü diğerleriyle karşılaştırıldığında, başka bir “sıra”ya ait olduğu anlaşılan Ziyan’ı okuyorum. “Askerlik” gibi bıçak sırtı bir konuyu; hem de bunca rahat ve doğal bir dille ele alması bile Ziyan’ı, günümüz edebiyatı içinde özellikli bir yere taşıyor. Ayrıca, askerliğini yapan bir gençle Atatürk’e suikast teşebbüsünde bulunduğu için idam edilen Ziya Hurşit’in yarı gerçek, yarı fantastik bir biçimde karşılaşması, okuru doğal olarak her iki dönemin askerlik kavramı arasındaki ikilemlerle yüzleştiriyor.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (11)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Saçmalık

Saçmalık, saçmalık. Tüm iyi niyetimle, içimde kabaran öfkeyi bastırarak, kendimi, kitabı sonuna kadar okumaya zorladım. Belki yarattığı karmaşayı iyi bir sona bağlıyacak düşüncesi ile, ama, malesef... Saçmalık, tüm kitap boyunca üşüyüp mızmızlanan bir asker. Askerlik yapmamış olsam belki anlattıklarının tutulur bir tarafını bulacağım. Saçmalık, gerçek bir tarihi karekteri alıp çekiştirip tahrip ederek ondan hayali bir karekter yaratmak. Saçmalık, alttan alev verirken üstten tutuşmasın diye üflemek. Saçmalık, alakasız bir romana bilimkurgu katmak. Çok derin bir hikaye yaratıyormuş havası vererek aslında çok sığ bir roman yazmak. Her yazar, romanlarında kelimelerle oynar. Onları süsleyerek konusunu zenginleştirir, ama, Günday´ın yaptığı aşırı abartılı. Okurken sıkıntıdan ve sinirden gözümden yaş geldi. Kidabı ancak on günde bitirebildim. Birdaha asla bir Günday romanı okumam. Harcadığım zamana üzülüyorum...

...

O kamuflaji giyindiginiz andan itibaren bu vatan hizmetinin neden zorunlu olduğunu gayet başarılı üslubuyla anlattığı kitabı. Hizmetin hezimete döndüğü çoğu zaman doğrudur.

...

Son yıllarda okuduğum romanlar arasında en azından isim seçme bakımından en başarılı olanı..

Her ne kadar Doğu´da ve uzun dönem olmasa da askerliğini yapmış biri olarak büyük bir hayranlıkla okudum karakterlerin özelliklerini, asker ocağının ne demek olduğunu, aklın, pratiğin, empatinin, masumiyetin ve iyi niyetin varolmadığı bir ortamda insanın içinde kaybolacağı karanlığıın nasıl bir şey olduğunu...

Saygınlığın ve öne çıkmanın Mustafa Kemal´e sallamakla doğru orantılı gittiği bir çağda yazarın bu konuda eleştiri almasına, küçümsenmesine şaşırmadım açıkçası. Çamuru, kanalizasyonu çıplak ellerle ama içinde tertemiz kalarak ıslah etme fantezisi bizim aydınımızın iliklerine işlemiştir ne de olsa... Her neyse...

Çelik gibi bir gerçekçilikle akıl dolu bir kurgu bir araya gelmiş, sağlam bir roman ortaya çıkmış. En çoksa kitabın girişinden etkilendim, birçok kişinin aklından geçenlerin yazıya döküldüğü, hüzün ve öfke dolu bir girişti, etkileyiciydi...

Ziyan olan akıl, ziyan olan gençlik, ziyan olan emek, ziyan olan devrimler, ziyan olan para, ziyan olan hayatlar... İsim gerçekten olmuş. Roman da aynı şekilde...